Kaynayan bir su gibi taşarcasına insanın bam teline dokunuyor.
Erhan Yiğit
Herkese selamlar, Sitede eksik olan, klasikleşmiş veya hak ettiği ilgiyi görememiş bir albümü daha buraya kazandırmak adına PERSEFONE’nin Truth Inside the Shades albümünü seçtim ve yazmak üzere bilgisayarımı karşıma aldım. Andorra gibi bir mikro ülkeden çıkmış olması ile bilinen grup geçtiğimiz yıl albümü tekrar kaydedip yayınladı ve bu vesileyle albüm yeni bir yüze sahip oldu.
2001 yılında kariyerine adım atan grup 2004 yılında çıkarmış oldukları bence en iyi çalışması olan bu albümleri ile ne kadar dehşetengiz bir müzik yaptıklarını kanıtladıktan sonra 2018 yılına kadar düzenli aralıklarla ”Hep burdayız” dediler. Yakın zamanda yeni bir albüm ile piyasayı tekrar sallaması beklenen grup bence Truth Inside the Shades kadar vurucu bir şey henüz yapmadı.
İcra ettikleri müzik neticesinde kimi zaman Opeth kimi zaman ise Edge of Sanity gruplarına benzetilen PERSEFONE bence benzetilmenin çok daha ötesinde bir grup. Çeşitli sitelerde ‘bunu seven bunu da sevdi’ minvalindeki başlıkların altında bulunan grupların tamamından esintiler barındırsa da PERSEFONE’nin sonuna kadar bağımsız ve neredeyse eşsiz bir müzik yaptığını düşünüyorum. Söz gelimi albümün 11 dakika uzunluğundaki aynı isimli şarkısına bakarak bile grubun ne kadar cesur ve inanılmaz ataklar ile kendilerini gösterdiklerini anlayabiliriz.
Kullanılan bütün enstrümanlar lead düzeyde birbirlerinin önüne geçmeyecek şekilde çalınmış. Odak noktası olarak alınan bu müzik anlayışı albümün tamamına çok steril bir şekilde uygulanmış. Melodik ve progresif olma tanımıyla birebir örtüşen, adeta dans eden melodiler öylesine özenli bir şekilde seçilip hazırlanmış ki her birini ayrı ayrı anlarda hatırlamak mümkün. Böylesine açık seçik bir üslupla çalışan grubun geri planda kalmasının, çok bilinmemesinin sebebi tabii ki de müziği değil. Belki kendilerini ileriye taşıyacak bir reklam aracı kullanmamaları ile alakalıdır bilemiyorum ama genel dinleyicinin aksine PERSEFONE’den etkilenen grupların da haddi hesabı yok açıkcası. Özellikle şu an incelediğim albüm öylesine muhteşem kaynaklar ve fikirler barındırıyor ki, öylesine doluca ve zengin ki herhangi bir grup sadece ilk 3 şarkısına bakarak bile bir albümünü kotarabilir.

İlham verici yanının korkunç derecede ön planda olduğunu düşündüğüm Truth Inside the Shades’in en sevdiğim yanı ise Dark Tranquillity’i andıran çift gitar harmonilerini ve baskın diyebileceğim düzeyde piyano ve klavye kullanımlarını sunması. Geniş ve nefes alan bir düzlemde dinleyiciye sunulan bu imkanlar bazı anlar resmen çığırından çıkıp sanki kaynayan bir su gibi taşarcasına insanın bam teline dokunurken diğer yandan folk metale ve özellikle Kalmah’a göndermeler yapmayı ihmal etmeyen bir epiklik ile rifleri suratınıza çarpıyor. Anlayacağınız Truth Inside the Shades bir yandan severken bir yandan da dövmeyi unutmuyor.
Vokaller konusuna gelecek olursak tıpkı gitarlarda işlenen yoğun epikliğin, melankolinin ve seçkin teknik üslubunun aynını orada da görmek mümkün. Albümde Clean ve brutal vokallerin cirit atarcasına birbirinin üstüne atladığı anlar yukarıda bahsettiğim insanüstü enstrüman kullanımının bile önüne geçebiliyor. Bu konuda PERSEFONE’nin eline su dökebilecek grupların sayısı bir hayli az doğrusu. Örnek vermem gerekirse yine Truth Inside the Shades’in 4:06’dan itibaren başlayan bölümünün arkasından gelen clean vokal kullanımını övmek için uygun bir kelime ya da cümle kuramıyorum. Bazen bazı şarkılarda yaptığım şeyi bu şarkıda da tekrarlayıp sadece bu kısmını da dinleyebilmek için 11 dakikamı ayırıyorum.
Teknikten ve melodiden bahsetmişken gitarları da atlamamak lazım. Zira albüm başlı başına bir melodi ve his başyapıtına dönüşüyorsa bunda en büyük paya gitarlar ve o gitarları çalan maharetli eller sahip. Sonu gelmeyen bir canavarlığın sergilendiği sololar atılırken şarkılarda adeta can pazarı yaşanıyor, gitaristler gitaristlikten sıyrılıp bir anda cellat oluveriyorlar. Zaten böyle bir albüme de ancak böylesine adamlar yakışırdı deyip övgülerimi yavaş yavaş sonlandırıyorum.

Hazır Liquid Tension Experiment de bir albüm yayınlamışken ve o albümü dinleyen kulaklar progresif metal için iyice ısınmışken bu albümü de tekrar anmadan geçmeyen. Az bilinirliğinden ötürü daha önce dinlemişliği olmayan prog severler ise bir zahmet dinleyiversin zaten.
Tam puan yazacakken şöyle bir durup acaba 9,5 mu yoksa 10 mu? diye kısa bir müddet düşündüm ve karar veremedim. Yine de bu adamlardan daha iyisi gelir diyerek 9,5 diyorum.
Albüm bilgileri
- Carlos Lozano Quintanilla: Gitar, vokal
- Jordi Gorgues Mateu: Gitar
- Toni Mestre Coy: Bas
- Miguel Espinosa: Klavye, vokal
- Aleix Dorca Josa: Davul
- My Unwithered Shrine
- The Whisper of Men
- Truth Inside the Shades
- Niflheim (The Eyes That Hold the Edge)
- Atemporal Divinity
- The Demise of Oblivion

Bir yanıt yazın