Deliliğin ve yalnızlığın verdiği yetki ile,
Çekiç ile.
Erhan Yiğit
Black metalin coğrafyalara ayrılma durumu gerçekten de çok ilgi çekici; Nasıl İsveç usulü Death metali ile Florida usulü Death metalini birbirinden ayırıyor, duyduğumuz ilk anda sadece tını farkını ayırt ederek ”Bu adamlar kesin şu mahallenin çocukları” diyorsak aynı şeyi son bir kaç yıldır Black metal özelinde de yapabiliyoruz.
Son 10 senedir Black metal gündemini fazlasıyla meşgul eden MGŁA, DEATHSPELL OMEGA ve BLUT AUS NORD gibi kendi yöresinin sound’unun inşasında çok önemli bir rol üstlenen gruplardan biri olmayı başaran MISÞYRMING ilkin ”Söngvar Eelds Og óreiðu” ile bu konudaki ciddiyetini kanıtlamış ve daha sonra malum ”Algleymi” ile sadece o senenin veya İzlanda Black metalinin değil komple Black metal sahnesinin en özel hamlelerinden birini gerçekleştirmişti.
“Algleymi” bir başyapıttı. Bence her yönüyle kusursuz, ne yaptığını bilen ellerden çıktığı aşikar, her şeyin yerli yerinde olduğu görkemli bir Black metal eseriydi. “Algleymi” hem bütünsel manada hem de parça bazında eksiği ve fazlası bulunmayan ve ikinci versiyonunun yapılması gereksiz bir albüm olduğu için ben potansiyel yeni albümün ”Algleymi”den daha sert, daha karanlık ve İzlanda Black metalinden daha fazla izler taşıyacağını düşünüyordum ve bu şekilde düşündüğüm için “Með hamri“nin ”Algleymi”nin üzerine çıkıp çıkmayacağını dert etmiyordum. Sonuçta bu gruptan gelecek olan şey öyle ya da böyle kalite kokacaktı.
“Með hamri“yi sadece kendi çerçevesinde değerlendirmek hem doğru hem de yanlış olur çünkü “Með hamri“ daha önce çıkmış hiç bir MISÞYRMING albümüne benzemiyor, çünkü “Með hamri“, ”Algleymi” gibi bir albümü yapan grubun albümü. Bu perspektiflerden baktığımızda gördüğümüz şeyler bizi bambaşka sonuçlara götürüyor; Nasıl ”The Long Defeat”i değerlendirirken olaya hem DsO hem de Black metal özelinde yaklaşmamız gerekiyorsa “Með hamri“ye de bence aynı şekilde yaklaşmamız gerekiyor. Çünkü “Með hamri“ hem bir MISÞYRMING albümü hem de kendisinden önce çıkmış bir ”Algleymi” gerçeği var.

“Með hamri“yi çıktığı gün, iş çıkışı gece yarısı mükemmel bir sisli hava eşliğinde bir miktar alkol ve tütünle dinleyebilme fırsatına nail olmuş bir kişi olarak albümün ilk bakışta abisi ”Algleymi” ile neredeyse en ufak bir alakası olmadığını ve ortaya konulan işin başka bir amaç doğrultusunda dizayn edildiğini söyleyebilirim; “Með hamri“ karakter ve sound olarak ”Algleymi”den ve daha önceki yapıtlardan bağımsız bir biçimde daha keskin uçlu, vurdumu oturtan, kapkaranlık ve daha sofistike bir yapıya sahip. Albümün play tuşuna çöktüğünüz anda Blackened thrash metal tarzında jilet gibi bir gitar sound’unun albüme hakim olacağını ve girişteki dur kalkların varlığından ötürü “Með hamri“nin ”Algleymi”ye kıyasla çok daha ağır ilerleyeceğini anlıyoruz.
”Algleymi” albümünün imzası olarak nitelendirdiğimiz melodilerin azlığı ve o yumuşak Rock’n Roll’vari gitar sound’unun bu albümde tersine evrilmiş olmasını olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmek imkansız zira MISÞYRMING Black metalin nasıl olması gerektiğine dair ortaya sürülen bütün stereotype’ları ”Algleymi” ile kapı dışarı ederken “Með hamri“de ise leş Black metal severlerin daha çok bayılacağı, son örneğini “Deiform” da gördüğümüz bir beste şeklini ve daha yaygın bir sound-karakter stilini kullanmayı tercih etmiş. Bu konuda beğenip beğenmemek tamamıyla dinleyicinin tercihine bağlıdır diye düşünüyorum.
“Með hamri“ her ne kadar çok kaliteli bir Black metal albümü olsa da başlığında MISÞYRMING yazısının bulunması “Með hamri“nin ortalamasının bir miktar düşmesine hatta duyuru sonrası arşa çıkan beklentinin büyük oranda karşılanamamasına neden oluyor. Evet, “Með hamri“ çok iyi bir albüm, bu yılın net en iyi Black metal albümlerinden biri bu kesin ancak albümü değerlendirirken de dinlerken de insan “Algleymi”nin coşkusunu, farklılığını ve epikliğini aramıyor değil doğrusu. Albüm tek başına çok çok iyi bir Black metal albümüyken işin içine” Algleymi” gerçeğini kattığımız zaman “Með hamri“nin tam olarak istenilen şeyi verdiğini söylemek zor olur. Bu da albümün “The Long Defeat” ile benzer bir kaderi paylaşmasına sebep oluyor.
Dediğim gibi albümü selefleriyle kiyasa sokmak da sokmamak da tamamen dinleyiciye kalmış bir şey. Eğer bir başyapıt olan, ikincisinin gelmesinin belki de imkansız hatta mantıksız olan “Algleymi” ile kıyaslarsanız “Með hamri“nin çok zayıf olduğunu görürsünüz ama pencerenin kanadını sonuna kadar açıp daha geniş bir açıdan bakarsanız “Með hamri“nin üstün bir albüm olduğunu görürsünüz bu sefer de.

Şahsım adına ben albümden son derece memnun kaldım. Zaten “Algleymi”yi geçmelerini veya aynı ayarda bir şeylerle gelmelerini beklemiyordum. O yüzden “Með hamri“yi çok sevdiğimi ve uzun süre de playlistlerimden eskik etmeyeceğimi söylemek isterim.
Neticede “Með hamri“ bir MISÞYRMING albümü olarak sadece iyi, bir black metal albümü olarak ise çok iyi.
Çok yaşa MISÞYRMING!
Albüm bilgileri
- D.G.: Vokal, gitar, klavye, besteler, sözler
- T.Í.: Gitar, geri vokal
- G.E.: Bas, geri vokal
- M.S.: Davul

Bir yanıt yazın