1054’ten günümüze.
BATUSHKA şüphesiz ki black metal dünyasında son yılların en sansasyonel oluşumlarından biri. Kimliklerinin gizli olması, yaptıkları müziğin belirli bir karaktere çok iyi oturtulması ve konseptlerini kusursuz bir bütünlükle yansıtmaları, bu kimliği meçhul Polonyalıların 2015 yılında çıkardıkları “Litourgiya” albümlerinin tam anlamıyla kült bir işe dönüşmesini ve grubun epey göz önünde olmasını sağlamıştı.
Tıpkı kimliği gizli bir diğer grup olan GHOST içerisinde yaşanan ayrılıklar, suçlamalar ve dava süreçleri gibi BATUSHKA da bu sıkıntılardan nasibini aldı ve “Litourgiya” ile özene bezene yaratılan tüm o atmosfer, tüm o gizem bir çırpıda piç edilerek yerini isim haklarına, teliflere, bilmem nelere bıraktı. BATUSHKA gerçekten de Hristiyan cemaatinin 1054 yılında resmen Katolik Kilisesi ve Doğu Ortodoks Kilisesi olarak iki farklı klik şeklinde bölünmesi gibi çatırt diye ortadan ikiye ayrılmıştı.
Bu konular aylardır uzun uzadıya konuşulduğundan ben olayın sansasyon kısmına hiç bulaşmadan müzik tarafına eğileceğim. Burada ele aldığımız BATUSHKA, grubun gitaristi Krzysztof’un kontrolünde olan, “Krzysztof’un BATUSHKA’sı” olarak karşımıza çıkıyor. Krzysztof’un BATUSHKA’sı gördüğümüz üzere grup logosunda Kiril harflerini kullanmayı tercih ediyor, bu yüzden ben de yazının bundan sonraki kısmında Krzysztof’un grubundan БАТЮШКА olarak bahsedeceğim.
“Panihida” şeklinde telaffuz edilen ve “ağıt” anlamına gelen “Панихида”ya doğru yol almaya başlayalım.
Başkaları ne düşünür bilmem, ama ben grupta yaşanan tüm bu saçmalıkların albümün bazı taraflarını bir miktar aceleye getirmiş olabileceğini düşünüyorum. Tıpkı Abbath’ın IMMORTAL’dan ayrıldıktan sonra ilk solo albümünü bir çırpıda çıkarması gibi, Krzysztof’un da tüm bu olaylar içinde “esas BATUSHKA benim” demek adına “Панихида”yı çabucak tamamlayarak çıkarmış olabileceğine inanıyorum. “Панихида”yı ilk dinleyişimde albümün “Litourgiya”daki rahatlığı, sakinliği, atmosferi barındırmadığını ve bir miktar apar topar olduğunu düşündüm. Gerçekten de ilk albüm, herhangi bir beklenti, baskı, acele olmadığından son derece planlı, detaylarıyla öne çıkan bir mizaçtaydı. “Панихида”da ise, illaki olumsuz bir sonuç doğurması gerekmeyecek şekilde bariz bir acele, telaş, koşturma var. Bunun sebebi bahsettiğim bu “önce ben çıkarayım” düşüncesi mi, elbette bilmiyorum. Belki grup içinde hiçbir sorun çıkmamış olsaydı da yeni BATUSHKA albümü aynen bu olacaktı. Ama şimdi karşımızda BATUSHKA değil БАТЮШКА var ve her şey yolunda gitmiş olsaydı, vokalist Bartłomiej hâlâ grupta olsaydı, sanki “Панихида” (ya da adı her ne olacaktıysa) bundan daha farklı bir şey olurdu gibi hissediyorum.

Bana bunları düşündüren şeylerden biri, “Панихида”nın vokal açısından ilk albümden farklı bir yerde durması. Elbette ki farklı durabilir, ancak o albümün en değerli dinamiklerinden, sıra dışılıklarından biri olan ve BATUSHKA kimliğinin alametifarikalarından olan rahip/oda korosu vokallerinin bu albümde çok daha geri planda, çok daha iddiasız şekilde sunuluyor olması bana Krzysztof’un bir şeyleri saklama yoluna gittiğini hissettiriyor. Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama “Песнь 5”teki rahip vokalleri bile ilk albüme göre daha bir çekingen duruyor.
Bu durum doğal olarak albümün daha bir vahşi, atılgan, vurdulu kırdılı olmasını sağlıyor. Atmosfer oluşturan kısımlar, kilise kokulu bölümler “Панихида”da çok daha geri planda. Bartłomiej’in ilk albümün aşırı karakteristik bir şeye dönüşmesini sağlayan vokallerinin aksine, Krzysztof’un vokalleri çok daha standart, yırtıcı bir black metal kimliği barındırıyor. Kötü mü, değil. Ancak orijinallik, farklılık, karakter açısından “Панихида”nın “Litourgiya” kadar değerli ve özel olamayacağı da çok net şekilde ortada. Burada ister istemez bir kıyaslamaya gitmek durumundayız, çünkü ortada başarısı nedeniyle bölünmüş bir grup ve bu grubun geleceğinin ne olması gerektiğine karar verecek 1 (yazıyla bir) tane insan var. Krzysztof bence burada ya “Litourgiya II”yi yaparak “Bakın ilk albüm tamamen benim yaratımımdı, alın size çok benzerini yaptım, BATUSHKA benim bana konuşun” diyecekti, ya da bölünmeyle birlikte kaybolan kimi dinamikleri “burada kararları ben veririm, yeni БАТЮШКА’da öyle kilise ayini gibi vokaller falan biraz sakin olsun bakalım; ben savaş istiyorum, yıkım istiyorum” diyerek şu an karşımızda duran “Панихида” gibi bir şey çıkaracaktı.
Burada Krzysztof’un doğru kararı verip vermemesiyle ilgili ahkâm kesemem elbet; adamın grubu, ne isterse onu yapar. Ancak Bartłomiej önderliğinde ve Metal Blade bünyesindeki BATUSHKA’nın da ilk albümdeki BATUSHKA’ya göre çok daha direkt, düz bir black metal kimliği izleyeceğini hissettiren türde bir şarkı yayınlaması, iki tarafın da “Litourgiya”dan sıyrılmak ve daha acımasız bir yöne kaymak istediğini düşündürtüyor bana.
Tüm bu tahlil, tahmin ve ANELİZLERİN ardından “Панихида”ya bakarsak, Krzysztof’un gayet eli yüzü düzgün bir black metal albümü yarattığını söyleyebiliriz. Rusçada “şarkı” anlamına gelen “Песнь”ler ilk albümdeki “ayin” anlamına gelen “Ектения”lara oranla daha az akılda kalıcı, daha direkt, daha hırslı anlar barındırıyorlar. “Litourgiya”nın çok güçlü bir melodik altyapısı vardı ve grup yer yer çok basit fikirlerle son derece etkileyici olmayı başarıyordu. O albümde gerçek anlamda black metal hit’leri görüyorduk ve zaten tüm bu BATUSHKA çılgınlığını yarayan da buydu.
“Панихида”da ise nasıl desem, daha “herhangi” bir black metal grubu havası var. Yine bir БАТЮШКА karakteri, yine ilk albümden alışık olduğumuz tatlar mevcut, ama daha sembolik, daha detay olarak kullanılmış şekilde. “Litourgiya”yı bilince, grubun bazı özel hareketlerinin, kombolarının ortadan kalktığını, aynı ruhani boyutun kalmadığını mecburen hissediyorsunuz. Yine de tüm bu eksilmeler БАТЮШКА’nın vasat bir albüm yaptığı anlamına gelmiyor. “Панихида” gerçekten çok iyi bir black metal albümü, içinde baya bir güzellik, tutku, duygu barındırıyor. İlk albüme değer katan unsurlardan bazıları burada olmasa da sonuçta iki albümü yaratan da aynı kişi ve kalitenin büyük oranda baki kalması da gayet doğal.
YİNE DE.

Yine de “Панихида”nın hayallerimi süsleyen, “Litourgiya”nın üstüne gelip БАТЮШКА’ya boyut atlatmasını beklediğim albüm olduğunu ne yazık ki söyleyemiyorum. Üzgünüm, albümü en az 10 kere dinledim ve her ne kadar YouTube yorumlarındaki herkes kendisini bir taraf tutmak zorunda hissetmiş ve albümü yere göğe sığdıramamış olsa da ben “Панихида”nın ortalamanın üstü bir black metal albümü olduğunu ve o kadarla kaldığını düşünüyorum.
Evet, Krzysztof yetenekli bir insan ve Bartłomiej’in BATUSHKA’sının albümünde de mutlaka ilginç şeyler olacaktır. Ama “Litourgiya”nın ruhani değerini ve manevi gücünü düşündüğümde, keşke BATUSHKA tek albümlük bir proje olsaydı, “Litourgiya”yı çıkarıp dağılsaydı, BATUSHKA adı 2010 sonrası metal dünyasının en sıra dışı oluşumlarından biri olarak sonsuza dek lekesiz ve kusursuz kalsaydı, sonra elemanlar isterlerse farklı isimlerde devam etselerdi demekten de kendimi alamıyorum.
Olmadı, sağlık olsun.
Albüm bilgileri
- Христофор: Her şey
- Konuk:
- Лех: İlave vokal
- Черный Монах: İlave vokal

Bir yanıt yazın