Soyut denizlerde bilgelik arayışı.
Metal dünyasında pek çok farklı duyguyu müziğiyle yansıtabilen sayısız grup var. Bunlar genelde öfke, nefret, umut, umutsuzluk, heyecan, keder, acı, güç, korku gibi belli başlı duygular oluyor ve yıllardır her birinde ustalaşmış bir dolu grubu dinleyerek metal denen bu kavramı sevdikçe seviyor, adeta hiç durmaksızın yeniden keşfediyoruz.
Bazı gruplar ise birtakım karakteristik özelliklerinden dolayı daha butik birtakım duygu ve ruh hâllerini dinleyiciye aktarmayı başarıyorlar. Misal Warrel Dane sayesinde NEVERMORE müziğinde şizofreniyi, MASTODON’un vokal ve melodileri sayesinde mistisizmle yoğurulmuş bir spiritüelizmi, CYNIC sayesinde kozmik bağlantıları hissedebiliyoruz ve bu örnekler devam ettikçe ediyor.
Bugünkü konuğumuz olan ENSLAVED’in müziğinde yansıttığı ve diğer pek az grupta hissedebildiğimiz duygulardan biri de bilgelik. ENSLAVED, artık Ivar Bjornsson’un sakallarından mıdır, Grutle’ın Viking kanıyla dolu vokallerinden midir bilinmez, müziğinde kadim Nordik geçmişinin bilgeliğini son derece ruhani bir yaklaşımla aktarıyor bizlere. Doksanlardaki daha yırtıcı kimliklerini kırdıktan ve birkaç albümlük bir dönüşüm sürecinin ardından, bence “Isa” ile ilk kez eşsiz olmayı başardılar ve akabinde de o şekilde olmayı sürdürdüler. Bunu “Below the Lights” olarak da görebilirsiniz, “Ruun” olarak da. Sonuçta bu adamlar o rune’lerden aldıkları atalardan kalma mitolojik yapıyı kozmik, soyut ve bir o kadar da gerçekçi bir kimlikle sunarak metal dünyasının en farklı ve en karakteristik gruplarından biri olmayı başardılar. Bugün ENSLAVED dendiğinde bir kişinin bile aklına en ufak bir zirzopluk, öylesine yapılan bir şey gelmiyorsa bunun bir sebebi var.
Bunun altında yatan kültürel, coğrafi ve geçmişe dayalı bir karakter ve bunu şekillendiren son derece derinlikli bir müzikal dağarcık var.

“In Times”a nedense alışamamış, “E”yi de biraz geçiş albümü olarak görmüş +20 yıllık bir ENSLAVED dinleyicisi olarak bir önceki albüm “Utgard” incelemesinin sonunda “ENSLAVED “Utgard”da güçlü olduğu yanları sıfır hatayla, heyecanını daima koruyarak ve giderek büyüterek sunmakla kalmıyor, bir de üstüne yaş aldıkça kazandığı yan güçleri bizlere gösteriyor” demiş ve grubun karakter olarak sürekli üstüne koyan bir anlayışla ilerlediğini vurgulamıştım. Bu öyle bir şey ki, “kendilerini tekrarlıyorlar” noktasına gelseler bile yine de kaliteli olacaklarına dair bir şüphe duymamanızı sağlamalarının yanında, bu tekrar sürecinin -bakış açısına bağlı olarak- belki de hiç gelmeyeceğini bile düşündürtebiliyorlar.
Yeni albüm “Heimdal”a baktığımda ENSLAVED’in yine güçlü yanları üzerinden, ancak yeni patikaları da keşfederek ilerlediği görüyorum. İlk albümlerindeki vahşeti törpüledikten sonra neredeyse son çeyrek asırdır faydalandıkları progresif rock’tan aldıkları ilhamları kendi müziklerine kusursuz şekilde yedirerek, yarattıkları ENSLAVED evreni içerisinde kızgın Nordik tanrıları kozmik bir düzleme taşıyarak başka hiçbir grubun tasarlamadığı tarzda bir müzikal karaktere ulaşmayı başarıyorlar. Esasında ENSLAVED’i ENSLAVED yapan şey biraz da burada yatıyor. Nasıl VOIVOD zamanında yaptığı ve o zamanlarda ne kadar değerli olduğu tam da anlaşılmayan fikirlerle 20-30 yıl sonrasına ışık tuttuysa, nasıl MESHUGGAH bundan 30 yıl önce günümüz gruplarının birçoğunun bile sahip olmadığı bir vizyonla metali eğip büktüyse, ENSLAVED de kendi kulvarında benzer bir iş yapıyor.
Gitarınızı elinize alıp ENSLAVED’in pek çok rifini bir arkadaşınıza çalsanız, size “ne ki bu?” diyebilir, hele ki çaldığınız şeyin bir şarkıda 2,5 dakika boyunca tekrarlandığı söylediğinizde “herhalde saçma sapan bir grup” diye düşünebilir. Ama ENSLAVED denen evrende işler böyle ilerlemiyor. ENSLAVED çaldığı her şeyi kendisi hâline getirmeyi ve eşsiz kılmayı başarıyor.
“Heimdal” yapı olarak bence “Utgard” kadar somut bir albüm değil. “Utgard”da grubun denediği yeni şeyler ve ENSLAVED’e özgü noktalar daha net belli oluyordu. Rifler daha net, melodiler daha göze sokulan cinstendi ve nispeten daha lineer ancak bir o kadar da deha ürünü bir yapıda ilerliyorlardı. “Heimdal”da ise ENSLAVED daha soyut, daha ruhani taraflara eğiliyor. Albümde tekil olarak “mükemmel rif”, “müthiş melodi”, “aşırı akılda kalıcı vokaller” denebilecek kalemler grubun belli başlı albümlerine kıyasla -bence- az. Lakin bu durum albümün gücünden bir şey götürmüyor, hatta bahsettiğim soyutluk sayesinde daha da yükselmesini sağlıyor.
Bu adamlar iç içe geçmiş ve bir o kadar da dallanıp budaklanan şarkılar yazıyorlar ve ilk dinlemede -hatta dinlemelerde- “ne dinledim ben?” diye düşünseniz bile dinleyip alıştıkça müziğin sizi sarıp sarmaladığını hissediyorsunuz. “Heimdal” bu açıdan grubun öne çıkan işlerinden biri, çünkü yüzeysel olarak değil, içine girilerek sevilebilecek bir yanı var. Bu açıdan bakınca “Vertebrae” ile ortak yönleri var ancak o albüme kıyasla daha sert bir yaklaşım barındırıyor. Özellikle ilk iki şarkı itibarıyla “Isa” ve “Ruun” tatları da var, sonraki birkaç şarkı açısından “Axioma Ethica Odini” göz kırpışları dahi görebiliyoruz. Nihayetinde albüm ENSLAVED’in neden özel ve farklı olduğunu gösteren her şeyi içinde barındırıyor ve yukarıda da dediğim gibi bunu en azından bir önceki albümden daha soyut bir mizaçla yapıyor.

Yazdığım ENSLAVED incelemelerinin çoğu gibi bu incelemede de albümün, müziğin hakkını veremediğimi düşünüyorum. Bu, albüm incelemesi yazan biri için can sıkıcı olabilir ancak büyük resme bakınca bir dinleyici olarak çok daha memnun edici, mükâfatlandırıcı bir şey. ENSLAVED kelimelere dökmesi zor bir sanat sunuyor ve bunu başarabilen grupların sayısının ne kadar az, incelemeyi yazan insana bile bunu itiraf ettirebilmenin ne kadar değerli bir şey olduğu düşünüldüğünde ENSLAVED’in farkı bir kez daha ortaya çıkıyor. Umarım hep böyle devam ederler, ben de her yazının sonunda “albümün hakkını yine veremedim” diye düşünmeye devam ederim.
Albüm bilgileri
- Grutle Kjellson: Vokal, bas
- Ivar Bjørnson: Gitar
- Arve Isdal: Lead gitar
- Håkon Vinje: Klavye, clean vokal
- Iver Sandøy: Davul, clean vokal
- Behind the Mirror
- Congelia
- Forest Dweller
- Kingdom
- The Eternal Sea
- Caravans to the Outer Worlds
- Heimdal

Bir yanıt yazın