“Made in China” ifadesini tercih edilir kılan, özgün bir black metal çalışması.
12 yılı geride bırakmaya hazırlanan Pasifagresif olarak, site tarihinin ilk Çinli grubuyla karşınızdayız. Resmî rakamlara göre 2020 nüfusu 1.439.323.776 olan Çin, metal-archieves’a göre bugüne dek yalnızca 341 grup çıkarmış; esasında metal kavramından bu kadar uzak bir ülke. SEPULTURA’nın dünya çapındaki başarılarına bakınca insan belli bir kültürel birikimi olan toprakların bir şekilde kendisini temsil edecek, karakteristik, özgün bir grup çıkarabilmiş olmasını bekliyor. Çin’in 17’de 1’i nüfusa sahip ülkemiz bile, yine metal-archives’a göre bugüne dek 542 grup çıkarmış. Böylesi metal fukarası, metal yoksunu bir yer Çin.
Ne var ki ülkenin hayvan çocuğu gibi derin, kadim, zengin bir kültürel mirası ve tarihi olduğu da gün gibi ortada. Ülkeden çıkan başlıca metal gruplarının listelerine baktığımda gerçekten de adını duyurmuş, metal ortamında yer etmiş herhangi bir gruba rastlayamıyoruz. Moğolistan/Pekin ortak yapımı folk/heavy metal grubu TENGGER CAVALRY’yi bir kenara ayırırsak, gerçekten de ülkenin öyle adı anılmadan geçilemeyecek türde lider bir metal oluşumu mevcut değil.
Ne var ki değişmeyen tek şey değişimin kendisidir ve günün birinde, esas kabul edilen pek çok şeyin aslında tam da öyle olmadığını görebiliriz. Bugün işleyeceğimiz VENGEFUL SPECTRE, Çin’in Guangdong bölgesinden çıkan bir folk black metal grubu. Folk deyince pek çoğumuzun aklına yerel enstrümanlar, otantik motifler geliyor, ki VENGEFUL SPECTRE özelinde de bu durum geçerli. Geçtiğimiz yıl kurulan ve kendi adını taşıyan bu ilk albümünü 2020’de çıkaran grup, altı bölümden oluşan ve içerisinde savaş, komplo, ihanet ve intikam ekseninde dönen bazı savaşçıların hikâyesini anlatıyor.

Albümü dinlerken şarkıların bir örgüyü takip ettiğini, bir bütünün parçaları olduğu rahatça anlayabiliyoruz. Adlarını bilmediğim için tek tek anamayacağım çeşitli yerel çalgıların da eşlik ettiği müzik, albüm kapağında resmedilen türde bir yıkımın, savaş sonrası acısının notalara dökülmüş hâlini sunuyor. Grubun müziğini tarif etmek istediğimde, açıkçası türün demirbaş isimlerinden öyle özellikle öne çıkan birileri akla gelmiyor. Olayın içinde folk unsurlar olduğundan, VENGEFUL SPECTRE doğal olarak olayın daha sanat sepet tarafına kayıyor ve sinematografik bir bağlamda konusunu işliyor. Dolayısıyla albümden öyle cehennem azaplarıyla dolu, Ortodoks yanı baskın veya terör propagandası yapan bir black metal beklememek lazım. “殞煞”ı dinlerken grubun yaratmak istediği atmosferin, hedeflenen ruh hâlinin oluşturulduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Grup sadece “buralardan pek grup çıkmıyor, verelim yereli verelim motifi, adımızı duyuralım” düşüncesiyle yola çıkmamış ve gerçek anlamda değerli bir şeyler üretme isteğini hissettirmeyi başarmış. Tür içerisinde on yıllardır sayısız kez işlenen kuzeyli ve Avrupalı temalara biraz ara vermek ve mistik, gizemli bir Uzak Doğu temasına gömülmek isterseniz, “殞煞”nin bunu ziyadesiyle iyi yaptığı söylenebilir.
Albümün yerel motif taraflarının aşağı çekip özbeöz black metale abandığı kısımlarda, taramalı melodik black metalin ağır bastığı ve Avrupalı bir grubun yapacağından çok da farkı olmayan bölümler görüyoruz. Bu tür daha düz kısımlara eklenen üflemeli ve yaylılar, VENGEFUL SPECTRE’ın gerçekten de özgün olduğu ve neredeyse kimseye benzemediği noktaları oluşturuyor. TAAKE’nin kitleleri ikiye bölen banjo kullanımıyla adını duyuran “Myr” şarkısındaki sıra dışılık neyse, VENGEFUL SPECTRE da benzer detayları ilk albümü içerisinde cömertçe kullanıyor. Bu tarz yerel motifli bir albümü dinlerken beklenebilecek farklı vokal kullanımlarının “殞煞”de kendilerine yer bulmadıklarını söyleyebilirim. Örneğin Moğolistan’ın throat singing’i gibi, albüme Çin kültürüne özgü nasıl bir yan vokal karakteri yansıtılabilirdi, vokal çeşitliliği nasıl zenginleştirilebilirdi açıkçası bilmiyorum, lakin sanki bu albüm bu tarz hiç beklenmedik; başka bir grupta karşımıza çıkamayacak daha yerel ve metalden uzak bir vokal motifine kaldırabilirdi gibime geliyor. VENGEFUL SPECTRE bu tarz bir yola gitmemiş ve tamamı shriek tarzında, yer yer Dani Filth’i anımsatan ancak onun kadar şirret de olmayan bir vokal karakteri tercih etmiş. Albümü dinlerken “şu da olsaymış” diye düşündüğüm ender noktalardan biri bu vokal çeşitliliği olduğundan bahsetmeden geçmeyeyim dedim.

Bunun haricinde albüm, black metal adına öyle dağları devirip dünyaları yerinden oynatmasa bile gayet özgün, en azından benzeri çok az rastlanır bir şey sunduğu için takdiri hak ediyor. Bu albümü de 2020’ye yetiştirip daha fazla insanın haberdar olmasını isterdim, ama sonuçta yıl sonu listesi dediğin birkaç haftalık mevzu. Önemli olan birilerinin bu müziğin varlığı öğrenmesine vesile olmak. Eğer black metal seviyorsanız ve Uzak Doğu karakteriyle sunulan bir örneğini daha önce duymadıysanız, VENGEFUL SPECTRE’a mutlaka şans verin. 2019’da kurulup 2020’de bu albümü çıkaran bir grup, en azından özgün kimliği ile bu ilgiyi hak ediyor.
Albüm bilgileri
- Frozen: Vokal
- 鬼焛: Gitar
- 楚馗: Gitar
- 冢影: Bas
- 羅剎: Davul
- 破軍 The Expendables
- 殞殤 Desperate War
- 慟嘯 Wailing Wrath
- 歸隱 Hermit
- 肅弒 Rainy Night Carnage
- 哀忿 Despair and Resentment

Bir yanıt yazın