İsveç sound’u ve Rus deliliğinden doğan gerçek bir balyoz.
Bugün normalde NEXION’un albümünü incelemem gerekiyordu, lakin son günlerdeki iş yoğunluğu nedeniyle elim sürekli bu albüme gittiğinden hazır ilham gelmişken, gaza gelmişken bunu öne alayım dedim.
Yalnızca iki gün önce İsmail vilehand tarafından yazılan DISRUPTED kritiğinde üzerinde durulduğu gibi, İsveç death metali ile HM-2 arasında çok içli dışlı bir ilişki söz konusudur ve bu ilişki metal dünyasındaki diğer türlerde rastlanmayan düzeyde bir birbirine bağlılık sergilemektedir. Boss HM-2, sadece tek bir türün icra edilmesini sağlamak için yaratılmış bir pedal gibidir.
Elbette ki yıllar için başka pedallar, yazılımlar çıktı ve benzer sound’lara ulaşıldı. Ama HM-2’nin otantikliği, içinde pıhtılaşmış kan ve egzoz varmış gibi gelen tonu hiçbir zaman eskimedi.
Bugün bu anlayışın doğu tarafımızdan gelen bir temsilcisiyle birlikteyiz. Bizleri Rusya’dan selamlayan ve ilk albümleriyle takip listemize aldığımız WOMBRIPPER, bana kalırsa HM-2 tabanlı death metalin hem bu yıl hem uzun uzun yıllardır yapılan en iyi işlerinden biriyle karşımızda. Grubun çiğ ve adrenalin akan karakteri gerçekten de soluk aldırmaz bir agresiflikle yansıtılıyor ve dinlerken sağı solu devirmemek için kendinizi zor tutuyorsunuz.
Hani hiçbir karakterinin yerinde olmak istemediğiniz diziler vardır. İstisnasız her karakterin hayatını cehenneme çeviren bir geçmişi, gündemi ya da başına gelmesi beklenen korkunç olayları vardır. Rezalet bir gün geçirdikten, ölümlerden ölüm beğendikten sonra hastanede biten bir gecede, arada figüran bir hemşire veya doktor çıkar ve esas karakterlerden birine “ameliyatı iyi geçti” gibisinden tek bir cümle söyleyip dizideki işlevini tamamlar. Siz de o rolü bir can simidi olarak görür ve “illa dizideki biri olacaksam bu doktor ya da hastanede çalışan temizlik görevlisi falan olayım, diğerlerininki çekilecek dert değil” diye düşünürsünüz. İşte “Macabre Melodies” o minik figüranın dahi olmadığı, herkesin perişan olduğu ve her bölümde ölmekten beter olan karakterlerle dolu bir albüm.

“Macabre Melodies”in bence çok iyi olmasını sağlayan şeylerin başında, WOMBRIPPER’ın şerefsiz tıynette rif yazmayı çok iyi bilmesi geliyor. Farz edelim askere gittiniz ve en yakın arkadaşınız sevgilinizi çalıp Instagram’a birlikte foto atıyor. Ya da okusun diye oğlunuzu Amerika’ya yollamışsınız ve o 4 yıl boyunca sizi okula gidiyorum diye kandırıp gönderdiğiniz tüm parayı sağda solda yemiş, 4 yıl mal gibi gezip tozup aynen geri dönmüş. İşte böyle rifler var “Macabre Melodies”de.
Daha albüm başlar başlamaz, ceza sahası dışından vurulan ıslak futbol topu gibi suratımızda patlayan “Possessed by Unknown”la sarsılıyoruz. Grup bu HM-2 sound’unun yanında öyle distortion’lı bir bas kullanıyor ki, şarkının en sonundaki bas slide’ında hayatımda ilk defa bir hayatımda ilk defa bir sesi gözlerimle görmüş olabilirim. Baya demir bir boru gibi önümde duruyordu, kafamı falan çarptım slide’a. TESTAMENT – “Apocalyptic City” kırması bir rifle açılışını yapan “Obscurity Depths’in ne oluyor demeye kalmadan boyunları kırması ve akabinde DIMENSION ZERO’ya dönüşüp 10 yıl tavandan sarkıtılıp demir sertliğine erişmiş bir İsveç sucuğu gibi kafamıza vurması da aldığımız zevki perçinliyor.
Bu gibi demirbaş öküzlüklerin yanında, albümün bazı ince zevkleri olan dinleyicileri ihya edebilecek türlü numaraları var. Misal “Join Undead”in 2.10-2.12 arasında hi-hat uğultusu duyuluyor. HI-HAT UĞULTUSU nedir bilir misiniz? Zilin sustain’li bir şekilde tıssss etmesinden bahsetmiyorum. Titreşimle ortaya çıkan o rezonansın arkadan HUĞĞĞĞĞĞ diye uğuldamasından bahsediyorum. Stüdyoya giden, davul çalan, o adrenalini bilen insanlar için bu o kadar gaza getirici bir şey ki, bir anlık bile olsa o kadar farklı bir canlılık katıyor ki anlatamam. Baştan sona “Raining Blood” introsuna saygı duruşu niteliğindeki “Macabre Void”un ardından gelen “Devastation into Waste” ve kapanışı yapan yaklaşık 8 dakikalık death metal kamyonu “Fractures” gibi pek çok şarkıyla “Macabre Melodies” bana kalırsa çok çok uzun zamandır İsveç dışından İsveç usulü death metal icra edilen belki de en iyi albüm olma potansiyelini taşıyor. Bu düzlemden bakınca, bence yine harika bir albüm çıkaran LIK’in tam olarak yapamadığı şeyi WOMBRIPPER ağza vurulan kurak gibi yapıyor. Şu 37 dakikayı dinleyip de gruba saygı duymamak, elinize balyoz alıp cam çerçeve indirme isteği duymamak cidden kolay değil.

Eğer İsveç death metalini, HM-2 sound’unu seviyorsanız ve prodüksiyonundan bestelerine, genel tavrından adrenalinine kadar her şeyiyle infilak eden bir albüm dinlemek istiyorsanız WOMBRIPPER’a kesinlikle kayıtsız kalmayın.
Albüm bilgileri
- Dan Kuskov: Gitar, vokal
- Konstantin Korolev: Bas
- A.V. Petrov: Davul
- Possessed by Unknown
- Join Undead
- Obscurity Depths
- Shredded Corpse Remains
- Wicked Breed
- Macabre Void
- Devastation into Waste
- Already Dead
- Church of Repulsion
- Fractures

Bir yanıt yazın