Rock müziğin lanetlendiği ve “Heavy Metal” adını aldığı o albüme dair meseller.
Emir Şekercioğlu
Bir Katolik olarak yetiştirilmiş olan Geezer Butler, okültizme merak sardığı zaman dilimlerine denk gelen o günlerde bir arkadaşının ona verdiği, büyülerle alakalı 16. yüzyıldan kalma “enteresan” bir kitabı almıştı. Hâlihazırda “Myth, Man and Magic” isimli bir dergiyi takip eden ve Aleister Crowley, Dennis Wheatley gibi okültist yazarları inceleyen Butler, yine de kitabın niteliğinden pek emin olmamış olsa gerek, onu bir kurutma dolabında saklamaya karar verir. Ancak o gece tuhaf bir hadise gerçekleşir bas gitaristin hayatında. Uykusunun bir evresinde uyanan Butler, karşısında belli belirsiz “siyah bir figür/silüet” ile karşılaşır. Korku hâlinde yataktan fırlayan ve ilk elden kitabı anımsayan Butler kitabı koyduğu kurutma dolabına doğru yönelir. Fakat açtığında, aradığı şeyi orada bulamaz… Bu olayın akabinde ise okültizm ile daha fazla haşır neşir olmamaya karar verir. Kendisine söz konusu kitabı verense, bugün Kont Drakula ile aynı sıfatı paylaştığını bildiğimiz (“Prince of Darkness”) Ozzy Osbourne’dan başkası değildi. Geezer Butler’ın görmüş olduğu o karanlık silüet, “Black Sabbath” isimli parçada “Figure in black…” olarak kendine yer bulacaktı.
Önce dinsel kilise müziği, sonrasında ise Klasik Batı Müziği’nin tarihi boyunca kendisinden; yaydığı o tekinsiz, uğursuz hava ve müzikteki tension – release ilişkisinde bir türlü release’e (salıverme, rahatlama) varmamasıyla söz ettiren bir nota aralığı daha rock müzik doğmadan muazzam bir kötü şöhrete sahip olmuştu. İtalyan keman virtüözü Giuseppe Tartini’nin bugün kısaca “Şeytan Sonatı” olarak bilinen eseri “Sol Minörde Keman Sonatı” olsun, tarihin gördüğü ilk çok yönlü piyano virtüözü Franz Liszt’in “Mefisto Valsleri” olsun ya da bugün genel anlamda gelmiş geçmiş en büyük ve en ünlü keman virtüözü olarak adlandırılan Niccolò Paganini’nin “ruhunu şeytana satarak” bu meziyetleri taşıdığı rivayetleri olsun, söz konusu nota aralığı klasik müziğin içinden geçmiş en ilginç karakterlere yine yapılmış en dikkat çekici icralardan bazılarına hayat verme imkânı sağlamıştı. Gitar klavyesine bastığı parmaklarının bir kısmını, geçirdiği bir iş kazası sonucu yitiren Tonny Iommi; yine bir başka klasik müzik bestecisi olan Gustave Holst’un 32 numaralı eseri “The Planet”in “Mars, the Bringer of War” isimli bölümünde işittiği bu nota aralığından büyük ölçüde esinlenmişti. Söz konusu aralık, “Black Sabbath” parçasını baştan sona değin ören ve ele geçiren, kendini sürekli tekrar ettiğinde sıkıntı, kasvet, keder, korku, endişe ve bunun gibi daha nice negatif içerikli duygunun çağrışımını yapan “triton”, ”şeytan aralığı” ya da “diabolus in musica” idi.

1800’lerin sonlarına doğru hâlihazırda klasik müziğin birer karakteristiği olmuş emprovizasyon, disonant akorlar, tritonlar, belirli bir seviyenin üstünde enstrüman hakimiyeti gerektiren partisyon yazma becerileri ve bilhassa nefesli çalgılardan gücünü alan “gürültü faktörü” gibi bileşenleri temel dinamiği hâline getirmiş olan jazz müziğini tekniğine yediren Bill Ward, bu alt yapıyı içinde olduğu grubun müziğiyle başarılı bir şekilde harmanlayacak yeterince olanağa sahipti. Neticede bizzat grup arkadaşlarının etrafında görülen uğursuz emareler ona ilham kapılarını ardına kadar aralamıştı (“Butler’ın Kabusu”, “Iommi’nin İş Kazası” ve başlı başına “Ozzy Osbourne”). Deep Purple ve Led Zeppelin’in başına “hard” sıfatının eklenmesini gerektirecek kadar sertleştirdiği ve günden güne daha kudretli bir doğrultuya evrilen rock müzik; Ward’un bagetlerini yer yer ritüelistik bir şekilde ağır ağır, yer yerse çileden çıkmışçasın agresif biçimde zillere, tomlara vurmasıyla; Iommi’nin büsbütün farklı ve daha cazgır bir sound elde ettiği gitarıyla, Geezer Butler’ın gitarı takip eden gümbür gümbür baslarıyla ve Ozzy Osbourne’un teatral bir dehşeti yaşayarak söylediği şu sözlerle o muhteşem kimyaya nihayet kavuşmuştu:
Intro (instrumental)
–
What’s is this that stands before me?
Figure in black which points at me
Turn around quick, and start to run
Find out I’m chosen one
Oh no!
Ve böylece bu dörtlü “Black Sabbath”a, dolayısıyla da “heavy metal”e hayat veren dörtlü olarak tarihe geçti. “Black Sabbath” albümü, arkasında barındırdığı bu hikâyelerin ve ortaya koyduğu müziğin şanına yakışır biçimde, 1970 Şubatı’nın 13. Cuması’nda yayınlandı…
Ancak grubun bizlere bu gürültülü, tekinsiz ve bir o kadar güçlü müzikle anlatmak istedikleri yalnızca ilk şarkıdan ibaret değildi. İlk şarkının travması daha üstümüzdeyken, ikinci şarkının başında işittiğimiz o mızıka “kabus devam mı ediyor?” diye düşündürüp bizi ürpertir; ama sonrasında aniden giren ve deyim yerindeyse kan kaynatan groove’lar ile bir ters köşe yer, modumuzun yükseldiğine şahit oluruz. Üçüncü parçada ise bu sefer bir Lovecraft hikâyesinin böyle bir müzikte işlendiği ilk örneğiyle karşılaşırken, dördüncü parçada bizzat Lucifer’ın ağzından onun aşkını anlatışını dinleriz. “Black Sabbath”ın A yüzü, böylelikle heavy metalin “karanlık silüetini” ana hatlarıyla çizmiş olur; şeytan, okültizm, sert tuşeli davullar, bol distortion’lı gitarlar, güçlü baslar ve bu hengamenin arasında bizlere karanlık hikâyeler anlatan bir ses… Tabii, bir de efsanevi albüm kapakları.

Bütün bu süreç ve yaşatılan şok, her ne kadar grubun “Paranoid” albümü ile kendi karakteristiğini çok daha net, özgür ve güçlü bir şekilde yansıtacak olduysa da “Black Sabbath”, grubun kendisinin bile istese değiştiremeyeceği o büyük tarihi yeri, yaşattığı tüm ilkleriyle korumaya devam edecek. Metal müziğin bugünlere değin geçirmiş olduğu onca evrime, dallanıp budaklanarak birbiri ardınca doğurduğu onca gruba ve alt türe rağmen, bugün “Heavy Metal nasıl bir müziktir?” gibi bir soruya hâlâ bu albümün ilk parçasıyla rahat rahat cevap verebiliyorsak söz konusu durum bunun kanıtı olsa gerek.
Yazılmasına daha pek çok şey yazılabilir. Ancak tarihte, direkt dönemsel açıdan bir eşi benzeri daha olmayacak böyle bir albüm için, sanırım sözün olabildiğince kısası makbul olur.
Albüm bilgileri
- Ozzy Osbourne: Vokal, mızıka (2), beste (1-4, 6)
- Tony Iommi: Gitar, beste (1-4, 6)
- Geezer Butler: Bas, beste (1-4, 6)
- Bill Ward: Davul, beste (1-4, 6)
- A Yüzü
- 1) Black Sabbath
- 2) The Wizard
- 3) Behind the Wall of Sleep
- 4) N.I.B.
- B Yüzü
- 5) Evil Woman, Don’t Play Your Games with Me (Crow cover'ı)
- 6) Sleeping Village
- 7) Warning (Aynsley Dunbar Retaliation cover'ı)

Bir yanıt yazın