"But I have lost faith in what’s outside…"
Eren BAŞBUĞ
Steven’ın son yıllarda yaptığı müziklere giydirdiği konseptlerin ötesinde, bu müzikleri bestelemesinin, hatta Porcupine Tree’yi bir kenara bırakıp kendi başına devam etmesinin daha derinlerde bir anlamı var. Yazdığı hiçbir söz salt kurgu değil, kafası takıntılı derecede bozuk aslında. Son iki senesinde inanılmaz paralel gittiğimiz için (o bilmese de), bize direkt olarak anlatmadığı o derin tabakayı kendimce anladığımı, en azından hissettiğimi düşünüyorum. O yüzden, bu albüme girmeden önce “Raven“ı hatırlamamızın önemi var.
“Hand. Cannot. Erase.” Steven’ın dördüncü solo albümü. Ama belki de bütün müzikal yönlerini bir araya getirdiği ilk albümü. İlk üç albümünün her birinde farklı müzikal dünyalara derinlemesine odaklanıp rip-off yakıştırılması yapılacak kadar keşfettikten sonra, bu sefer hepsini bir araya getirdiğini hissedebiliyoruz. Steven kendi de söylediği gibi salt bir progressive rock ya da başka bir türün sanatçısı değil ve temel düşüncesi mümkün mertebe kendisini tekrarlamamak. Albümde bu fikri benimsemiş ve hayata geçirmiş olduğunu görebiliyoruz.
Bu sefer konsept olarak gerçek bir hikaye üzerinden yola çıkmış Steven. Joyce Carol Vincent isimli bir kadın, Londra’da bir apartman dairesinde ölüyor ve tam iki sene boyunca hiç kimse farkına varmıyor, arayıp sormuyor, merak etmiyor. En son evine gidip ölü olarak bulduklarında televizyonun, ışıkların bile hâlâ açık olduğunu görüyorlar. Her nasıl olduysa iki sene boyunca kimse merak etmemiş onu, arkadaşları, ailesi, yakınları… Steven bu olaydan çok etkilendiğini ve albümün konseptini benzer bir hikaye üzerine kurduğunu söylüyor.
First Regret / 3 Years Older bizi kendine güvenen ve nispeten neşeli bir prog rock dizi jeneriği havasıyla karşılıyor albüme. Sözler girene kadar sanki ekranda bir bir isimleri görüyor gibiyiz ve daha ilk rifler sunulduğu andan itibaren kayıt ve miks kalitesi derhal parlıyor. Şaşırtıcı olan, karanlıktan uzak, kendine gelmiş, ayakları yere basan bir enerji ile karşı karşıyayız. Steven iki senede kafayı toplamış galiba, derken aslında kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz (“I can feel you more than you really know, I will love you more than I’ll ever show”). Geçen seferki gibi sadece “lütfen gel” demektense, bu kez nedenler sunuyor (“This place is not for you so why do you still stay?”).
Bahsedilmesi gereken diğer bir şarkı olan Ancestral, albümün kalbi adeta. İki sene önce bıraktığımız yere getiriyor bizi tekrar, karanlığa. Trip-hop gibi başlıyor parça, neredeyse Massive Attack hatta Portishead gibi. Bir zamanlar ne anlamlar ifade eden şeylerin artık anlamsız olduğundan bahsediyor Steven (“things that meant so much mean nothing in the end”) ve flütüyle artık sadece eski hatıralar gibi albümde dolaşan Theo Travis anlatıyor o bir zamanları acıyla. Steven tam iki yıl aradan sonra bir kez daha tüm dünya önünde haykırıyor: geri gel istersen ve hatırla kim olduğunu (“come back if you want to and remember who you are”). Gözyaşlarının tercümanı ise Guthrie oluyor, albümün en iyi solosu delik deşik ediyor hepimizi.
Happy Returns / Ascendant Here On… ise albümün en sevdiğim parçası, mükemmel bir kapanış. First Regret’in piyanosuyla başlıyor ve duru, sade ve dile takılan bir melodisi var. Karakterimiz bir doğum günü mektubu yazıyor son anda ögrendiğimiz erkek kardeşine ve içindeki boşluğu anlatıyor. Bu mektup albümün deluxe edition’ında el yazısı gerçek bir mektup olarak var. Steven’ın şu ana kadar en iyi vokallerinden birini yalnızlığından bahsederken dinliyoruz (“I feel I’m falling once again but now there’s no one left to catch me”).
Konsept, sunum, ses kalitesi, renklilik ve performans olarak harika bir albüm “Hand. Cannot. Erase.”. Çok iniş çıkışlı ve şaşırtıcı. Happy Returns, Ancestral ve Home Invasion favorilerim. Albüm konseptinin 21. yüzyılda geçmesi hem ses paleti, hem de duygusal olarak renklilik katmış. Ninet vokal olarak çok doğru bir seçim olmuş, yeri geldiğinde çok duru, yeri geldiğinde çok kuvvetli bir sesi var ve renk olarak çok yakışmış. Müzikal gidişatı olarak bütün yönlerini tek bir potada eritmesi heyecan verici ve onu kendisini durmadan tekrarlamakla eleştirenlere verebileceği en iyi cevap. Diğer yandan Steven, “Raven”la karşılaşırdığımızda, yaşadıklarında ve hissettiklerinde biraz daha cüretkâr ve tehditkâr. Hâlâ bırakmamış takıntılarını. Bu sayede ortaya çıkarttığı “Hand. Cannot. Erase.”, hayatındaki bir sonraki bölümü aktarana kadar bizi iki yıl canlı tutmaya yetecek gibi, şimdiden yılın en iyilerinden biri.
Albüm bilgileri
- Steven Wilson: Vokal, mellotron, klavye, gitar, bas, banjo, hammered dulcimer, programming, shaker, effects
- Guthrie Govan: Gitar
- Nick Beggs: Bas, Chapman Stick, geri vokal
- Adam Holzman: Piyano, Hammond organ, celesta, Fender Rhodes, Wurlitzer, Moog synthesizer
- Marco Minnemann: Davul
- First Regret
- 3 Years Older
- Hand Cannot Erase
- Perfect Life
- Routine
- Home Invasion
- Regret #9
- Transience
- Ancestral
- Happy Returns
- Ascendant Here On…


Bir yanıt yazın