Uzun zamandır dinlediğim en iyi death metal albümü.
Çıkan yeni bir albümün o yıla damga vuracak eserlerden biri olduğunu fark ettiğiniz an nasıl güzel, nasıl lezzetli bir andır değil mi? Daha ilk dinlemeden özel bir şeyler dinlediğinizi hisseder, gözünüzün önüne yıl sonu listelerini getirirsiniz.
MONSTROSITY death metali seven kitlenin bir kısmının tanıdığı, bir kısmının bayıldığı, bir kısmının da sadece “Corpsegreinder’ın eski grubu” olarak adını bildiği bir grup. Bir önceki çalışması “Spiritual Apocalypse”i 2007’de çıkaran MONSTROSITY’yi, yeni bir albüm çıkarsalar da yazsam diye yıllardır bekliyordum. MONSTORSITY death metali gerçekten de çok güçlü bir anlayışla sunan ve kötü albümü olmayan bit grup olarak karşımızda duruyordu.
Yazının ilk paragrafındaki mutluluk dolu cümleleri yazma sebebim, MONSTROSITY’nin 28 yıllık kariyerindeki en iyi albümüne imza attığını düşünüyor olmam. Verdikleri 11 yıllık aranın ardından, efsane davulcuları Lee Harrison’ın (TERRORIZER, OBITUARY, ATHEIST, MALEVOLENT CREATION) önderliğinde bir kez daha atağa geçen MONSTROSITY, gruba 2006’da katılan DEICIDE gitaristi Mark English’in ardından 2010’da MONSTROSITY kadrosuna dâhil edilen Matt Barnes’ın da eklenmesiyle yeni bir güç kazanıyor ve adı gibi canavarlık düzeyinde iyi, neredeyse kusursuza yakın bu albümle kapımızı çalıyor. Aslında çalmaktan da öteye geçiyor, kırıp geçiyor.
“The Passage of Existence” 2018 içerisinde dinlediğim en iyi birkaç albümden biri. Hayvan gibi iyi bir şarkı yazımı, öküz gibi rifler, harika melodik dokunuşlar, ağızdan salya akıtan enfes sololar, mükemmel müzisyenlikler ve “İŞTE DEATH METAL BU!” dedirten HA-Rİ-KA bir albüm.

Daha albümün adından ve kapağından şarıl şarıl doksanlar havası akıyor. “The Passage of Existence”, cillop gibi sound’unu saymazsak, sanki 1993’te çıkmış ve doksanlar death metali konuşulurken mutlaka adın anılan, efsane addedilen klasik bir albüm gibi geliyor göze ve zihinlere. Şarkıların her birinde görülen son derece ayırt edilir karakteristik ögeler, birbirinden zengin düzenlemeler, iç içe geçen bin tane yaratıcı fikir, elemanların deneyimini gözler önüne seren aşmış bir şarkı yazımı… Her şeyiyle ama her şeyiyle “mükemmel death metal albümü” tanımına uyan bir çalışma “The Passage of Time”.
“The Passage of Existence”a dair en sevdiğim şey, albümün 58 dakika sürmesine rağmen bir an olsun insana “kaç şarkı kaldı?” diye düşündürtmemesi. Grup aradan geçen 11 yılda öyle bir acıkmış, öyle bir biriktirmiş, öyle bir hırslanmış ki, şarkıları dinlerken sanki geçen yıl kurulmuş da kendini kanıtlamak isteyen bir grubun heyecanını ve azgınlığını hissediyoruz. Bu azgınlık ve heyecan, 30 yıla yaklaşan bir deneyimle şekillendirildiğinde ise, karşımıza dehşet verici güzellikte bir şey çıkıyor. Albümün bugüne dek yaklaşık 30 kez dinledim (aslına bakarsanız piyasaya çıktığı 7 Eylül’den bu yana başka pek bir şey dinlemedim) ve şu an bu satırları yazarken bile bitince bir daha açayım diye hevesleniyorum. Albümün sunumu, prodüksiyonu, her bir detayı öylesine öz, has, gerçek death metal ki, azıcık dellensem her şarkıdan tek tek bahsedesim var, o derece.

Sözün özü, MONSTROSITY muazzam bir geri dönüşle yılın en iyi death metal albümlerinden birine imza atıyor. Yaratıcılık derseniz var, ilham vericilik derseniz var, tecrübe, ihtişam, teknik, hayvanlık, karakter, atmosfer, ne isterseniz var. Albüme dair herhangi bir olumsuzluk kırıntısı bulamadığımdan, grubun kariyerindeki en iyi iş olduğunu düşündüğümden ve muhtemelen yıl sonu listeme en tepelerden gireceğinden, “The Passage of Time”a canavar gibi bir puan vererek bu yazıyı sonlandırıyor, tam şu anda çalmakta olan “Radiated”ın 1.15’te giren hayvan rifiyle delirmeye devam ediyorum. Başyapıt ulan.
Albüm bilgileri
- Lee Harrison: Davul
- Mike Hrubovcak: Vokal
- Mark English: Gitar
- Matt Barnes: Gitar
- Michael Poggione: Bas
- Cosmic Pandemia
- Kingdom of Fire
- Radiated
- Solar Vacuum
- The Proselygeist
- Maelstrom
- Eyes upon the Abyss
- Dark Matter Invocation
- The Hive
- Eternal Void
- Century
- Slaves to the Evermore

Bir yanıt yazın