Instagram Özel Kritiği 2.
Instagram’daki takipçilerimiz tarafından istenen bir albümden daha merhaba. Bugün konumuz SARGEIST.
2005’teki “Disciple of the Heinous Path” albümüyle tanıdığım ve çok sevdiğim, hatta o zamanlar başka bir yerlere kritiğini de yazdığım bir grup SARGEIST. Neden bilmem, en sevdiğim black metal gruplarından biri olmasına rağmen bugüne kadar Pasifagresif’e bir albümünü yazmamış olmama şaşırdım. Finlandiya’nın en iyi black metal gruplarından biri olan ve türün en sevdiğim şeklini icra eden bu nadide oluşumun 2010’da çıkardığı “Let the Devil In”, bugüne dek çoktan siteye kazandırılması gereken bir albümdü aslında, geç olsun güç olmasın.
Efsane grup BEHEXEN’in vokalisti Hoath Torog ile yine BEHEXEN ve HORNA’dan Shatraug’u kadrosunda barındıran SARGEIST’ta, davulda yine BEHEXEN’den Horns ve basta da HORNA’dan Vainaja yer alıyor. Her ne kadar şu an itibarıyla bu isimlerden sadece Shatraug SARGEIST ile devam etse de, “Let the Devil In”e can veren ve “Let the Devil In”le can alan müzisyenler bunlar.
SARGEIST, black metalin soğuk yanını Finler’e özgü bir keder eşliğinde yansıtıyor. Genel anlayış, tarama bir ritim gitar ve üstüne çalınmış damar melodik taramalardan oluşuyor. Bu melodiler, alt üç telden çalınan fazla göze sokmalık melodilerden ziyade, üstteki üç telden çalınan ve ritim gitarlarla birlikte enfes bir doku oluşturan bir kimlikle sunuluyor. Bu da müziğin epik bir doku kazanmasını ve saf bir “melodik black metal” titrinden uzak durmasını sağlıyor. Mevzubahis epiklik, vokallere Naemthenga gelse olayı PRIMORDIAL’a döndürebilecek düzeyde pastoral ve pagan metale göz kırpan boyutlara da gelse de, orta tempo şarkılarda görülen bu durum albümün tamamına bakıldığında baya yardırmalı bir black metale dönüşüyor.

“Let the Devil In”deki kederi en net ifadeyle açıklamak gerekirse; albüm baştan sona bir çift akustik gitarla çalınsa, ortaya gayet hüzünlü, black metalle hiç alakası olmayan sayısız insanın ayıla bayıla dinleyeceği bir şey çıkar. Kapanıştaki As Darkness Tears the World Apart’ın kimi bölümleri gibi cidden soğuk ve uğursuz sesler içeren kısımlar hariç; “Let the Devil In” özünde acayip bir yas hissi barındıran, ağıt gibi bir albüm.
Horns’un soluk aldırmayan blast beat’lerinin sürüklediği ve az önce açıkladığım gitarlarla iyice görkemli hâle gelen “Let the Devil In”in inandırıcı ve tehditkâr olmasının diğer bir müsebbibi de, Hoath Torog’un bu iş için doğmuşçasına yürek parçalayan vokalleri. Empire of Suffering’deki ilk çığlığıyla birlikte içimizi kanatan Torog, arkada ağlayan gitar akorlarıyla birlikte albümün müthiş biraçılış yapmasını sağlıyor. Finlandiya’da bir süre bulunmuş ve oranın havasını soluma şansına erişmiş bir insan olarak, bu adamların yarattıkları neredeyse her şeyin içinde bir tutam hüzün katmadan edememelerini anlayabiliyorum. Ben de her gün o sabah sisine uyansam; o çiy mavisi gri birleşimi o havayı solusam; satürasyonuyla oynanmışçasına yeşil çayırların ıslaklığını hissetsem, ben de bundan farklısını yapamazdım herhalde.

Norveç’in kadim, rüstik gizemi ve İsveç’in majestik melodikliğinin yanında Finlandiya’nın böylesine kalıtımsal bir kederle yıkanmış oluşu, onlara çok karakteristik bir hava katıyor. Bundan nasibini gayet güçlü şekilde alan SARGEIST da ülkenin en etkileyici black metallerinden birini yaratarak üzerine düşeni yapıyor. “Let the Devil In” black metal adına harika bir 45 dakika sunuyor ve hem türün takipçileri, hem de türün içine girmek isteyen dinleyiciler tarafından el üstünde tutulmayı hak ediyor.
Albüm bilgileri
- Hoath Torog: Vokal
- Shatraug: Gitar
- Horns: Davul
- Vainaja: Bas
- Empire of Suffering
- A Spell to Awaken the Temple
- From the Black Coffin Lair
- Burning Voice of Adoration
- Nocturnal Revelation
- Discovering the Enshrouded Eye
- Let the Devil In
- Sanguine Rituals
- Twilight Breath of Satan
- As Darkness Tears the World Apart

Bir yanıt yazın