Piçlik, puştluk, kaos, karambol.
Aslına bakarsanız, “umumi tuvalete nükleer kaka yaparak ortalığı yangın yerine çeviren adam” kapağıyla dikkatimi daha Nisan ayından çeken bir albümdü “Endless Wound”. Kadrosunda BLOOD INCANTATION, SPECTRAL VOICE, KHEMMIS, PRIMITIVE MAN gibi sevdiğim grupların elemanlarını barındırıyor ve leş gibi death metal yapıyordu.
O dönemler salgının en bir coştuğu, tüm gündemi işgal ettiği zamanlar olduğundan BLACK CURSE’ün bu ilk albümünü bir şekilde atlamış ve sonradan da hep aklımda olmasına rağmen bir türlü sırayı getirememiştim. Benzer karakterdeki DEARTH albümü “To Crown All Befoulment”ı ta 18 Temmuz’da inceleyip kritiğin sonuna “Kritiğini henüz yazmadığım BLACK CURSE albümüne 9 vereceğim için bu albüme 8 veriyorum” diye not düşmüş olmama rağmen, gördüğünüz gibi “Endless Wound”u ancak şimdi yazabiliyorum.
Death metalin kaotik, karambole meyilli tarafıyla iştigal eden BLACK CURSE; dozajı azaltılmış, daha tane tane bir TEITANBLOOD, GRAVE MIASMA, GRAVE UPHEAVAL havasına sahip bir müzik yapıyor. Yeri geliyor kontrolsüze yakın bir güçle veriyor blast’i, veriyor taramayı; yeri geliyor albüme adını veren şarkıda görüldüğü üzere INCANTATION’ı hatırlatan orta ve düşük tempolara yelken açıyor.
Her hâliyle sevimsiz, şekilsiz, bulanık rifler üzerinden ilerleyen şarkılarda; tek yönlü olmayan vokaller, hep daha zifiri bir karanlığı hedefleyen atmosferler ve kendi çaldığı gruplarla aşırı alakasız türde müzik yapan gruplara yaptığı prodüksiyonlardan tanıdığımız Arthur Rizk’in uğursuz ve artık marka olmaya giden dokunuşları var.

BLACK CURSE’ün ve “Endless Wound”un peşinde koştuğu çirkinlik bazı noktalarda black metalin kömürleşmiş karanlığına da yaklaşıyor ve akıllara IRKALLIAN ORACLE, DEVOURING STAR gibi daha da derin dehlizlere giren oluşumları getiriyor. Bu ifade mevcut çirkinliği vurgulamak açısından yetersiz mi kaldı? O zaman size albümdeki soloların hardcore düzeyde Kerry King solosu worship’e gönül verdiğini söylemem yeterli olacaktır herhalde. Hiçbir şey olmasa bile Kerry King solosu, bir müziği saniyesinde çirkin, sevimsiz, tatsız hâle getirmeye yetecektir elbet.
Bunun yanında albümde fark edilir düzeyde görülen bir piçlik, puştluk ve dolayısıyla punk karakterli leşlik mevcut. Bu sayede “Endless Wound”un paçoz, ilkel ve proto-black metale göz kırpan tarafı öne çıkıyor ve akıllara ta HELLHAMMER’ları dahi getirecek düzeyde eskilere giden ama bunu da günümüzün zeitgeist’ıyla yapan bir çalışma meydana geliyor. Bu tür karambol işlerin kimi dinleyiciler için bir şey ifade etmediğini; akılda kalıcılık, her şarkının bir diğerinden farklı karakteri olması gibi şeyleri olmazsa olmaz gören insanların bu tarz grup ve albümleri çok da değerli görmediğini biliyorum. Lakin kimi death metal ve black metal incelemelerimde de dediğim gibi bu olayın bir noktada şarkı şarkı ele alınmaktan bağımsız, bir ifade biçimi, bir duruş, bir manifesto hâline geldiğini ve bu sayede büyüdüğünü düşünüyorum. BLACK CURSE pek çok farklı unsuruyla bu durumu karşılıyor ve yazının başında da dediğim gibi benim için 9’luk bir albüme dönüşüyor. Bu büyük oranda kişisel bir şey olabilir, bu yüzden de bu tür kaotik, karambol bir şeye böyle yüksek not vermeyi meşrulaştırmaya, makul kılmaya çabalamaya da gerek olduğunu sanmıyorum.

Dediğim gibi, bu bir ifade biçimi ve ben karşımda sergilenen bu performans sanatının içeriğinden son derece memnunum. Bunu bir film, bir edebiyat ürünü ya da daha genel anlamda bir küfür, kirletme çabası, saldırı şekli olarak da alabilirsiniz; tamamen sizin bu şeye nasıl bir değer atfettiğinizle alakalı.
Albüm bilgileri
- Eli Wendler: Gitar, vokal
- Jonathan Campos: Gitar
- Morris Kolontyrsky: Bas
- Zach Coleman: Davul, perküsyon
- Charnel Rift
- Crowned in (Floral) Vice
- Enraptured by Decay
- Seared Eyes
- Lifeless Sanctum
- Endless Wound
- Finality I Behold

Bir yanıt yazın