Enstrümanlar dile gelip konuşuyor.
Oğuz Sel
Her ne kadar “sıkı” metalci olsam da sanırım küçük yaştan itibaren farklı türlerde müzik dinlemiş olmam nedeniyle karşılaştığım ilgi çekici müziklere sayıp sövüp onlardan uzaklaşmıyorum. Bilakis hoşuma giden yönleri ağır basıyorsa daha derinlerine doğru ulaşmaya çalışıyorum, acaba neyle karşılaşırım, karşıma daha iyi neler çıkabilir diye düşünerek. İşte bugün hakkında birkaç kelam edeceğim The Rippingtons ve albümü “Moonlighting” de bunun sonuçlarından biri benim açımdan.
Her şey, bir dönem takip ettiğim Yorekok adlı YouTube kanalını keşfetmemle başladı. “Babakok”un hazırladığı bir Spotify listesi olduğunu öğrendim ve listeyi sırayla dinlerken John Maus’un “Cop Killer” parçasına denk geldim ve çarpıldım. Bahse konu parçanın olduğu uzun isimli albümün kritiğini de zaten kısa süre sonra PA’ya kazandırmıştım, eskiden bu yana buraları takip edenler hatırlayacaktır. Sonra yine Spotify’da Maus benzeri bir şeyler bulmak ümidiyle aramalara giriştim, karşıma Hype Williams diye bir oluşum çıktı. Onlarla ilgili de bir şeyler karalayacağım bir gün, merak etmeyin. “N’oluyoruz yahu?” derken bu defa karşıma Infinity Frequencies çıktı. Sonucunu yine eski takipçiler anımsar, dev bir kritik yazdım “Shrines” albümü için. İlgili albümün alametifarikasını ise kritikte aktarmıştım.
Vaporwave meselesine kafa yorup sample kullanım meselelerinin nasıl şekillendiğini, kimin kimden neleri aldığını kurcalarken whosampled.com diye bir site buldum. Gayet derli toplu bir site olduğundan hangi sanatçıyla ilgili ne ararsanız, rahatça karşınıza çıkarıyor bu site, tabii ki Infinity Frequencies parçalarının kaynaklarını da. Özünde “The Weather Channel parçaları” diyerek geçiştirilebilecek eserlerin aslında her birinin, bayağı söz sahibi müzik insanları ve toplulukları tarafından hazırlandığını da bu vesileyle öğrendim. Ve “Shrines” albümünde kafayı taktığım, “Identification” ve “Spectrum” parçalarının Russ Freeman imzalı eserler olduğunu keşfettim. İlgili parçaların yer aldığı albüm zaten baştan sona harikaydı ama Russ Freeman, bireysel olarak müzik hayatına devam etmektense kariyerini, The Rippingtons adlı bir grupla sürdürüyordu. Peki, neydi bu her bir kapağında illaki bir kedinin -The Jazz Cat- olduğu The Rippingtons?

1970’li yıllarda biçimlenmeye başlayan, cazın doğaçlama ve karmaşık yapısından ziyade melodik yönlerini arkasına alan, rahat dinlenebilir müzikal elementlerle sunulan smooth cazın 1980’lerdeki en iyi temsilcilerinden biriydi The Rippingtons. Multienstrümantalist Russ Freeman’ın başını çektiği 1985 çıkışlı oluşumda, hem o dönemin hem de bugünün en iyi müzisyenlerinden bazıları bulunuyordu. Ama bundan önemlisi, yine Freeman tarafından yaratılan catchy kompozisyonların kesitler hâlinde 1980’li yıllarda The Weather Channel gibi ABD’nin en çok seyredilen kanallarında dönüp durması oldu ve Freeman gibi The Rippingtons’ın, ABD ve diğer ülkelerde bilinirlik kazanmasını sağladı. “Moonlighting” de grubun ilk albümü.
“Enstrümanların dile gelip konuştuğu kaç albüm sayabilirsin?” diye bir soruya muhatap olsam çekinmeden sıralayacağım albümlerin başında gelebilecek “Moonlighting” birbirinden iyi melodiler içeren, bestelerin tamamının Russ Freeman tarafından yapıldığı bir albüm. Türün takipçilerinin yanında geniş kitlelerin de rahat dinleyebilmesi için bilindik müzik trafikleriyle yaratılan enstrümantal kompozisyonlarda tahmin edeceğiniz üzere parçaları alıp götüren temel unsur, az önce de ifade ettiğim gibi sanki dile gelip konuşan saksafonlar. Metal müzikte de artık gayet cesur kullanımlarını gördüğümüz saksafonun melodik notalar icra etmesi, “Moonlighting” parçalarını kusursuzlaştırıyor. Eserlerin dinamiklerine göre grubun bugünkü kadrosunda bulunan Brandon Fields alto saksafon kullanırken soprano saksafonda ise dev isimlerle çalışan Kenny G görev alıyor.
Kolay dinlenebilir müzik albümlerinin olmazsa olmazı hızlı, harekete geçirici parçaların yanı sıra daha yavaş, dinlendiren hatta yer yer hüzünlendiren şarkılar da “Moonlighting”de mevcut. Örneğin, Russ Freeman’ın gitar yeteneklerini gösterdiği “Angela” bunlardan biri. Kendisinin daha sonra ikili olarak da albümler hazırladığı David Benoit adlı piyano üstadının piyanosundan dökülen notalarla seyri zaman zaman ufaktan değişen ama yine durağanlığını koruyan eser, albümün en güçlü işlerinden biri. Ama hem hüzünlü hem de harika melodiler içeren bir parça bekliyorsanız albümden, “Intimate Strangers” gibisini kolay kolay bulamazsınız. Şöyle bir referans vererek ilginizi uyandırmaya çalışayım; eğer Marillion’ın “Kayleigh” parçasının girişini özellikle seviyorsanız, dönüp bu esere bakmanızı öneririm.
Dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer parça “She Likes to Watch”. 1980’li yıllar derlemeleri içerisinde illaki kendine yer bulan Sade parçası “Smooth Operator” ile yapısal benzerlik taşıdığını düşündüğüm, bu da yetmezmiş gibi ilgili şarkının sonlarındaki (3.38) string melodisinin aynısının, bu şarkının başlarında (23. saniye) olmasına tanıklık ettiğim eser, belki de bu benzerliklerin bir neticesi olarak bugün, Spotify’da albüm özelinde en çok dinlenen şarkı. “Smooth Operator”ın bu albümden daha önce çıktığını göz önüne alırsak ufak bir esinlenme ya da bir selam çakma durumu olabilir. Unutmadan, aynı string melodisinin MFÖ’nün “Sufi” parçasında olduğunu da belirterek kafaları iyice karıştırayım.

Smooth cazın sadece asansör müziği olarak kullanılmadığı, lüks restoranlara özgü olmadığı, iş yaparken de dinlenirken de veya yalnızca müzik dinlemek istendiğinde de takip edilebilecek eserler içeren bir tür olduğunu, olması gerektiğini savunuyorum. Russ Freeman’ın müzikal dehasının ilk örnekleri arasında sayabileceğimiz ve prodüksiyon bakımından 1980’lerden olduğunu hiç hissettirmeyen “Moonlighting”i vakit ayırıp dinlemenizi tavsiye ediyorum. Belki 41 dakika kaybedersiniz ama bambaşka bir deneyim kazanırsınız, buna eminim.
Albüm bilgileri
- Russ Freeman: Gitar, ek klavye, tüm beste ve aranjmanlar
- Brandon Fields: Alto saksafon
- Kenny G: Soprano saksafon
- David Benoit: Akustik piyano
- Jimmy Johnson: Perdesiz bas
- Bill Lanphier: Elektrik bas
- Dave Koz: Elektronik üfleme enstrümanlar
- Gregg Karukas: Klavye
- Tony Morales: Davul
- Steve Reid: Perküsyon
- Moonlighting
- She Likes to Watch
- Angela
- Dreams
- Mirage
- Calypso Café
- Open All Night
- Intimate Strangers

Bir yanıt yazın