Sonsuz güneşin yanışı ve erimeyen buz.
24 yıldır piyasada olan, ortaya koyduğu müzikte karakterini tam anlamıyla koruyabilen, hem ilk günkü heyecanını kaybetmeyen hem de neredeyse her şarkısında, rifinde biraz daha gelişen; özgün ve erişilmesi giderek olanaksızlaşan, inanılmaz bir grup ENSLAVED. Black metal gibi içine kapanık bir türün henüz yeni yeni adını duyurmaya başladığı, birkaç sene içerisinde sınırları net biçimde belli ve genel tavrının çoğu zaman müziğin kendisinden daha önde olacağı bir dönemde ortaya çıkmalarına rağmen, kariyerlerinin başından beri olaya oldukça farklı yaklaşan bir gruptan bahsediyoruz aslında. Grubu kurduğunda henüz 13 yaşında olan ve o zamandan beri ENSLAVED adı altında piyasaya sürülen her notadan sorumlu olan gitarist Ivar Bjørnson’un verdiği tüm röportajlarda sürekli olarak tekrarladığı birkaç nokta, olayı gayet güzel özetliyor bence: Kendine meydan okumayı asla bırakmamış olmak, müzikal açıdan sürekli üstüne koyarak ilerleyebileceği bir temel oluşturarak evrilmeyi kariyerinin odak noktası haline getirmek. Bu motivasyonla ve, insan olmanın gerektirdiği şekilde, sürekli olarak duygu ve düşüncelerinin değişmesinin verdiği heyecanla bunları paylaşmak için durmadan çalışarak ortaya 13 albüm koyabilmiş bir grubun türünde, hatta genel olarak müzik camiasında apayrı bir yerde bulunması pek de şaşırtıcı gelmiyor aslında.
Bu tarz uzun ve yorucu bir giriş yapmamın sebebi, ENSLAVED’in bendeki yerinin hem bir dinleyici hem de bir müzisyen olarak oldukça başka olması elbette. 2000 sonrası albümlerinde sürekli olarak müzikal devinim ve tutarlılık dersi vermeleri bir yana, piyasadaki yer açısından da black metalin OPETH’iyken adım adım müziğin ENSLAVED’i haline gelmelerini de göz ardı etmemek lazım. Tüm bunlar ENSLAVED’in yeni albümünü beklerkenki ruh halimi, albümün oldukça müthiş olacağını bilmenin verdiği rahatlık ve bir yandan da müzikal evrimlerinin nasıl olacağı konusundaki inanılmaz merakımın birleşimi olacak biçimde şekillendirdi. Ve her ne kadar “RIITIIR”dan sonra bu konuda endişem kalmamış olsa da yine de belirteyim, ENSLAVED çok büyük bir grup olmaya “In Times”la da devam ediyor.
En özet şekilde albüme dair yorumum “In Times”ın, grubun şimdiye dek yaptığı her şeyin kocaman bir harmanı olması sanırım. “Isa” ile tam anlamıyla girdikleri progresif müzik anlayışınının üstüne “Ruun”un melodikliği, “Vertebrae”nin içine girdikçe kendini gösteren katmanlı yapısı, “Axioma Ethica Odini”nin direkt ve acımasız epikliği ve tabii ki “RIITIIR”ın ince işlenmiş ve hem derinlerinde bir şeyler saklayan hem de yüzeyde etkileyici, alışılagelmişin dışındaki bambaşkalığının gelmesiyle oluşan bir albüm çünkü “In Times”.
Tamamen şarkı şarkı inceleme olayına girmek istemesem de, 8 dakikanın üstünde 6 şarkıdan oluşan ve her biri çok başka karakterler barındıran, her anlamda evrimi konu alan ve hem şarkı yapılarında hem de sözlerde bunu dinleyiciye yansıtmayı bilen bir albümden bahsederken parçalara değinip tümevarmaktan daha iyi bir seçenek de gelmiyor aklıma. Öncelikle, ilk üç şarkının albümün en rahat alışılır ve direkt kısmını oluşturduğunu, “In Times”ın giderek daha yoğun ve içine battıkça değişkenleşen bir yapıda olduğunu belirtmeliyim. “Thurisaz Dreaming” ve ardından gelen “Building With Fire”, albümün hem karamsar hem de optimistik yönünü dinleyiciye doğrudan yansıtan ve geri kalan parçaların bir özeti olabilen, inanılmaz güçlü şarkılar. ENSLAVED’in konsept açısından sürekli ele aldığı, fani olmanın verdiği daimi kaygı, zamanın kısıtlı olmasına dair reddedilemez bilinç, ama tüm bunlara rağmen insanın içinde bulunan azmin ve arayış halinde olma aşkının asla bitmemesi durumu, en net haliyle bu iki şarkıda özetleniyor bana kalırsa. Bu yüzden yukarıda dediğimi tekrarlamak istiyorum: “In Times”, ENSLAVED diskografisini en iyi özetleyen albüm.
Normalde olsa inanılmaz şaşıracağım ama söz konusu grup ENSLAVED olunca gayet normal karşıladığım bir durum da “One Thousand Years Of Rain” gibi, grubun daha önce hiç yapmadığı “müziğin anlatılan durumla birebir olarak ortak ilerlemesi” mantığıyla yazılmış bir şarkının gözümde diskografinin en güçlü parçalarından biri haline gelmiş olması oldu. Albümün hit’i diyebileceğim, 8 dakikalık süresini 2-3 dk gibi hissettirebilen ve tüm bunları yaparken bir yandan alışık olduğumuz ENSLAVED hareketlerini ortaya koyan, bir yandan da bambaşka bir anlayışa sahip bu harika şarkıdan sonra albümün daha zor kısmı başlıyor. “Nauthir Bleeding”in introsundan “In Times”ın sonuna kadar tekrarlı akorların yarattığı epik atmosfer, mutlu giden bir bölümün ardından karanlığın derinlerinde boğulmaya yol açacak bir rifin gelmesi, yıkımın çekiciliğinden ve yarattığı trajediden aynı anda bahseden, akıl azaltan sözlerin kullanılmasıyla müziğin birkaç dakika içerisinde esneyip kapsadığı alanın arttığına şahit oluyoruz adeta. Tam bu noktadan sonra, gerçekten olabilecek her şeye hazırlıklı hale gelmişken, “Daylight” ile seçeneklere ihtiyaç duymayan, artık hayatına kendi hayalleriyle yön vermek istediğini bilen, yıkımı tamamen yaşamış bir zihnin sesini dinliyoruz.
İlk dinlemede balyoz etkisiyle çarpabildiği gibi, dinledikçe daha çok içine çeken, çektikçe bırakmayan, kendine bağlayan, müziklerinde usta hale gelmiş adamların dudak uçuklatan performanslarıyla gittikçe şaheser haline dönüşen bir albüm “In Times”. (Her ne kadar “RIITIIR”a göre biraz zayıf kalsalar da) Sözleri kulaklarınıza değil doğrudan zihninize işleyen vokal performansı, her şarkıda apayrı bir karaktere bürünüp akıl almayan bir anı olmayan davullar ve tabii ki yine sadece ENSLAVED’in yazabileceği, Norveç black metalinden ilk dönem PINK FLOYD eserlerine kadar oldukça geniş ama bir o kadar da tutarlı yelpazedeki rifler ve tüm bunların bir araya gelmesiyle oluşan, hayalgücümde artık sadece ENSLAVED’in ulaşabileceği bir yer oluşmasına sebep olan, zamandan ve mekandan bağımsız atmosfer.
“In Times”, hakkında çok daha fazla detaya inilerek çok daha fazla şey söylenebilecek, AAAAAAAA diye bağırarak dinlenebilecek veya dikkat kesilip anlamaya çalışırken kendinizi 100. tekrarda bulmanıza sebep olabilecek kadar dolu ve yoğun bir albüm. “In Times”, ENSLAVED’in “en” bir şey albümü değil, tüm “en”lerin toplanıp ortalamasının alındığı, değişim ve gelişim başta olmak üzere ENSLAVED’i ENSLAVED yapan her şeye sahip, benzersiz bir albüm. Tıpkı 24 yıldır çıkardıkları her albüm gibi.
Albüm bilgileri
- Ivar Bjørnson: Gitar, geri vokal, ses efektleri
- Arve Isdal: Gitar
- Herbrand Larsen: Klavye, vokal
- Grutle Kjellson: Bas gitar, vokal
- Cato Bekkevold: Davul
- Thurisaz Dreaming
- Building with Fire
- One Thousand Years of Rain
- Nauthir Bleeding
- In Times
- Daylight




Bir yanıt yazın