Depresif black metalde yılın en iyilerinden.
Baran Yıldırım
2016 yılına ayrı bir nazar boncuğu asmak lazım. Birbirinden kıymetli gruplar, birbirinden tatmin edici dönüşler yapmaya devam ediyor. 2008’den bu yana yeni bir albüm gelir mi düşüncesiyle yollarını gözlediğimiz Coldworld de nihayet bekleyişe Temmuz 2016’da son verdi. İlk albüm “Melancholie” ile atmosferik black metal evreninde yıldızını oldukça parlatmış bu tek kişilik oluşum, yeni albüm “Autumn” ile bu parlaklığın sebebini meydan okurcasına tekrar bizlere tane tane anlatmaya karar vermiş.
Bir önceki albümü dinlemiş olanlar Coldworld’ün depresif duruşunu, insanı karlı bir günde evden yalın ayak çıkarak yollara düşürecek güçte melankolik önermelerini hatırlayacaktır. Coldworld’ün arkasındaki deha Georg Börner, bu alışkanlığından yeni albümde de vazgeçmemiş olacak ki, albümde yarattığı ambiyans ile varoluş sancısını iliklerimize kadar hissetmemizi, yaşamı, ölümü, çevremizi ve ilişkileri olabilecek en soğuk gerçekçilik ile sorgulamamızı sağlamak için elinden geleni ardına koymamış.
İşin ilginç yanı Coldworld sanki bu sorgulamadan süizid bir pasifizme ulaşmamızı değil, tüm olumsuzluklarına karşın tünelin sonunda bir ışık olduğunu fark etmemizi istiyor. Parçalar arasında gelinirken o karanlık tünelden geçiyor fakat sonundaki ışığı çok net görebiliyoruz. “Umut” vaadinin dinleyiciye aktarılış biçimi hakikaten müthiş.
Elbette Börner’in dikkat çeken bu yeteneği bir tesadüf değil. Black metal haricinde uzun süredir klasik batı müziği icra ediyor ve keman gibi, nyckelharpa (geleneksel İsveç yaylı çalgısı) gibi enstrümanlar ile müziğin sınırlarını keşfediyor olması kendisine ve biz dinleyicilere birer ödül olarak dönüyor.

Örneğin “Autumn Shade” isimli parça. Sadece bir klasik müzik eserinde karşılaşabileceğimiz bir kompozisyon parçanın ve albümün merkez noktasına yerleştirilmiş. Dinleyici bu merkez etrafında yörüngeye oturarak zihnen dönmeye başladığında Coldworld’ün camiadaki diğer aktörlerden rol kapıyor olmasının sebeplerini daha iyi anlamaya başlıyoruz.
Tek tek tüm parçalara girmek yer kısıtı sebebiyle mümkün gözükmüyor fakat “AutumnShade” dışında, albümün kanımca magnum opus’u “Womb of Emptiness” ve enstrümantal yer yer post black’e selam veren veda türküsü “Escape II” ile uykuya dalarken dinlenebilecek “Nightfall”u belirtmeden geçmek olmaz.
Müzikte tekniğin ruhu yok etme tehdidi taşıdığına inanan biri olarak, detaylara girmeye imtina ediyorum. Fakat özetle basın duyulabilir, vokalin çeşitlilik gösterdiği (scream, temiz, vb.), kendini dakikalarca tekrar hatasına düşmeden dinleyeni ayık tutmaya başarmış riflerin lokomotif olduğu, tuşlu çalgıların ise optimum şekilde kullanıldığı bir albümün, bu camiaya gönül vermiş herkese hitap edeceğini rahatlıkla söylenebilir.

Günün sonunda avucumuzda kalan, kayda değer tek şey atmosfer inşa etmek konusunda ustalığa sahip en başarılı gruplardan biri olan Coldworld’ün aramıza geri döndüğü. Ben bu dönüşü albümü tekrar tekrar dinleyerek selamlıyor, türün meraklısına aynı tavsiyeyi şiddetle salık veriyorum.
Albüm bilgileri
- Georg Börner: Her şey
- Scars
- Void
- Womb of Emptiness
- Autumn Shade
- The Wind and the Leaves
- Climax of Sorrow
- Nightfall
- Escape II

Bir yanıt yazın