Siz ergenliğinizde ne dinlediniz?
Siz ergenliğinizde ne dinliyordunuz bilmiyorum ama ben güzel olan her şeyi dinlerdim. Mesela DEATH, mesela SEPULTURA, PANTERA, IRON MAIDEN, METALLICA, MANOWAR… Daha bir sürü grup. Cidden, kulağıma güzel gelen tüm grupları, tür ayırmadan dinlerdim. Dinlediğim grupları da hep çok severdim. Öylesine dinlemezdim; dinlediğim sırada büyük keyif alırdım ve müziğimi sahiplenirdim. Zaman içinde farklı türlerden pek çok grup keşfettim.

Bunlardan biri de KoRn’du. Freak on a Leash‘e çektikleri mükemmel klipleriyle tanışmış ve sonradan metal dünyasını kasıp kavuracak nu-metal nefretinden bihaber şekilde, “Aaa ne güzelmş” deyip KoRn’u da çok sevmiştim. En sevdiğim DEATH, PANTERA, MANOWAR, vs. Şarkılarından oluşan karışık kasetimde, KoRn da kendine yer buluyordu. Türü, metale olan olumlu/olumsuz etkisi, şusu busu önemli değildi. Müziklerini seviyordum.
“Follow the Leader” çok süper şarkılar barındırıyordu. Baya gaza getiriyordu beni. Üniversitenin ilk yılında (1950’ler falan), okuldan eve dönüp duşa girer, sonrasında da bir müzik açar ve uzattığım ıslak saçlarımla tek kişilik headbang qeyfi yapar, duvarları, tavanları ıslatırdım. KoRn bu konuda PANTERA ve SEPULTURA’dan sonra en randımanlı gruptu. Kısacası nu-metal nefretim hiç olmadı. KoRn’un kendi adını taşıyan ilk albümüyle de coştum, LIMP BIZKIT’in “Significant Other”ıyla da.

KoRn’un olgunluk eseri diyebileceğim “Life is Peachy” de o dönem en çok dinlediğim albümlerden biriydi. Çok tatlı fikirler barındırıyordu, basları, davulları, acayip gitarları, Jonathan Davis’in o sonradan kanıksayıp baydığım ancak o dönem pek güzel, pek gaz gelen vokalleri; müzikalitesi herkes için farklı yorum konusu tabii, ancak yaptığı müzik düşünüldüğünde KoRn cidden eşi benzeri olmayan bir gruptu. Adamlar resmen bir türü yoktan var etmişlerdi.
“Life is Peachy”, şahsen “Follow the Leader” ile birlikte en sevdiğim KoRn albümü. Pek çok KoRn klasiğinin yanı sıra, grubun adı en çok anılan şarkılarından olmayan ancak benim çok sevdiğim, bana ta 1999’ları hatırlatan şarkılar da var. Mesela Kill You; bence mükemmel bir şarkı. Nefis bir şey. Aynı şekilde Ass Itch de öyle.
Albümde çok başarılı bir davul performansı var ve Fieldy’nin baslarıyla birlikte acayip tatlı bir groove hissi oluşuyor. Jonathan’ın çocukluğunda yaşadığı bin bir sıkıntıdan bahseden sözler ve bu sözlere uygun icra edilen vokaller, bazılarına samimiyetten uzak gelse de KoRn müziğine çok iyi şekilde uyuyorlar. O sinirlenmeler, sakin başlayıp sonradan coşmalar; tüm bunlar gaza getirmek, harekete geçirmek amacıyla yapılan şeyler ve işe yarıyorlar; hele ki gaza gelmeye müsait, standart bir ergenseniz, baya işe yarıyorlar. Ben o tarz sinirli gergin bir ergen değildim ama yine de içten içe KoRn’un bu gazlama oyunlarını seviyordum.
Dinleyen eksiksiz herkesin aklını almış olduğuna emin olduğum Twist’le açılan “Life is Peachy”, içinde… Şöyle bir baktım da, içinde baya bir KoRn klasiği barındırıyor. Klasik olarak görülmeyecek şarkılar bile bence çok başarılı yapıtlar. “KoRn”daki altyapının bire bir aynısını devam ettirmeyen grup, kendi yarattıkları tür içerisinde kalıp, dahası türü daha ileri götürebilmiş olmasıyla da takdiri hak ediyor. “Life is Peachy”, ilk albümün çok net şekilde üstüne koyan, daha olgun ve yine yenilikçi bir çalışma ve bu da KoRn’un ne denli önemli bir grup olduğunu görmek açısından yeterli bir kanıt.

Arka arkaya Scavenger of Human Sorrow, Refuse/Resist, Cemetery Gates, Blackened, Hail and Kill ve Good God’la gaza gelebilen bir insanın “Life is Peachy” yazısını okudunuz.
Hayırlı bir hafta dilerim.
Albüm bilgileri
- Jonathan Davis: Vokal, gitar, gayda
- Head: Gitar, vokal (Lowrider)
- Munky: Gitar
- Fieldy: Bas
- David: Davul
- Twist
- Chi
- Lost
- Swallow
- Porno Creep
- Good God
- Mr. Rogers
- K@#Ø%!
- No Place To Hide
- Wicked
- A.D.I.D.A.S.
- Lowrider
- Ass Itch
- Kill You

Bir yanıt yazın