"Katatonia bu artık, kabullen…"
Onur Güzel
31 Ocak Cuma sabahı… Arabaya bindim, Spotify’da “New Music Radar” listemi açtım. Her Cuma sabahı aynı heyecanı yaşıyorum. Acaba bu hafta kim yeni şarkısını yayınladı? Listede iki şarkı dikkatimi çekti. Biri resmi kayıtlara göre Spotify’da bugüne kadar en çok dinlediğim grup olan Katatonia’nın yeni albümünden “Lacquer” şarkısı. Diğeri de On Thorns I Lay grubunun “Erynies” şarkısı.
Katatonia konser ilanını gördüğüm dakika bileti almıştım, hiç gecikmeden. Daha önce 2015 Küçükçiftlik Park konserinde izlemiştim. Grubu ne kadar sevdiğimi anlatmaya edebiyatım, dilbilgim yetmez. On Thorns I Lay ise “Future Narcotic” (2000) albümü haricinde dinlemediğim, çok ilgimi çekmeyen bir grup oldu. Eskiden kadın vokalli bir gruptu, ne ara bu tarz brutal vokalli doom yapmaya başladılar, ben kaçırmışım. Tüm ön yargılarımla iki şarkıyı dinledim, daha çok Katatonia dinledim, ama elim On Thorns I Lay’e gitti tekrar, onu da dinledim. Youtube’da “Lacquer” 134K dinlenmiş, “Erynies” 2K dinlenmiş. Katatonia; şehirli, elinde Starbucks karton bardaklı, evinde TV olmayan Massive Attack gibiydi. On Thorns I Lay ise Murat Kekilli tipli, atletli, Anadolu doom death metalcisiydi. Özetle Katatonia grubu, Macrocenter market; On Thorns I Lay grubu, BİM marketiydi. Maalesef dilim varmasa da gönlümden geçen “Erynies” şarkısının ağlaklığı “Lacquer” şarkısına bin basıyordu. Yunanistan:1 İsveç: 0 olmuştu artık.
Katatonia’yı bu mağlubiyetten dolayı eleştirmek istiyordum ama grupla aramızda değişik bir ilişki var. Eleştirmeye kalkışsam İbrahim Tatlıses gibi “Beni dövdüler abi dediğin zaman seni pezevenklerin elinden aldım.” diyecekmiş gibi geliyor. Üstümde hakkı var adamların. Çıkmazdayım, sevgili okur. Bu yüzden double üzgünüm.

Tamam, “Lacquer” kötü şarkı değil, girişi tebessüm ettiriyor, kesinlikle şarkının yumuşak tonu ile ilgili hiçbir sorunum yok, sorun melodi. Girişten sonraki kısımları çok tutmadım, hele ki “The levee breaking I can’t live to fight once more” kısmında yüzüm asıldı.
Uzun bir giriş oldu, pardon. Gelelim konsere…
Bilet ücreti: 110 TL. Mekan: IF Performance Hall-Beşiktaş. Katatonia , tek grup olarak sahne aldı. İzmir, Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’de 3 şehirde metal konseri düzenlemek kolay iş değil, saygı duyulası. Burada memleketimizi övmek istiyorum. Pazar gecesi düzenlenen konserin biletleri tükenmişti. Katatonia vokalisti bile “arkadaşlar, bu akşam Pazar, yarın iş güç var, sabah erken kalkacaksınız, evinize gitsenize.” dedi. Şarkılara kalabalık bir kitle eşlik etti. Vay anasını, ne çok Katatonia fanı varmış da haberimiz yokmuş dedim. Hele ki kitlenin yaş ortalamasının yüksek olması ayrı bir noktaydı. Ne kadar dedicated kitle!

Konserden önce Moonspell, In Flames, Dark Tranquality, Anathema, Sentenced gibi 90’lar Non Serviam Akmar pasajı metal şarkıları çaldı. Güzel ısındık. Ben de metale bu gruplarla giriş yaptığım için klasik şarkılarım bu tip gruplara aitti. Zamanın ilerlemesi bu gruplara yaramadı maalesef. Bu grupların yeni şarkıları böyle playlistelerde çalınmıyor. (Yiyorsa “Passer” çal, DJ, aşağıda açıklaması var.)
Biletler tükenmişti, mekan ağzına kadar doluydu, hatta ağzını da taşmış gibiydi. O küçük mekana göre kişi sayısı biraz fazlaydı. Yanlışlıkla çişin gelse geçmiş olsun yani Ses sistemi, eh işte kıvamındaydı. Ben çok teknik bir müzik dinleyicisi değilim. Yanlış yorum yapmak istemiyorum. Aynı mekandaki Sepultura konserinde ses sistemi daha iyiydi mesela. Maalesef bu konserde 2. gitar melodileri çok net duyulmuyordu. Davulcunun performansı ayrı bir cümleyi hak ediyor, kusursuz çaldı abimiz. Bravo fucking bravo!
Setlist aşağıdaki gibiydi;
• Forsaker
• Serac
• The Longest Year
• Burn the Remembrance
• My Twin
• Old Heart Falls
• Leaders
• Day and Then the Shade
• Passer
• Dead Letters
• The Racing Heart
• Ghost of the Sun
• Soil’s Song
Bis:
• July
• Lethean
• Night Comes Down – Judas Priest cover’ı
Grup sahneye tam vaktinde çıktı bu arada, buna da değineyim. Katatonia sahneye çıkınca sanki herkes sözleşmiş gibi “Forsaker” diye bağırmaya başladı. Sonra kafamıza kafamıza vurmaya başladılar “Forsaker” ile.
Playlist beni %100 mutlu etmedi. Hala Yıldız Tilbe İbo Şov tedirginliği üstümde ama ben 4 şarkıyı eleştireceğim; “Serac”, “Old Heart Falls”, “Passer”, “Night Comes Down”.

“Old Heart Falls” şarkısının gideri var, yeni albümden çalsınlar, hadi tamam. 7:25 dakikalık “Serac” şarkısı neden? Katatonia artık üst düzey bir vokale sahip “yaşlı ve popüler” bir progresif metal grubu. (ne dedim lan ben?) Bu tarz şarkılar, bu tarz bir albüm grubun fanları için değil, paşa gönlü için yaptığı bir müzik. Beğenmezsen dinlemezsin, olur biter. Hele “Passer”. Şarkının girişi. “Katatonia bu artık, kabullen” dedim kendi kendime. Ama gruba yıllarını verdikten sonra bu kadar kolay olmuyor kabullenmek. Kiminle ne için tartışıyorum, bilmiyorum fakat kendi içimde İsmail Saymaz – Selman Öğüt HaberTürk TV tartışma programı kıvamındaydım.
Gelen kitlenin çoğunun “Passer” şarkısını albümde birden fazla dinlemediğine bahse girerim. Daha çalmasını beklediğimiz o kadar çok şarkı varken uzun bir gitar solosu ve Judas Priest coverı? Oldu mu? Olmadı. Son Türkiye konserinde çaldıkları “Murder”, “Without God”, “Cold Ways” şarkıları çalınmadı. “Murder” çalınsaydı o mekân yıkılırdı bence.
Geri kalan herşey için yorumum; eticin, bal ve lokum. Hele “Ghost Of The Sun”. Offfff…. Nasıl gazdı, nasıl toz dumandı ortalık, anlatamam. Jonas reyis ,iğneyi sokup sokup çıkarttı kalbimize. “Teargas” ve “Burn The Remebrance” şarkıları da yüksekti. Ama “Teargas” en güzel yerinde gitarın doğaçlama bir solo girmesi biraz yersizdi bence. “Ghost Of The Sun” şarkısında;
“Truth is I have
Seen it come
Seen the ghost of the sun
Can’t have it undone”
kısımlarında gitarın arkadan gelen müthiş tınısını duyamadım. (moruk, bende mi sorun var?) İşte benim Katatonia’da gönül verdiğim şeyler böyle seslerdi, bunları duymak istiyordum. Katatonia favori şarkılarım aşağıda, neden bu kafada olduğumu anlatıyor bence;
• Dispossession
• Teargas
• Chrome
• Criminals
• Cold Ways
• Murder
• Nowhere
• Relention
• Saw You Drown
• Distrust
• For My Demons
• I Am Nothing
• Help Me Disappear
• Deliberation
• Dissolving Bonds
• Code Against Code
• The Itch
• Wait Outside
• Liberation

Ağlama duvarına çevirdim güzelim konserin kritiğini. Şimdi aşağıya 2001 senesinde Katatonia’nın ilk Türkiye konser setlistini yapıştırıyorum ve tüm camia olarak hızla yaşlandığımızın altını çizmek istiyorum. (keşke 20 sene öncesine gidebilsem…)
• Don’t Tell a Soul
• Nerve
• Deadhouse
• Teargas
• Stalemate
• Right Into the Bliss
• Chrome
• Tonight’s Music
• For My Demons
• Sweet Nurse
• I Am Nothing
• Cold Ways
• Endtime


Bir yanıt yazın