“Sonunda o kadar korkunç şeyler göreceğiz ki birisi ışıkları kapatsın diye yalvaracağız.”
Bazen daha önce hiç duymadığınız bir grubun bir şarkısını duyarsınız ve “ulan bu neymiş böyle, yıllardır ihtiyacım olduğunun farkında olmadığım şey meğer buymuş” dersiniz. ANAAL NATHRAKH da benim için böyle olmuştu. ANAAL NATHRAKH nakarat melodisi konusunda ekstrem metal dünyasının aykırı çocuğu olduğundan, bu melodik nakaratlar ister istemez insanın ilgisini cezbediyor. Grupla ilk tanışmam da yine böyle bir nakarata, 2006’daki “Eschaton”da yer alan hayyyyvan gibi güzel nakaratlı “When the Lion Devours Both Dragon and Child”a tekabül ediyor. O şarkıyı duymuş, dellenmiş ve o güne dek ihtiyaç duyduğum şeyin o olduğuna kanaat getirmiştim. Varlığından 2 dakika önce haberdar olduğum bir şeye duygusal anlamda büyük bir yatırım yapmıştım.
Yıllar geçti, ANAAL NATHRAKH üretken ve yaratıcı karakterini her daim sürdürdü. Yeri geldi bir heavy metal veya power metal grubu kullansa olay yaratacak düzeyde görkemli bir nakaratı dünyanın en pislik şarkısı içinde kullandılar, yeri geldi endüstriyel noisecore’un içine King Diamond vokali yedirdiler.
Bugün karşımızda grubun yepyeni albümü “Endarkenment” var. ANAAL NATHRAKH’ın daha önceki işlerinde görmediğimiz bir ışıltı ve kolay alışılırlığa sahip olan “Endarkenment”, bizleri “gözlerinde yarrak olan domuzlarız, dünyanın sonuna otuzbir çekiyoruz” düsturuyla selamlıyor. Şimdi gelin albümün derinliklerine inelim.
Müziklerine baktığımızda iki ANAAL NATHRAKH üyesinin kafalarının gayet iyi çalıştığı zaten belli olsa da yıllar önce ANAAL NATHRAKH vokalist Dave Hunt’la yaptığımız röportajda kendisinin ne kadar zeki bir insan olduğuna ilk elden de tanık olmuştuk. Hunt bu albüm konsepti için de yine karanlık dehlizlere girmiş ve dünyanın durumunun siki tutmuşluğunu vurgulayan sözler yazarak albümün temasının altını doldurmuş. “Dünya siki tutmuş durumda ve ne yaptığını bilmeyen insanlar tarafından sürekli sikilmeye devam ediyor” diyen Hunt, albüm adı olan “daha da karartmak” çerçevesinde günümüzün gerçek bir çöküş olduğunu vurguluyor.

“Abi zaten dünyayı üç tane aile yönetiyor”, “beş petrol şirketi bir yerde toplantı yaparsa hemen kaç, kesin bir yerde savaş çıkacaktır” veya “en büyük birkaç devletin başkanı birlikte yemek yerse menüde sen varsındır” gibi klişelerin ötesine geçen bu temada, insanın değersizliğinden, dünyanın birkaç güçlü unsur tarafından yok edildiğinden bahsediliyor ve bu güçlü unsurların bu denli etkili olduklarından kendilerinin bile haberdar olmadığı vurgulanıyor. Dahası, bizler de hiçbir şeye müdahale edemeden, yitik bir insanlık olarak yuvarlanıp duruyoruz. Grup bu noktada içgüdüleri üzerinden hareket eden canlılar olduğumuzu vurguluyor:
“Bizler onursuz, aşağılık ve gerçeklik konusunda körleşmiş çiftlik hayvanlarıyız. Tamamen libidolarımız tarafından yönetiliyoruz; anlamlı bir şey bulduğumuzda dahi bunu derhâl bir fetiş unsuruna dönüştürüyoruz. Nereye baksak ereksiyon, nereyi koklasak kasık teri.”
Albümdeki müzik de bunun bir örüntüsü olarak karşımıza çıkıyor. Yukarıda da dediğim gibi, “Endarkenment” ANAAL NATHRAKH’ın bugüne kadarki en kolay alışılır, steril ve “yumuşak” albümü. Tabii ki ANAAL NATHRAKH standartlarına göre. Nakaratlardaki parıltılı hava, gayet kolay anlaşılır, nispeten lineer ve konvansiyonel şarkı yapıları bu durumun göstergesi ve grup da bunu bilinçli şekilde yaptıklarını ifade ediyor, olgunluk vurgusunda bulunuyor. Elbette ki ANAAL NATHRAKH’tan bahsediyoruz ve ortada tabii ki de ekstrem bir müzik var. Ancak grubun uzun süreli takipçileri neden bahsettiğimi rahatça anlayacaktır. Grup yeri geliyor araya hiç de negatif olmayan bir melodi sokuyor, yeri geliyor kederli denebilecek ortamlar yaratıyor.
Bahsedilen konu bu kadar net ve tavizsiz olmasına rağmen müzikteki sertlikten taviz verilmiş olması ve daha tane tane bir ANAAL NATHRALH duyuyor oluşumuz, bence grubun mesajını daha rahat iletmek istemesiyle ilgili. ANAAL NATHRAKH pek tabii full yıkım bir albüm de sunabilirdi, ancak işlenen temaların insan odaklı, eleştirel ve gerçek olması nedeniyle bir miktar normalleştiklerini, “yeni normallerini” sunduklarını düşünüyorum.
Akıllı telefonlarımız olmadan neredeyse yaşayamaz duruma geldiğimiz, sibernetik bir yaşama kucak açtığımız bu yarı-cyborg çağda insanın albümde bahsedilen türde bir “yuvarlanıp gitme”ye bağımlı kalması; çekici şekilde sunulan her tür akıntıya can ata ata kapılması, yerlerde sürünen algı eşiği ve varlığından adeta memnuniyet duyduğu dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyle karşısına çıkan her türlü yeni şeyi inanılmaz bir tutkuyla arzulaması ve yine inanılmaz bir hızla sıkılıp her şeyi değersizleştirmesi, şüphesiz ki insanın çoğunlukla farkında bile olmadığı en büyük yapısal bozukluklarından biri. ANAAL NATHRAKH işte bu farkında bile olunmayan çöküşten, her şeyin çok daha karanlık noktalara gitmesinden bahsediyor ve hem çobanlar hem koyunlar birlikte uçurumdan aşağıya gittiğimizi söylüyor. Yeri geliyor, kendi kafasında suçlu olarak gördüğü herkesin acı çekmesi gerektiğini düşünen ve bundan zevk alan toplumu “intikam peşindeki sadist bir muhasebeci”ye benzetiyor, yeri geliyor Trump hayranı Brezilya başkanı Jair Bolsonaro’yu bir salya olarak betimliyor ve “görüşmemiz bittiğinde, çenemden akan Bolsonaro’yu sildi” diyerek önüne gelene yapıştırıyor.
Sonuç olarak ANAAL NATHRAKH kendine yakışanı yapıyor ve bir kıyamet tellallığına soyunuyor. Bunu “şöyle mahvolacağız, böyle yok olacağız”dan ziyade zaten çoktan başlamış ve geri döndürülemez bir süreç olarak yansıtıyor olmaları albümün empati kurulabilir, etkileyici tarafını daha da öne çıkarıyor.

Bu yüzden de bu albüm hem yeni aldığı 200.000 TL’lik çantayı takipçilerine göstermeye can atan dünyadan bihaber influencer’a hem en ufak toplumsal olayda hemen trigger’lanarak Twitter’da #HaddiniBilBilmemkim, #ÖzürDileBilmemne gibi hashtag’lere sinirli ve kompleks dolu şeyler yazan duyarlı orospu çocuklarına hem de bu düzenin bu noktaya gelmesine ön ayak olan tüm güç sahiplerine; kısacası sana, bana, ona, herkese geliyor.
ANAAL NATHRAKH insan ırkı olarak topyekûn sıçıp sıvadığımızı söylüyor, iş işten geçeli çok oldu diyor ve üstümüze gözlerinden yarrak fışkıran domuz kafaları atıyor.
Albüm bilgileri
- V.I.T.R.I.O.L.: Vokal
- Mick Kenney: Tüm enstrümanlar
- Endarkenment
- Thus, Always, to Tyrants
- The Age of Starlight Ends
- Libidinous (A Pig with Cocks in Its Eyes)
- Beyond Words
- Feeding the Death Machine
- Create Art, Though the World May Perish
- Singularity
- Punish Them
- Requiem

Bir yanıt yazın