Çiçek gibi albüm.
İşlerin yoğunluğu dolayısıyla 8 gündür kritik yazmamış olmamın verdiği açlıkla başladığım bir albüm yazısından merhaba. Adı geçtiği anda birden ortaya çıkan sevimli cücelerin “TOOL gibi”, “TOOL’a çok benziyor”, “TOOL’un aynısının tıpkısı” diye şarkılar söylediği SOEN… Açıkçası harbiden de TOOL gibi arkadaşlar. Ama tabii biz bu kadarını söyleyip bırakmayacağız.
“Cognitive“deki bariz TOOL etkisini “Tellurian“da daha kişilikli bir sound ve kimlik ile sadece güçlü bir ilham olarak kullanan SOEN, “Lykaia”da bu durumu daha başka yönelere çekiyor ve bence şu ana kadarki en karakterli albümüne imza atıyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri grubun olayın progresif yönüne biraz daha ağırlık vermesi, nerede sertleşip nerede kırılganlaşacağını sanki daha iyi bilmesi ve hepsinin ötesinde vokalist Joel Ekelöf’ün müziği oradan oraya esneten vokal melodileri.
Bu vokal melodileri -her ne kadar zaman zaman ciddi Maynard’lıklar sergileseler de- kendi kimliklerini bulduklarını ve Ekelöf’ü kendi başına iyi bir vokalist olarak algılamamız gerektiğini söylemek net şekilde mümkün. Herkes yoğun bir OPETH ve Åkerfeldt benzerliğinden söz etse de, ben Ekelöf’ün ses renginde zaman zaman bir Serj Tankian dahi duyuyorum.

Müziğin progresif yanı ve yer yer karşımıza çıkan alışık olmadık akor bileşimleri sayesinde, enerjik kısımlarda KARNIVOOL, daha progresif kısımlarda ise DISILLUSION tatları alabiliyorum. Aynı şekilde, progresif yapı ve TOOL hareketleri dolayısıyla son dönem KATATONIA’nın progresif lezzeti de akıllara gelebiliyor.
Tertemiz, çiçek gibi bir albüm olan “Lykaia”; albümden albüme olgunlaşan ve adeta bilgeleşen SOEN’in şarkı yazımında bir üst boyuta çıktığı ve sağlanması hiç de kolay olmayan bir müzikal karakter olan kırılganlığı ustaca sergilediği bir albüm olarak karşımıza çıkıyor. Lucidity gibi kar tanesi gibi şarkılarda da, Jinn gibi derinden vuran parçalarda da çok güçlü şekilde görülen, hissetmemenin imkânsız olduğu bir yaşanmışlık, farkındalık hissi var. Bu his albümün geneline yayıldığından, “Lykaia”yı saran bu bütünlük ve aynı amaca hizmet eden ortak naiflik sonucunda ortaya bir bütün hâlinde kabul etmesi gayet kolay bir iş çıkıyor. “Lykaia”yı dinlerken “bu şarkı burada sırıtmış”, “bu şarkı olmasa da olur” gibi şeyler bir an bile aklınıza gelmiyor.
Martin Lopez’in de, basçı ve gitarist arkadaşların da gayet ne yaptığını bilir performanslar sunduğu albümde SOEN’in belki de ilk kez böylesine grup havasına kavuştuğunu ve sound’unu giderek organikleştirdiğine tanık oluyoruz. Her ne kadar albümün havası, özellikle de Ekelöf’ün statik vokal yorumu dolayısıyla zaman zaman benzeşik olarak devam etse de, sunulan şeyin özünü sevdiğiniz anda sizi birbirinden güzel şarkılar bekliyor.

“Lykaia” bu yılın iyi, kimilerine göre en iyi albümlerinden biri olması olası, üzerinde uğraşılmış, detayların önemli roller üstlendiği bir çalışma. Her şeyden öte gerçek, inanılarak ve tutkuyla yaratıldığını hissettiren ve bu sayede değer kazanan, uzun yıllar kendini dinletebilecek bir albüm.
Albüm bilgileri
- Stefan Stenberg: Bas
- Marcus Jidell: Gitar
- Lars Åhlund: Klavye, gitar
- Joel Ekelöf: Vokal
- Martin Lopez: Davul, perküsyon

Bir yanıt yazın