Viski kokulu nihilizm.
ismail vilehand
Forgotten Tomb aslında herkesin çok bildiğini sandığı ama bir o kadar da hiç kimsenin bilmediği bir grup. İntiharcı, depresif black metalin ikonik albümlerinden “Songs to Leave” ve “Springtime Depression” gibi işlere imza atarak, türün başucu gruplarından biri oldukları çok net bir gerçek. Ancak Forgotten Tomb tarihi boyunca kendi müziğini adım adım geliştirmiş ve farklı varyasyonlar ile tarzını daha da üst seviyelere taşımış bir grup oldu.
İlk iki (Songs to Leave” ve “Springtime Depression) en intiharcı ve depresif albümlerinden beri, eski dönem Katatonia etkisini fazlaca barındıran, “Negative Megalomania” ile zirveye taşıyıp, grubun en uzun süreli şarkıları ile bir “ara dönem” başyapıtına imza attılar. “Negative Megalomania” zamanında tecrübe edenlerin çok iyi anlayacağı bir işitsel şölen olmakla beraber, grubun eski etkileşimlerini törpülemeye başlamadan önceki son eseri olarak, Forgotten Tomb hastalarının gönlünde ve beyninde taht kurmuştu.
Forgotten Tomb’un kariyerindeki dönüm noktası olan ve baskın “Southern metal” tarzı gitar ve vokal melodilerin kör gözüne parmak gibi sokulduğu, “Under Saturn Retrograde” albümü grubun eski “suicidal black metal” jiletçi tayfasını kısmen gruptan uzaklaştırdığı bir gerçek. Ancak farklı bir sound ile aynı nihilist ve üst düzey “kendimizi yok etmeliyiz” tavrını dibine kadar devam ettirmeleri aynı kafaya hizmet ettiklerini kabak gibi gösteriyordu.
“…and Don’t Deliver Us from Evil” albümüyle birlikte; Herr Morbid, Algol ve Asher üçlüsü kemik kadroyu sabitleyerek, az sonra bahsedeceğim “Nihilistic Estrangement” albümünün temellerini attılar. Fogotten Tomb’un sıradan bir “suicidal black metal” grubu olmasının önüne geçip, çok farklı kafalara hizmet etmeyi tercih ettiler. Peki, bu neden oldu?

Herr Morbid grubun beyni ve hatta her şeyi olarak ciddi bir “Southern metal” hayranı. Bu yöresel metal tutkusunu uzun yıllardır kademe kademe müziğine işledi ve bence Forgotten Tomb’un en iyi albümü olan “Hurt Yourself and the Ones You Love” başyapıtı ile bunu ayyuka çıkarttı. Down, Crowbar, Eyehategod gibi grupların kullandığı, New Orleans yöresinin melodileri tabanlı müziği, suicidal/depresif black metal gibi her açıdan zor bir müziğe entegre ederek, kimi tayfa tarafından aforoz edilse de, kendini bol viskili yoğun nihilist kafa ile yok etmek isteyenler için, hala kendi klasmanlarında dünyanın en iyi gruplarından biri olma iddiasını sürdürmeyi devam ettirdi.
Asıl konumuz olan “Nihilistic Estrangement” ile grubun amacı, ilk albümü olan Songs to Leave’den pek farklı değil, ancak müzikal olarak devasa bir fark söz konusu. Uzunca bahsettiğim gibi grup müziğini kademe kademe geliştirerek, belirli formüllerin karışımı sonucu, melez ancak benzersiz bir forma sokmaya başardığını albümü dinlerken hissetmek zor değil. “Hurt Yourself and the Ones You Love” ve onun küçük kardeşi olan “We Owe You Nothing” albümündeki badass/nihilist arası tavra oranla daha soyut/nihilist tavır takınmayı tercih etmişler. Albüm kapağında da görüldüğü üzere, önceki iki albümdeki gibi “ağza mermi vermek” veya “yürek sökmek” gibi somut/badass eylemler yerine “nihilizm şelaleleri” tarzı soyut bir tavra büründükleri anlaşılıyor.
Albümün açılış şarkısı “Active Shooter” önceki iki albümün (“Hurt Yourself and the Ones You Love” , “We Owe You Nothing”) havasına benzer tarzda, dinleyicinin ağzına yumruğu yapıştıran, “badass” bir şarkı olsa da sonrasında albüm kademe kademe nihilist tarafını kabartıp, dinleyiciyi içine hapsediyor. “Iris’ House Pt. I” girişindeki şahane southern melodi, “Iris’ House Pt. II” kafa koparan grooveları ile derinlerden yükselen albüm, “Nihilistic Estrangement” ile dinleyiciyi kafa üstü yere çakıyor. Tahmin edilebileceği üzere albümün duygusal patlama noktasını albümle aynı adı taşıyan parçaya saklamışlar ve çokta iyi yapmışlar.
Albümle alakalı en değerli şeylerden biri ise kusursuza yakın mutfak işçiliği. Yakın dönemdeki diğer Forgotten Tomb albümlerine göre vokalin sesi biraz fazla açılmış olsa da, her enstrüman gümbür gümbür duyuluyor. İyi bir ses sisteminde Algol beyefendinin basgitarı ile zevkten dört köşe olmamak neredeyse imkânsız.

Forgotten Tomb’un tek rakibi yine kendisi olduğundan “Nihilistic Estrangement” aldığı puanlardan bağımsız olarak şimdilik yılın en iyi albümlerinden biri. Viski başta olmak üzere, her türlü alkollü içkiyi ve adını anmanın yanlış olacağı bin bir türlü madde ile kendini yavaşça yok etmek isteyen herkesin ve özellikle nihilist kafaları yaşayanların içip, çekip zevkten dört köşe olmasını istediğim bir albüm.
Albüm bilgileri
- Ferdinando HM Marchisio: Vokal, gitar, sözler, besteler
- Alessandro ALGOL Comerio: Bas
- Kyoo Nam ASHER Rossi: Davul

Bir yanıt yazın