Capcanlı siyahlar.
Amerika’nın son 10 yılda çıkardığı ve tavırlarıyla hem metalin sert yüzünü sevenleri memnun eden, hem de “taviz” vermeksizin bilinirliklerini giderek artıran grupların başında, İsveç’in kırk bakiresine tapan ve bal yanağından tadan THE BLACK DAHLIA MURDER geliyor. Şu ana dek sitede hiç THE BLACK DAHLIA MURDER kritiği olmadığını fark ettiğim an kendimi pahalı hediyelerle cezalandırmamın ardından, grubun kısa bir süre önce çıkan ve pek çokları gibi benim de aklımı alan son albümü “Everblack”i yazmaya karar verdim.
Bilenler bilir, THE BLACK DAHLIA MURDER; AT THE GATES ile popülerleşen ve Kuzey Amerika’ya sıçradı sıçrayalı on binlerce grubu etkisi altına alan rif bazlı melodik death metali on yıldır hiç sıkmadan, baymadan icra etmekte. “Unhallowed” ile takip etmeye başladığım grubun “Everblack”e gelene kadar geçirdiği süreçteki gelişimine tanık olmak gerçekten keyifli bir deneyimdi. Önemli eleman değişikliklerinin ardından çıkan bu yeni albümüyse, “Deflorate” ve “Ritual”la beni o kadar da etkileyemeyen THE BLACK DAHLIA MURDER’ın adeta tekrardan sıçrayış yaptığı bir çalışma olarak görüyorum.
“Everblack”, en düz ifadeyle, 10 adet mükemmel şarkı barındıran hayvan gibi bir albüm. Albümdeki rifler, melodiler, sololar, düzenlemeler, vokaller, enstrüman kullanımları, kapak, sözler, kısacası her şey ama her şeyi, çok ve ÇOK beğenmek arasında gidip gelen bir skalada değerlendiriyorum. Öyle ki, son 2 haftada “Everblack”i günde en az 4 kez dinlemek suretiyle, 60 dinlemenin üzerine çıktım. Bu satırları İstanbul’dan yazıyor, Kıbrıs’ta bıraktığım albüme kavuşacağım Salı gününü iple çekiyorum. Böyle de bağımlılık yapıcı bir yanı var keratanın.

Aslına bakarsanız öyle çığır açan, akıllara sığmaz bir müzik yok “Everblack”te. İsveç’ten ilham aldığı belli rifler, Trevor Strnad’ın varyasyonlu çığlıkları, güzel sololar, harika besteler. Bu cümledeki “Trevor Strnad” yerine başka vokalist isimleri koysanız da aynı cümle pek çok gruba uyarlanabilirdi. Ancak THE BLACK DAHLIA MURDER’ı ve dolayısıyla da “Everblack”i iyi yapan şeyler;
1) Grubun şarkı düzenlemesi konusunda artık ustalaşmış olması nedeniyle her şarkının kendi karakterine bürünerek akıp gitmesi,
2) Belki ilk maddeden de önemli bir etmen, hatta THE BLACK DAHLIA MURDER’ın sevilmesinin birinci sebebi olarak, THE BLACK DAHLIA MURDER’ın her şeyleriyle GERÇEK bir grup olması.
Bunu biraz açalım.
Metal dünyasında imaj, tavır, demeçler, müzik dışı faktörler, bir grubun sevilip sevilmeme düzleminde önemli yer teşkil eden şeyler. THE BLACK DAHLIA MURDER, bu konuda bence çok özel bir yerde duruyor, zira grup elemanları, her ne kadar elle yapılan tırnak işareti eşliğinde “ciddi” bir müzik yapıyor olsalar da, genel havalarındaki rahatlık, “kafa elemanlar” hissi, onları sevilesi bir grup kılıyor.

Bu açıdan THE BLACK DAHLIA MURDER’ı biraz olsun NAPALM DEATH’e, Trevor’ı da Barney’e benzetiyorum nedense. Konser fotoğraflarındaki rahatlıkları, öfkeleri, ancak röportajlardaki samimi ve kasıntısız halleri, onları her anlamda oldukları gibi yapıyor ve bu da THE BLACK DAHLIA MURDER’ın en baştan bir sıfır önde başlamasına sebep oluyor.
Albüme dönersek, melodik death metal başta olmak üzere death metalin farklı fraksiyonları ile, yer yer black metal hissine de sahip bir müzik var albümde. Yaratıcı düzenlemeler, ustaca kotarılmış rif geçişleri, şarkıları dopdolu kılan ufak melodiler, sololar gibi çeşitli elementlerle, “Everblack”teki her şarkı bir başkasının favorisi olmaya aday hale geliyor. Şahsen favori seçemiyorum, albümü baştan sona çok seviyorum. Zaten şu 60 küsür dinleme dışında da bir kez bile “şu şarkıyı dinleyeyim” diye tek şarkı açmışlığım yok.

Biraz daha detaya inersek, Strnad’ın, düz gibi görünen ancak aslında çok farklı tarzlar barındıran, “kendisiyle atışan” vokal oyunları, Shannon Lucas’ın ardından davul koltuğuna oturan eski ABIGAIL WILLIAMS davulcusu Alan Cassidy’nin hiç sırıtmadan gruba adapte olmuş olması ve daha genel anlamda, grubun aynı anda ucu çok açık, özgür, gaza getirici, karanlık ve her anlamda dinlemesi çok zevkli bir death metal yapıyor oluşu, THE BLACK DAHLIA MURDER’ı ve “Everblack”i başarılı kılan başlıca etmenler.
Albümü çok iyi yazılmış, yaratıcı death metal şarkıları dinlemek isteyen herkese öneririm. Melodi, sertlik, eşlik edilirlik, akılda kalıcılık, bodosluk, hepsi tam olarak dozunda kullanılmış ve ortaya çok genele hitap eden ve buna rağmen nefis de bir atmosfer barındıran, taş gibi bir albüm çıkmış.

THE BLACK DAHLIA MURDER, yılın daha yarısına gelmişken yıl sonu listeme girmesi garanti bir albüm yaparak sıcak yaz günlerimi serinletmeyi başardı, tokuşturmak üzere kendilerine yumruğumu uzatıyorum.
Albüm bilgileri
- Brian Eschbach: Gitar
- Alan Cassidy: Davul
- Max Lavelle: Bas
- Ryan Knight: Gitar
- Trevor Strnad: Vokal
- In Hell Is Where She Waits for Me
- Goat of Departure
- Into the Everblack
- Raped in Hatred by Vines of Thorn
- Phantom Limb Masturbation
- Control
- Blood Mine
- Every Rope a Noose
- Their Beloved Absentee
- Map of Scars

Bir yanıt yazın