KVELERTAK’ı çok seven 3 kişi arabaya bindik ve Kemer’e doğru yol alırken “Endling”i dinlemeye başladık.
KVELERTAK’ın ilk albümünü dinlediğim an “holi şit” diye iç geçirmiş ve metal dünyasında uzun zamandır eksikliği çekilen bir enerjinin, özgün bir sound’un nihayet ortamlara girdiğini düşünmüştüm. Benim için 9,5’luk bir albüm olan “Kvelertak”ın ardından çıkardıkları “Meir” de kimileri tarafından ilk albüm kalibresinde görülmese de 9’u yapıştırdığım bir diğer mükemmellikti.
Arkadaşlar bu albümün ardından epey bir uysallaşmaya, uslanmaya ve müziklerindeki adrenalinin yerine daha ılıman tonları taşımaya karar verdiler. Baykuş kafalı vokalist Erlend Kjevlik’in yer aldığı son albüm olan “Nattesferd”le birlikte KVELERTAK için yeni bir sayfa açıldığı ve bundan sonra gruptan beklentilerimizi bir miktar törpülememiz gerektiği ortadaydı.
“Nattesferd”de azalan tutkunun yükselmesini umduğumuz “Splid”, Erlend’siz olmasına rağmen KVELERTAK’ın “Nattesferd”in net şekilde üzerine çıktığı bir albümdü. Müzikal olarak yakın gördüğümden iki albüme de aynı notu vermiştim ancak kendi adıma “Splid”i daha çok sevmiş, kendime daha yakın bulmuştum.
Geriye sadece bir sonraki KVELERTAK albümünün daha da iyi olması ve grubu, kendilerini ilk albümden bu yana takip eden dinleyicilerinin gözünde tekrar yukarı taşıması kalmıştı. Bu da oldu muydu grupla tekrardan barışabilir ve KVELERTAK’tan tam anlamıyla keyif almaya başlayabilirdi(k/m).

Grubun özellikle ilk albümünü çok seven İsmail vilehand ve Güzide ile grubun ilk iki albümüne bayılan bendeniz arabaya atladık, Belek’ten Kemer’e uzanan yolculuğumuza yeni KVELERTAK albümü “Endling” eşliğinde başlayalım dedik. Grubun daha ilk şarkı olan “Krøterveg Te Helvete”de 8 dakikayı bomboş geçirerek yemesi başta bir tatları kaçırdı (bir de bu şarkının kısaltılmış versiyonuna klip çektiler, inanılmaz). Şarkı mı intro mu tam belli olmayan bu 8 dakikanın ardından da “hadi artık şöyle güzel, gaz bir şey gelsin de keyfimizi bulalım” bekleyişi başladı.
Şarkılar ilerledikçe arada hoş anlara tanık olduysak da arabadaki atmosfer ne yazık ki bir türlü tam anlamıyla yükselmedi. Kendi adıma konuşursam, “Likvoke”yi bir miktar, “Motsols”u da “eh” denebilecek düzeyde beğendim. Gerçekten sevdiğim ve “tamam bu olmuş” dediğim tek şarkıyla ise albümün en sonunda, kapanışı yapan “Morild”de karşılaştım. “Morild” her açıdan iyiydi, çiçek gibiydi.
Albümün genelinden ve neden tatmin olmadığımı, “Splid”in gerisinde bulduğumu ifade edecek olursam, “Endling”de KVELERTAK birbirine çok yakın formüllerle bezeli, birbirine benzer şarkılar yapmış. Beni en çok üzen taraf, misal “Paranoia 247” görebileceğimiz üzere fuzzy gitarlı İngiliz Brit rock, garage rock gruplarının yapabileceği tarzda işleri çok baskın şekilde kullanmış olmaları. Black metal etkisinin gitmesine, melodinin ortadan kalkmasına falan cidden takılmıyorum. Ama burada sanki 90’larda İngiltere’den çıkan fuzzy garage rock gruplarının bir tık serti bir şey dinlediğimizi hissediyorum. “Svart September”ı alın bir BLUR albümüne koyun, vokaller dışında vallahi de çok sırıtmaz. İşte bu durum benim canımı tarz değişikliğinden veya eski vokallerin olmamasından falan daha çok sıkıyor. Sert vokalli, klipleri MTV’de oynayan İngiliz grupları dinler gibi hissediyorum ve ilk iki albümdeki herhangi tek bir şarkının bile bu albümün tamamına bedel olmasını anlayışla karşılayamıyorum. “Morild” olmasa cidden 4 falan vereceğim, o derece tatsızım.

Konyaaltı tarafına gelirken, bir ara duyduğum şeye tepki göstermek için sağ elimi avuç içim yukarı bakacak şekilde açtım ve “ya sabır” dercesine, “yapacağınız işi” dercesine 2 saniye kadar öyle durdum. Yanımda oturan ismail vilehand de sırf o el hareketinin albümü tanımlamak için yeterli olacağını söyledi. Ne yazık ki haklıydı. Ne yazık ki KVELERTAK’ın ilk döneminde bizlere sunduğu tutku, enerji, yaratıcılık, varyasyon artık yoktu. Hem de hiç yoktu. Tarz değiştirdiklerinin, artık başka -çok daha özelliksiz ve düz- bir müzik yaptıklarının farkındayım ama bu adamların bu kadar kısa sürede, sanki tüm yaratıcılıklarını ilk iki albümde tüketmişçesine bu bayıklığa yönelmiş olmaları beni cidden sıkıyor.
“Endling” bittikten sonra yolun geri kalanında sevdiğimiz güzel müzikler açtık. Kemer de güzeldi. Denize girdik, dönüş yolunda ıslak hamburger bile yedik. Keşke KVELERTAK da güzel olsaydı.
Albüm bilgileri
- Ivar Nikolaisen: Vokal
- Maciek Ofstad: Gitar
- Bjarte Lund Rolland: Gitar
- Vidar Landa: Gitar
- Marvin Nygaard: Bas
- Håvard Takle Ohr: Davul
- Krøterveg Te Helvete
- Fedrekult
- Likvoke
- Motsols
- Døgeniktens Kvad
- Endling
- Skoggangr
- Paranoia 297
- Svart September
- Morild

Bir yanıt yazın