#ABCDEFGHIJKLMNOPQRSTUVWXYZ

FIREBREATHER – Under a Blood Moon

Ahmet Saraçoğlu | 08.01.2026

Stoner/doom metal özelinde bize reddedemeyeceğimiz bir teklif yapıyor.

Tıpkı 2023, 2024 ve 2025 yılları gibi 2022 yılı da benim açımdan karışık bir yıldı. Çok başka gündemlerle uğraştığım pek çok dönem oldu ve bu sebepten ıskaladığım ya da dinlemiş olmama rağmen incelemeyi unuttuğum bazı albümler oldu. İçimden bir ses benim için bu yılın da pek farklı olmayacağını söylüyor ama hayırlısı diyelim.

Bugün incelediğimiz FIREBREATHER’ın 2022 çıkışlı albümü “Dwell in the Fog” da bunlardan biriydi. Albümü şehirler arası yolda iki kez döndürdüğümü hatırlıyorum, ancak belli ki sonradan aklımdan çıkmış ve siteye kazandıramamışım.

FIREBREATHER 2016’da Göteborg’da kurulan İsveçli bir stoner/doom metal grubu. Logoları, imajları, albüm kapakları stoner/doom lezzetini sonuna kadar veren ve grubun müzikal kimliğini yansıtan işaretler. FIREBREATHER’ın yaptığı müziğin temelinde kesinlikle rifler yatıyor.

Adamlar belli ki enstrümanlarını ellerine aldıklarında doğrudan kaliteli ve lezzetli rif yazma amacı taşıyorlar ve bunun üzerine kurdukları şarkıları da bu sayede hem akılda kalıcı hem de ilgi çekici oluyor.

Her türün kendi içerisinde olduğu gibi stoner/doom metal türünde de grupların büyük çoğunluğu birbirine benziyor ya da ortak özellikler taşıyor. Özellikle stoner/doom metal yapısı itibarıyla deneysel iliğe fazla da imkân bulunmayan bir alt tür olduğundan bu türde öne çıkmak ekstra zorlaşabiliyor.

Tabii bu aşırı karakteristik müzikal anlayıştan dolayı, türün dinleyicisiyseniz fazladan seçici olmadan bu türde karşımıza çıkan pek çok şeyi de beğene biliyorsunuz. Dolayısıyla bir taraftan dezavantaj gibi gelen bir şey diğer taraftan avantaja dönüşebiliyor.

FIREBREATHER bu konuda özellikle şanslı ve maharetli bir grup, çünkü net şekilde çok iyi rif yazabiliyorlar. “Under a Blood Moon”u başlatır başlatmaz daha ilk şarkı “Dancing Flames”in giriş rifinin melodikliğinden ötürü sizi parlak fikirlerle dolu çok lezzetli bir albüm beklediğini fark ediyorsunuz. Muhtemelen melodik death metalin çıktığı şehrin bebesi olduklarından olacak, Yazdıkları bazı riflerde pek çok stoner/doom metal grubunda duyamayacağınız düzeyde melodik bir karakter var. Bu melodiklik elbette ki gitarın alt tellerinden çalınan lead melodilerin den değil, üstteki kalın tellerden çıkan boru gibi riflerin içine yedirilmiş olarak karşımıza çıkıyor.

“Metalden kamyon egzozlarına tokat gibi cevap” niteliğindeki gitarlar sayesinde üstümüzün başımızın fuzz içinde kaldığı bu 7 ila 10 dakikalık şarkıları dinlerken aklımıza gelecek referanslar arasından en çok öne çıkan isim ilk iki albüm HIGH ON FIRE. FIREBREATHER’ın HIGH ON FIRE’ı çok sevdiği ve özellikle “The Art of Self Defense” ve “Surrounded by Thieves” albümlerine vurulmuş olduğu kabak gibi ortada. Enerjik, dinamik, HIGH ON FIRE adrenalinini yansıtan bölümlerin yanı sıra “Our Souls, They Burn”de görülen SLEEP’e göz kırpan daha ağır ve ezici anlar da yok değil.

Dinlerken dikkatimi çeken ve yine referans olarak belirteceğim diğer bir grup da özellikle “Odd Fellows Rest” ile “Lifesblood for the Downtrodden” arasındaki CROWBAR. Özellikle “We Bleed”in bazı anlarında CROWBAR’ın o dönemdeki albümlerinde de rastladığımız türde bazı vokaller duyabiliyoruz. Ancak bu olayı böyle referanslar üzerinden değerlendirmeye de gerek yok tabii ki. Sonuçta stoner/doom metalin müzikal mizacı zaten belli bir çerçevede ve grupları birbirleri üzerinden değerlendirmeye de gerek yok, ancak türü bilen ve sevenlerin değer verdiği bazı isimleri de bu şekilde anarak bahsedilen şeyin daha iyi anlatılabileceğini düşünüyorum.

Yazı içerisinde albümdeki birkaç şarkının ismini vermiş olsam da “Under a Blood Moon” başından sonra ezici, ezici olduğu kadar akılda kalıcı, akılda kalıcı olduğu kadar akıcı, akıcı olduğu kadar da gaz veren bir albüm. Sertlikse sertlik, groove’sa groove, çamursa çamur, “Under a Blood Moon”da bu türü seven birinin seveceği, hatta bayılacağı bir ton şey var ve grubu henüz hiç dinlemediyseniz dinlediğinizde muhtemelen sizin de düşüneceğiniz gibi, böyle bir albümün ardından FIREBREATHER’ın şu anda çok daha fazla tanınıyor olması gerekirdi. Bence metal dünyasının genelini bırakın, stoner/doom ortamlarında bile adı daha çok anılması gereken bir grup.

“Riff worship” dendi mi hafif bir ürperiyor, elinizi ayağınızı koyacak yer bulamıyorsanız mutlaka dinleyin.

8,5/10
Albümün okur notu: (9,57/10, Toplam oy: 23)

Albüm bilgileri

FIREBREATHER – Under a Blood Moon
Çıkış tarihi
2019
Şirket
RidingEasy Records
Kadro
  • Mattias Nööjd: Vokal, gitar
  • Kyle Pitcher: Bas
  • Carl-Axel Wittbeck: Davul
Şarkılar
  1. Dancing Flames
  2. Our Souls, They Burn
  3. Closed Gate
  4. Firebreather
  5. We Bleed
  6. The Siren

Yorumlar

“FIREBREATHER – Under a Blood Moon” için 3 yorum var

  1. eatthegun avatarı
    eatthegun

    Eline sağlık üstad, teşekkürler kritik için. Görür görmez 10’u bastım. Bir kaç sene önce keşfettiğimden beri hayatımın soundtracki olan albümlerden biri. Tam kafamdaki müziği yapıyor elemanlar. Baştan sona tam bir barbarlık. Mattias Nööjd’ün çok sevdiğim bi riff tarzı var, drop akortları kullanma şekli olsun, nispeten daha melodik olması olsun, tür içerisinde en çok aradan sıyrıldıkları taraf bu olabilir. Vokaller de aynı şekilde, ciğer söken bi tarzı var elemanın. Davullar da en az gitarlar kadar iyi bence hem bu albümde hem Dwell in the Fog albümünde, şarkıları üst seviyeye taşıyan çok lezzetli bi davul kullanımı var. Caveman doom’un, çamurun üzerine bir de ”Our Souls, They Burn”deki gibi kafa kopartan keskinlikteki kısımlar da eklenince tam can pazarına dönüyor albüm. Diğer şarkılardan bahsetmek gerekirse Closed Gate’in ortasında giren ölümcül groove, title trackin mükemmel melodisi, We Bleed’in hayvanlığı falan baştan sona kusursuz bir albüm. Uzun lafın kısası, dinlediğim en taşşaklı, en ezici albümlerden biri. Bir de bu albümde baya Entombed – Wolwerine Blues etkisi de var bence. Hem davulcunun üzerinde tişörtünün olması hem de gitaristin pedalboardunda Eyemaster distortion olması da bu tezi güçlendiriyor hahah. Grup yeni albümü kaydettiğini duyurmuştu, büyük ihtimalle bu sene çıkar diye düşünüyorum.

  2. Abanoz avatarı
    Abanoz

    Çok keyifli cidden. Kritik için teşekkürler abi.

  3. OblomoV avatarı
    OblomoV

    Muazzam bir albümmüş gerçekten. Öyle ki türünden en iyi 10 albüm listesi yapılsa bu albümün de adının geçmesi lazım. Bu kadar az bilinir olmaları şaşırtıcı gerçekten. Belki bu ayarda bir iki albüm daha yapsalar farklı olurdu. Diğer iki albümü de güzel ama bunun kalibresinde değiller.

    Bir de son dönemde dinlediğim kaliteli grupların ağırlıklı olarak İsveçli çıkması durumuna ne demeli bilemiyorum. Her türde kaliteli grupları var. Birazı algıda seçicilik diyelim de İskandinav ülkelerinin müzikteki kalite çıtası bir hayli yüksekte. Kanıksanmış anomali.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir