Bir müzik türü olarak DARKTHRONE.
Pek çok tür gibi black metalin de farklı alt türleri var. Melodiğinden tutun da en çiğine, post-rock’la iç içe geçirileninden daha thrash soslu olanına, death metalle sevişenine, gotik metale bulaşanına…
Tüm bu alt türler içerisinde bir tanesi var ki, yıllar boyunca neredeyse tek bir grupla özdeşleşmiş ve sadece o gruba özgü bir karaktere bürünmüş durumda.
Bu türün adı: DARKTHRONE.
Death metal yaparak başladığı kariyerini kısa sürede black metale çeviren ve türün en önemli albümlerinden en az üç tanesini ortamlara salan bu iki Kolbotn bebesi, sonradan tarzlarını sürekli başkalaştırmış, eski usule her daim sadık kalarak DARKTHRONE’un black metalden daha fazlasını ifade etmesini sağlamışlardı. Punk’a da bulaştılar heavy metale de; doom’a da bulaştılar thrash’e de. Sonuçta önemli olan bu iki adamın kendisiydi ve Fenriz ile Nocturno Culto her ne istiyorsa o oluyordu, dolayısıyla DARKTHRONE da o oluyordu ve biz de onları öyle kabul ediyorduk.
2016’da çıkan “Arctic Thunder“, büyük oranda tüm DARKTHRONE dinleyicileri tarafından sahiplenen, benimsenen bir albümdü. Grup soğuk black metal karakterini mükemmel bestelerle sunuyor ve gerçek, has DARKTHRONE ruhunu yaşatıyordu. Şu anda elimizde tuttuğumuz yeni albüm “Old Star”, bunu belli açılardan esneten ve DARKTHRONE’un değerini bir kez daha bizlere hatırlatan bir çalışma.

Bir black metal türü olarak DARKTHRONE’a gelirsek, ikili bu kez kısmen bocalama yaşadığı ve iyicene punk’laşma emareleri gösterdiği döneme oranla çok daha tehditkâr, karanlık ve saf bir black metal sentezi sunuyor. Bir tür olarak DARKTHRONE dediğim için, grubun black metale dair yorumunu olduğu gibi kabul ediyor ve “bunun nesi saf?” sorularını elimin tersiyle itiyorum. DARKTHRONE yapıyorsa black metaldir, en azından black metalin alt türlerinden biridir.
Grup burada bize CELTIC FROST, MOTÖRHEAD, BLACK SABBATH, IRON MAIDEN gibi devlerin bir sentezinden oluşan ve içinde black metal, punk, thrash, heavy metal, doom metal gibi türlerden bakış açıları ve formüller barındıran bir albüm sunuyor. Şarkıları dinlerken Fenriz ve Nocturno Culto’nun yaptıkları şeyin kalbinden geldiklerini, bunu yaşadıklarını, bu müziğin ta kendisi olduklarını hissetmemek mümkün değil. Bu müziği retro takılarak, zamanında yapılanları çok iyi özümseyerek, belirli türlere çok iyi hâkim olarak falan yapamazsınız; bu müziği yapmak için direkt olarak, doğrudan, her şeyiyle bu müzik olmanız ve günahıyla sevabıyla bu müziği yapmanız gerekir. Seksenlerin sonunda ortaya çıkmış ve tüm bu dönemleri bire bir deneyimlemiş bir DARKTHRONE değilseniz, mümkünü yok bunu bu denli saf ve orijinal şekilde yapamazsınız. Kaydından tutun riflerin karakterine, şarkıların giriş gelişme sonucundan tutun birtakım “bırak dağınık kalsın” örneklerine dek…

Dolayısıyla “Old Star” son derece genel, her çiçekten bal alan ama sonuçta kendi lezzetini oluşturan bir DARKTHRONE sunuyor bize. “Alp Man” gibi daha direkt, daha paçoz şarkılar da var, “The Hardship of the Scots” gibi CELTIC FROST karanlığına bulaşan, BLACK SABBATH darlayıcılığına el atanlar da. Albüm kaydı bana kalırsa grubun şu an bulunduğu nokta için gayet yeterli. DARKTHRONE’un aşağı yukarı “Ravishing Grimness” öncesinde “artık kayıtları boş tereyağı tenekesiyle yapmayalım, amfi falan kullanalım” diye düşündüğü göz önünde bulundurulduğunda, “Old Star” bu “mantık çerçevesinde” kayıtlar içeren sonraki dönemin en iyi gitar kaydı olarak karşımıza çıkıyor. Leşlik, etlilik, organiklik anlamında DARKTHRONE’a uygun yapıda, albümün kırçıllı ve tatsız havasına uygun ama bir o kadar da güçlü bir kayıt var.
Aynı şekilde vokaller de DARKTHRONE kimliğini gayet iyi şekilde yansıtan dolgunlukta, çiğlikte, DARKTHRONE’lukta. Bağırma, haykırış ve kükreyiş arası bir vokal yapan Nocturno Culto, Fenriz’in dumanlı kafasından çıkan acayip sözleri yine her zamanki DARKTHRONE’vari karakteriyle kusuyor, geceye pislikle dolu tuhaf ifadeler bırakıyor.

Tüm bunları topladığımızda da karşımıza canımız ciğerimiz DARKTHRONE’umuz çıkıyor. Genele baktığımızda ortada her şeyiyle kendine özgü bir oluşum, oluşumu da geçtim kavram var. DARKTHRONE kavramı gerçekten de elini attığı her şeyi kendisine uyarlayan, kendi kurallarıyla çirkinleştiren, kendi içine kata kata ilerleyen kara bir bulut gibi geziniyor metal âleminin üzerinde.
“Grup ne tür bir black metal yapıyor?”
– DARKTHRONE gibi.
“Gitar tonları nasıl?”
– DARKTHRONE gibi.
“Vokaller?”
– DARKTHRONE gibi.
“Davullar?”
– O da DARKTHRONE.
“Kayıt?”
– DARKTHRONE.
“Kapak?”
– Lan oğlum…
“Şarkılar?”
– DARKTHRONE lan işte.
“Sözler?”
– Bak hâlâ…
“Müzi-“
– Lan!
Albüm bilgileri
- Fenriz: Davul, ilave vokal, bas, ilave gitar, sözler
- Nocturno Culto: Vokal, gitar, bas
- I Muffle Your Inner Choir
- The Hardship of the Scots
- Old Star
- Alp Man
- Duke of Gloat
- The Key Is Inside the Wall

Bir yanıt yazın