Blast beat'ler, agresif vokaller ve turntable scratch'leri… Bir saniye, ne?
Candaş Adıktı
Joey Jordison’ın anısına…
1996 yılının ekim ayında M.F.K.R. isimli albümle ne idiği belirsiz bir grup ortaya çıktı. Bu grup 25 yıl içinde dünyanın en meşhur metal gruplarından biri olacak, albüm üstüne albüm satacaktı. M.F.K.R. albümü ile bunu kimse öngöremedi, öngöremezdi. Bu albüm grubun ilk demo albümüydü, hiçbir plak şirketi ile anlaşamadıkları için grup üyeleri finanse etmek ve dağıtımını yapmak zorunda kalmıştı.
Albüm esasında bir death metal albümüydü ama albümü farklı kılan şey metal dışındaki türlerden bir şeyler alıp bunu death metal ile harmanlamasıydı. Yer yer funk/jazz, yer yer rock dinletisi sunuyordu. 1999 çıkışlı ‘’Slipknot’’ albümün kritiğini yazmak ve enine boyuna incelemek istiyorsak, muhakkak anlattığım M.F.K.R. albümünü de incelemeliyiz. Bunun sebebi ise Slipknot’ı Slipknot yapan ilk iki albümün temeli o albümde atıldı. ‘’Slipknot’’ albümünü dinlememiş olanlar var ise mutlaka önce M.F.K.R.’ı dinlemelerini tavsiye ederim.
Bir albümün ve grubun hangi çıtadan nerelere yükselebileceğini çok iyi gösteren iki çalışma söz konusu. Slipknot, M.F.K.R. ile ticari açıdan hiçbir gelişme kaydedemedi. Grup underground bir metal grubu olarak serüvenine devam etti, ta ki 1999 baharına kadar…
1998 yılında da hiçbir plak şirketine müziğini satamayan grup, bir şans bulup albümü Roadrunner Records menajerine dinletmeyi başarabildi ve kumar gibi bir sözleşme imzalayıp Roadrunner Records bünyesine dâhil oldu.

Bu anlaşmanın ilk ürünü ‘’Slipknot’’ yazın çıktı ve ortalığı kasıp kavurdu. Slipknot bu kumarı kazanmıştı. Albümün çıkış hikayesine kısaca değindik, şimdi ise albümün kendisini incelemeye koyulabiliriz.
Albümde ilk göze çarpan şey davullar oluyor. Albümde davullar inanılmaz yaratıcı ve özgün. Aksak ritimlerden blast beat’lere, zil oyunlarından yaratıcı davul ataklarına kadar her şeyi barındıran albümde çok aktif bir davul kullanımı söz konusu. Davuldaki ismin Joey Jordison olduğunu düşününce bu çok şaşırtıcı gelmiyor olabilir fakat bu albümü henüz dinlememiş olanlar var ise, sadece davulları için bile dinlemeye değer bir albüm olduğunu belirtmek isterim. (Sic) ile çok hızlı ve agresif açılan albüm tempoyu yer yer daha atmosferik şarkılar ile düşürse de sürekli belirli bir şiddet ve heyecan düzeyi sunmayı başarabiliyor. Çok basit ve akılda kalıcı gitarlar daha çok ritim yakalamak üzerine kurulmuş, bu da albümü biraz daha davul ve perküsyon odaklı kılmış.
Albümde bir şarkının 5 saniyelik bölümü dışında hiçbir solo yok. Daha mütevazı ve minimal gitar rifleri agresif davullar ve yer yer duyduğumuz perküsyonlar ile o kadar iyi uyum sağlıyor ki albümü sıkıcı olmaktan uzaklaştırıyor ve sürekli dinleyiciyi içinde tutuyor. Albümün temiz ve brutal vokalleri ise gerçekten çok başarılı. Brutal yerlerde çok agresif ve temiz yerlerde çok melodik ve akılda kalıcı bir vokal performansı var.
Bu hususta bir kez daha ‘’M.F.K.R.’’ albümüne dönecek ve karşılaştırma yapacak olursak, M.F.K.R.’da vokallerde Anders söylüyor, bu albümde ise metal müzik ile alakası olmayanların bile ismini duyduğu Corey Taylor. İlk albümde Anders’ın vokallerini çok tok ve melodiden uzak bulan grup Corey ile anlaşıyor ve albümü de daha melodik vokallerle süslüyor.
Albümün henüz değinmediğim en önemli noktalarından biri ise prodüksiyon. Albüm gerçekten kusursuz bir prodüksiyona sahip. Baktığımızda elimizde 7 farklı enstrüman var; vokal, gitar, bas gitar, turntable, klavye, davul ve perküsyon fakat albümün hiçbir yerinde bu enstrümanlar birbirini ne törpülüyor ne de gölgeliyor. Her enstrümanı duymamız gereken yerde çok temiz bir şekilde duyabiliyoruz, bu da albümün hanesine bir artı puan olarak ekleniyor. Albümde kapanışı –Eeyore isimli hidden track’i saymazsak- Scissors ile yapıyoruz. Ne olduğu pek anlaşılmayan, nakaratsız ve kalıpsız bu şarkının son 4 dakikasını dinleyerek deliliğin sınırlarına ulaşabilirsiniz, herkese tavsiye ederim.

Sonuca gelirsek, Slipknot bu albüm ile kendi müziğine bir kimlik kazandırdı ve müzikal yolculuğunun 5. yılında hatırı sayılır bir ticari başarı yakaladı. Takip eden 23-24 yılda o kadar büyüdü ki metal müziğin en meşhur birkaç grubundan biri oldu. Metal camiasındaki yolculuğu sırasında önce çok nefret edildi, eleştirildi; sonra kendisini kabul ettirdi ve şimdi metal camiasında hatırı sayılır bir saygınlık kazanmış grup statüsünde. Ben metal müziğin günümüzdeki yeri sebebi ile Slipknot’ı çok önemli bir oluşum olarak görüyorum. Ana akım müzik piyasasında bu kadar sert bir metal grubu olması her açıdan metal müziğe katkı yapıyor. Elbette ki dünyanın en teknik, en sert, en ezber bozan müziğini yapmıyorlar hatta bu saydığım konularda Slipknot’ın fersah fersah önünde yüzlerce grup var fakat yüksek ihtimalle bu sertlikte başka hiçbir grup bu kadar popüler olamayacak. Bu yüzden kıymetini bilmeli ve desteklemeliyiz.
Albüm bilgileri
- (#8) Corey Taylor: Vokal
- (#7) Mick Thomson: Gitar
- (#4) Jim Root: Gitar (9)
- (Eski #4) Josh Brainard: Gitar (9 hariç)
- (#2) Paul Gray: Bas, geri vokaller
- (#5) Craig "133" Jones: Sample'lar
- (#0) Sid Wilson: Turntable
- (#1) Joey Jordison: Davul
- (#6) Shawn "Clown" Crahan: Perküsyon, geri vokaller
- (#3) Chris Fehn: Perküsyon, geri vokaller
- (Eski #3) Greg "Cuddles" Welts: Perküsyon (6)
- 742617000027
- (sic)
- Eyeless
- Wait and Bleed
- Surfacing
- Spit It Out
- Tattered & Torn
- Frail Limb Nursery
- Purity
- Liberate
- Prosthetics
- No Life
- Diluted
- Only One
- Scissors

Bir yanıt yazın