Hem dinamik hem tütsülü.
Oğuz Sel
Asthâghul, sürprizlerle dolu bir kişilik. Büyük övgü toplayan “Dy’th Requiem for the Serpent Telepath” adlı çılgınlıktan yalnızca üç ay sonra, neredeyse albümün yarı süresi uzunluğunda bir de EP çıkarabilecek kadar sürprizlerle dolu.
Önceki albümün kritiğinde Asthâghul’un 7 takıntısına bir kez daha değinip bir sonraki yapımın 7 hafta ya da 7 ay içinde yayımlanması hâlinde 7 rakamına dair bir şeyler anlatacağımı söylemiştim. Ama sanatçı bu EP’yi ne 7 haftada ne de 7 ayda çıkardı, doğrudan EP’yi “7 Şeytan” olarak adlandırdı.
Ben tam bu sayfalarda Aytunç Aydındal’lığa soyunacakken Asthâghul’un 7 takıntısının gizemi, sanırım kendi kendine çözülmüş oldu. Zira bahse konu 7 şeytan, epey tanıdık isimler: Lucifer, Belphegor, Mammon, Beelzebub, Satan, Leviathan ve Asmodeus. EP’de anlatılanların içeriğine dair bir bilgim yok zira “Urionhsol (Seven Demons)” müzisyenin kendi kendine yayımladığı bir eser ve liriklere şimdilik ulaşabilmiş değilim. Lakin EP’nin müzikal yapısına dair birkaç kelam edeceğim.
İki gün önce kritiği yayımlanan Ars Magna Umbrae gibi 2017’den beri sahalarda olan Esoctrilihum’un, oldukça zengin diskografisindeki bağımsız yayımlanan ikinci EP olma özelliğine sahip “Urionhsol (Seven Demons)” önceki EP’nin kasvetli ve durağan hâlinden farklı olarak hem dinamik formu hem de çalmaya başladığınızda ortalığı tütsüye boğma özelliğiyle, oluşumun uzunçalarlarıyla karakter bakımından daha uyumlu duruyor.

Asthâghul’un kendine münhasır şarkı tasarımını son dakikasına kadar hissettiren EP’nin en önemli özelliği, son parça olan “Zi Dynh Gtir” tam 21 dakika 5 saniye sürmesi. Bu, Esoctrilihum tarihinde daha önce görülen bir şey değil. Müzisyenin, süresi 10 dakikaya ulaşan şarkılar üretmesine alışkındık zaten. Ancak 21 dakika, böylesi boğucu atmosferli, takip etmesi bir süre sonra zorlaşan işler için uzun sayılabilir. Ne var ki parçanın seyrinden mi dersiniz, klavyelerle inşa edilen ve korkularıyla yüzleşmek isteyen herkesin en tepesine çıkmak isteyeceği bir kuleye benzeyen yapısından dolayı mı dersiniz bilemem, bu parça gayet ilgi çekici.
Parçaların şemailiyle uyumlu bir sound yakalayan, çirkin mi çirkin bir sesler bütününü EP vasıtasıyla kulaklarımıza akıtan Asthâghul, adım adım mahallenin sanata yatkın delisi olmaktan çıkıp hesaplı kitaplı delilikler yapan ve insanlığı, müzikleri aracılığıyla zihinsel esarete davet eden bir manyağa doğru dönüşüyor gördüğüm kadarıyla. Eh, bu esaretten yıllardır memnunum ve oluşum, çok uç bir adım atmadığı sürece de buna devam edeceğim gibi görünüyor.

Esoctrilihum’un yaptığı müzik ilginizi çekiyorsa ve oluşumun “Pandaemorthium” ile “Inhüma” dönemlerini ekstra seviyorsanız, “Urionhsol (Seven Demons)” EP’sini deneyimlemeye hazırsınız demektir.
Albüm bilgileri
- Asthâghul: Her şey

Bir yanıt yazın