Bir anda bütün dünyam karardı, bu sesle sokaklar yankılandı.
Avrupa’da henüz gitmediğim birkaç ülkeden biri olan Polonya’dayız bugün de. Hoşuma giden bir terim vardı; “hayranlık duyduğunuz bir sanatçının doğduğu, yaşadığı yeri ziyaret etme isteği, arzusu” anlamına geliyordu. Terim neydi hatırlayamıyorum, ancak her neydiyse ben bu hissi Polonya’ya karşı besliyorum. Çok sevdiğim, taptığım pek çok grubun ülkesine, kurulduğu şehre gittim gezdim. Polonya ise bu hisleri yerinde deneyimlemem adına beni bekliyor. Bir gün mutlaka gideceğim, ama şu an için biz konumuza dönüp bu ülkenin geçen yıl çıkardığı bir diğer güzellik olan yeni VOIDHANGER albümüne yönelelim.
INFERNAL WAR gibi bir mükemmelliği bizlere sunan Polonya, bu kara zihinli kötücül adamların bir diğer projesi olan VOIDHANGER’la da yıllardır dehşet saçmayı sürdürüyor. Önceki albümlerini zamanında dinlediğim için geçtiğimiz yıl nasıl ıskaladığıma hayret ettiğim yeni albümleri “Dark Days of the Soul” neyse ki değerli takipçilerimizden İsmail vilehand tarafından hatırlatıldı ve geç de olsa siteye kazandırıyoruz.
INFERNAL WAR’u bilen şanslı kitle, grubun nasıl bir vahşet, nasıl bir paçozluk barındırdığını; ne denli acımasız ve amansız olduğunu pek tabii bilirler. İşte o INFERNAL WAR kadrosunda yer alan iki eleman, gruba konserlerde yardım eden bir diğer arkadaşla birlikte 2010 yılında VOIDHANGER adlı bu karanlık kumkumasını oluşturdular ve üçüncü albümleriyle karşımızdalar.

VOIDHANGER’ın yaydığı negatif enerji, mizantrop duruş, nihilist tavır öylesine büyük ki, adamların gitar tonundan bile nefret aktığını görebiliyorsunuz. INFERNAL WAR’a kıyasla çok daha punk, puşt, serseri bir tavrı olan VOIDHANGER, ülkesinin karanlık meslektaşlarında sıklıkla gördüğümüz bir iş bilirlik ve adanmışlıkla icra ediyor müziğini. Thrash metal, black metal ve death metalin olabilecek en piç, en hırpani harmanıyla bizleri selamlayan bu şerefsiz haysiyetsiz adamlar, “Dark Days of the Soul”da da Şeytan’ın sözcülüğünü yapmaya, insan ırkından olduğu gibi nefret etmeye ant içmiş vaziyette pislik, kötülük kusuyorlar.
Şarkılar baktığımızda VOIDHANGER’ın bu paçozluğu bir an olsun kaliteyi düşürmeden ve olayı karambole yaslamadan sunduğunu görüyoruz. Şarkılar hem son derece habis hem de bir o kadar akılda kalıcılar. Bu kadar çirkin müzik yapıp bu kadar akılda kalıcı ve capcanlı olmayı başarmak gerçekten takdir edilesi.
Şu güzel ortamın bozulmasında bunca emeği geçen grup elemanlarına gelince, çılgın atan gitar ve davulun önünde bu denli inanarak havlayan ve VOIDHANGER’ın çirkinliğine çirkinlik, pisliğine pislik katan vokalist Warcrimer’ı mutlaka anmak lazım. Adam görünüşüyle de, vokal aktarımıyla da, leşliğiyle de tam bir pislik. Zaten bir insan hem INFERNAL WAR’da hem VOIDHANGER’da söylüyor, bir de üstüne üstlük IPERYT gibi bir rezillikte boy gösteriyorsa ya bir bildiği vardır ya da akıl sağlığı yerinde değildir. Her iki türlü de biz kazançlı çıktığımız için ortada herhangi bir sorun yok.

“Dark Days of the Soul” 2018’de çıkan ve dinlemediyseniz baya yoğun bir çirkinliğe tanık olma şansını kaçıracağınız düzeyde iyi bir albüm. Her anı birbirinden leş, perişan, yıkım gibi bir albüm. Adını andığım üç türün sentezlerini seviyorsanız mutlaka ama mutlaka dinleyin ve durduk yere tüm duvarların siyaha boyanmasına, pencerelerin kararmasına tanık olun.
Albüm bilgileri
- Warcrimer: Vokal
- Zyklon: Gitar, bas
- Priest: Davul
- Dark Days of the Soul
- Death Wish
- Naprzód donikąd!
- High on Hate
- Man of Dark Secrets
- The Void Is Where the Heart Is
- War Is Certain, Peace Is Not
- Hailing the Devil in Me

Bir yanıt yazın