Ateşinizi alabilir miyim?
BURZUM tarihinin ilk ve tek EP’si olan “Aske”den kucak dolusu yanmış tahta, kömür olmuş haçlar ve bir dolu külle karşınızdayım. Bu incelemeyi benim için özel kılan şey, bu yazının bunca yıl sonra PA’da yazdığım ilk ve şimdilik tek BURZUM incelemesi olması. Esasında “Dauði Baldrs” başta olmak üzere PA’da yer almayan birkaç BURZUM albümü var, ancak ben değer ve önem olarak “Aske”nin bu albümlerden daha ön planda olduğunu düşündüğümden onu yazmak istedim.
Başta “Inn i drømmens slott” adıyla çıkması planlanan ancak sonradan “küller” anlamına gelen “Aske” adıyla çıkan EP’nin kapağında, iddia edildiğine göre Varg’ın 1992’de yaktığı Fantoft Kilisesi’nin yanmış hâlinin fotoğrafı var. İddia diyorum, çünkü bu iddiasına rağmen Varg böyle bir suçtan hüküm giymedi. Varg 1994 yılında Bergen’deki Åsane ve Storetveit Kiliseleri ile Vindafjord’daki Skjold Kilisesi ve Oslo’daki Holmenkollen Şapelini yakmaktan suçlu bulundu, ancak Fantoft’u yaktığına ilişkin yeterli delil bulunmadığından suçlu bulunmadı.
O dönemde kilise yakmak black metal ortamlarının en sükseli hareketi olduğundan çeşitli insanlar kilise yakıyor, bazılarıysa bu kilise yakmaları üstlenerek adlarını duyurmaya çalışıyordu. Sonuçta Fantoft Kilisesi yakılmıştı ve bu EP’nin kapağına, hele bir de “Aske” adıyla konmasında bir sakınca yoktu. Dönemin muzip black metalcileri elbet bununla da sınırlı kalmadı ve EP’yi çıkaran Euronymous’un şirketi Deathlike Silence Productions, kasetin yanında dinleyicilere bu EP kapağının yer aldığı bir de çakmak gönderdi.

“Aske” üç şarkıdan oluşan 20 dakikalık bir EP. Kasetin bir yüzü “Hate”, diğer yüzü “Winter” olarak adlandırılmış ve ilk iki şarkı “Hate”, üçüncü şarkı ise “Winter” tarafında. Bu şarkılardan ilki olan “Stemmen fra tårnet” BURZUM’un ilk Norveççe şarkısı olma özelliğini taşıyor. BURZUM’un ne olduğuna dair fikirlerin tamamına yakınını bünyesinde barındıran şarkı, elbette ki tekrarlı ancak sürükleyici olmayı da başaran akılda kalıcı bir rif üzerinden ilerliyor.
Ardından gelen “Dominus Sathanas”, başındaki çığlık haricinde enstrümantal bir şarkı ve daha ziyade atmosfer yaratma amacı güden karanlık, kötücül bir arkadaş. Onun ardından da EP’nin yarısını oluşturan “A Lost Forgotten Sad Spirit” geliyor. Varg hakkında ne düşünürsek düşünelim, adamın zamanın yarattığı şeyin önemini ve verdiği ilhamı kimse görmezden gelemez. “A Lost Forgotten Sad Spirit” de BURZUM’un ta en baştan işe nasıl adanmış şekilde koyulduğunun göstergelerinden olan bir şarkı. Bu EP’yle aynı yıl çıkacak olan ilk gerçek BURZUM klasiği “Det som engang var”da ve sonrasındaki 2 yıl içinde göreceğimiz diğer iki başyapıt “Hvis lyset tar oss” ve “Filosofem”de göreceğimiz şeylerden aşağı kalır çok da bir yanı olmayan “A Lost Forgotten Sad Spirit”, iniş çıkışları ve monotonluğu çok efektif kullanan Varg’ın önemli ilk dönem eserlerinden biri.

Böylelikle EP’yi özetlemiş oluyoruz. “Aske”, 1992-1996 arasında yaptığı müzik dönemsel olarak benzersiz, geleceğe dönük olaraksa devasa bir ilham kaynağı olan Varg Vikernes’in elinden çıkan, yine kendisiyle özdeşleşen her şey gibi bir şekilde sansasyonel olmayı başaran çeşitli unsurlar içeren, kapağından ötürü muhtemelen çıktığı dönem Norveç taraflarında çeşitli kesimleri kızdırmış ancak daha da önemlisi pek çok genç black metal savaşçısına da bir şeyler yapma motivasyonu vermiş BURZUM yapıtlarından biri.
Albüm bilgileri
- Count Grishnackh: Her şey
- Konuk:
- Samoth: Bas (1, 3)

Bir yanıt yazın