Deathcore'da teknik açılımlar ve uzaylı taşlama sanatı.
Son 15 yılda çıkan ve teknik death metal ile deathcore’u harmanlayan; çok fazla olaylı, djent etkili, chug-chug’lı, katmanlı gitarlı, sapık davullu ve atarlı vokalli grupların uzaylılarla alıp veremediği nedir bilmiyorum, ama iyi işlendiğinde bu konunun bu tarz gruplar için gayet iyi bir malzeme olduğu açık.
Bizleri Avustralya’dan selamlayan teknik deathcore grubu AVERSIONS CROWN’ın 3. albümü “Xenocide”dan merhaba. Üst paragrafta bahsettiğime benzer şekilde, “Uzaylılar gelirse hepimizi sikerler” konsepti üzerinden ilerleyen “Xenocide”ın derinliklerine şöyle bir inelim bakalım.
Kariyerine 2011’deki “Servitute” ile başlayan ve hemen Nuclear Blast tarafından kapılan AVERSIONS CROWN, 2014’teki “Tyrant” ile diskografisine bir kat daha çıkmış ve yetenekli insanlardan kurulu olduğunu yedi düvele kanıtlamıştı. Gitarla atmosfer yaratma işini gayet iyi yaptığını düşündüğüm AVERSIONS CROWN; Nuclear Blast’e geçişiyle birlikte olayın chug-chug’lı tarafına daha bir yaslanmış ve “Tryrant”la da ilk albümdeki teknik dozunu nispeten azaltıp atmosfer tarafına yatırım yapmaya başlamıştı.
“Xenocide”; “Tyrant”taki bu denemelerin meyvelerinin toplandığı bir albüm olarak karşımıza çıkıyor. Çok katmanlı ve aşırı agresif bir gitar/davul/vokal kullanımı üstüne, gayet zevk sahibi bir atmosferik/melodik gitar kullanımı söz konusu.

Yer yer BEHEMOTH’vari bir karanlığa, yer yerde CATTLE DECAPITATION’ımsı bir kuduzluğa bürünen müzik, bana kalırsa en önemli silahı olan “sulanmama”yı gayet iyi kullanıyor.
FALLUJAH’nın son albümünde en çok şikâyet ettiğim şey olan “çok şey yapıp az şey sunma” olayının aksine, “Xenocide” gayet dolu bir içerik sunuyor.Tüm o sapık davul kullanımları ve manyakça dolanan gitarların kaos bulutu içinde, AVERSIONS CROWN bir sürü fikir sunmayı, yaratıcılık namına takdir edilesi işler yapmayı başarıyor. “Xenocide”ı dinlerken grubun önceki iki albümünden pek çok ders çıkardığını, müzisyen olarak geliştiklerini ve yaptıkları şeyleri sadece çok acayip olsun diye yapmadıklarını hissedebiliyorsunuz.
Bu konuda örnek verilebilecek şarkılardan biri; melodi, teknik, damarlık, saldırganlık gibi çeşitli unsurları içinde barındırmasına rağmen olayı hep “iyi beste yapmalıyız” kıstasında tutan Erebus. Şarkının karakteristik bir melodi paterni var ve grup şarkının muhtelif yerlerinde ipin ucunu kaçırmaya çok müsait olduğu noktalarda bile beste tutarlılığını korumayı başarıyor.
Bu formül “Xenocide”ın genelinde bariz şekilde karşımıza çıkıyor. AVERSIONS CROWN; yanlış ellerde çorbaya dönebilecek ve saçmasapan bir karambole dönüşmesi gayet olası bir müziği, genç yaşlarına rağmen ustalık ve iş bilirlikle yapıyor.

Tüm bunların ışığında; “Xenocide” teknik deathcore adına gayet iyi bir albüm. Olayın anafikrini kaçırmayan ve bunu sahip oldukları üstün becerilerle sunarak çekici hâle getiren grup; yoluna bu şekilde devam ederse Avustralya’dan çıkan en heyecan verici deathcore oluşumlarından biri, belki de birincisi olmak adına çok büyük adımlar atacaktır.
Albüm bilgileri
- Mark Poida: Vokal
- Chris Cougan: Gitar
- Kevin Butler: Gitar
- Steve: Bass
- Mick Jeffrey: Davul
- Void
- Prismatic Abyss
- The Soulless Acolyte
- Hybridization
- Erebus
- Ophiophagy
- The Oracles Of Existence
- Cynical Entity
- Stillborn Existence
- Cycles of Haruspex
- Misery
- Odium

Bir yanıt yazın