Deli deli şeyler.
REVOCATION’IN YENİ ALBÜMÜNÜ TÜRKİYE’DE İLK DİNLEYEN KİŞİ BENİAAAAAARRRGGHHHMMMMM!!!!
Ahah, evet. Pasifagresif olarak 2009’dan beri sürdürdüğümüz REVOCATION övmelerinin akabinde, o günlerde grubu tanımayan pek çok kişinin şimdi REVOCATION hayranı olduğunu görmek güzel bir şey. 2000 yılından beri müzik yapan, ancak 2006’dan beri REVOCATION olarak bilinen grup (eskiden CRYPTIC WARNING’di), 2006’dan beri devam eden adını duyurma yolculuğunda önemli yol katetti. “Chaos of Forms” ile şahsım adına önceki işlerini biraz aratsa da, “Teratogenesis” EP’si ile iyi yöne doğru bir adım atmıştı.
Gelelim 5 Ağustos’ta çıkacak olan ancak Relapse sayesinde şimdiden dinleme şansına eriştiğimiz “Revocation”a. Öncelikle şunu söylemeliyiz ki;
“Grup ile aynı adı taşıyan albüm çıkarmak = Albüme güvenmek, grubu çok iyi yansıttığını düşünmek.”
Peki bu ne oranda gerçekleşiyor?
“Revocation” REVOCATION’ı çok iyi yansıtıyor. Grubun bugüne kadar bize sunduğu her şeyin bir sentezi niteliğinde, “Empire of the Obscene”den tutun da “Chaos of Forms”a kadar bugüne kadar gruptan ne duyduysak, hepsi “Revocation”da mevcut. Peki grup bununla sınırlı kalıyor mu? Hayır işte, olayı iyi yapan da bu. REVOCATION “Revocation”da hem geçmişini yansıtıyor, hem de taze bir gelecek sunuyor.
Öncelikle demeliyim ki, albümün tam bir bütünlük taşıdığını söylemek zor. Şarkılar birbirlerinden biraz kopuk ve albümün bir atmosfere sahip olduğunu söylemek pek mümkün değil. Tıpkı albüm kapağı gibi, albüm de abukluklar, aşırı sade ve aşırı bulamaçlı bölümler barındırıyor. Bir yandan ürkütücü, bir yandan mizahî, bir yandan şekerli rock n roll, bir yandan zehirli teknik death metal, bir yandan paçoz punk, diğer yandan leş thrash metal; bir yandan banjo, diğer yandan 7 telli gitar; “Revocation”da hepsini bulmak mümkün.

Şu anda bu yazıyı okuyan kişiler arasından, Relapse ile anlaşmalı olmadıkça albümü dinlemiş bir insan olma ihtimali olmadığından, merak edenler için biraz şarkılardan bahsedeyim. Normalde şarkıya indirgenmiş kritik yazmam, bilirsiniz, ama bu seferlik bu kuralı bozayım. Hazır elimizde promo varken, albümü merakla bekleyenlerin hoşuna gider herhalde.
Albüm The Hive adlı, daha önce yayınlanan ve şahsen çok ısınamadığım parçayla açılıyor. Bu parçayı zaten dinlemişsinizdir diye üstünde durmuyorum. Bence albümün orta karar şarkılarından.
Sonrasında gelen Scattering the Flock, GORGUTS’sal muhteşem bir rifle kafamızı eziyor, yüzümüze et döveceğiyle girişiyor. Armoniden nasibini almamış, dezonant tatlarla ensemizden yakalayan şarkı, içinde de türlü REVOCATION’lıklar barındırıyor.
Archfiend, grubun en iyi yaptığı şeylerden biri olan aynı anda hem sıcak hem de soğuk olabilen rifleriyle yavaş ama beklenti yaratıcı bir açılış yapıyor ve sonradan da öyle bir coşuyor ki. Birazcık Across Forests and Fjords havası olan şarkı, mükemmel bir son 1,5 dakika sunuyor.
Numbing Agents da The Hive gibi daha direkt, düz bir şarkı. Uzun süre aynı tempoyu koruyor ve sonlarına doğru değişik tatlarla hoş bir hal alıyor. Rock n roll hissinin son bölümlerde kendini iyice hissettirdiği bir çalışma.
Fracked da başlarda monoton bir şekilde başlayan ve sonradan açılıp ikinci yarısında karakter kazanan bir şarkı. Bir gitarın çok uzun süre aynı şeyi çalıp diğer gitarın arkasından ona basit riflerle eşlik etmesi, uzun vadede tatlı ve kısmen de damar bir hava oluşmasını sağlamış.
Albümün ve bence REVOCATION’ın bugüne dek yazdığı en iyi şarkılardan biri, kesinlikle The Gift You Gave. Olağanüstü dev bir şarkı. Ezici bir giriş ve her anından karakter akan, damarsa damar, gazsa gaz, REVOCATION standartlarına göre son derece acıklı anlar da barındıran, öküz gibi bir şarkı. REVOCATION’ın özeti diyebileceğim, her anı değişken, ancak buna rağmen taş gibi bir iskelet barındıran, kısacası cidden bayıldığım bir şarkı. Albüm çıktığında yorumlar kısmında The Gift You Gave’den özellikle bahsedenler olacağını düşünüyorum. Hele bir son rifi var ki.
Invidious, çok ilginç değilmiş gibi başlayıp da banjo girişiyle şaşırtan ve akabinde gitarın da banjo çalar gibi çalınarak çok hoş bir hava yarattığı gayet gaz bir şarkı. Çok net MEGADETH ilhamlarının arkasından, albümün belki de en eşlik edilesi nakaratı ile konserlerde çalınacağını sandığım bir çalışma. Gang vokal kısımları da aşırı gaz kullanılmış ve yine ikinci yarıda sapıtılmış. Banjoyla giren şarkının son ksımda 7 telli gitara geçmesi ise insanda Watusi boğaları tarafından kovalanıyormuş hissi uyandırıyor. Çok kovalandım, mukayese edebiliyorum.
Sondan üçüncü şarkı olan Spastic, açıkçası grubun hatasını kabul edercesine isimlendirdiğini düşündüğüm bir şarkı. Hata demek biraz abartı oldu belki ama, genel olarak pek bir karakteri olmayan, değişken, müzisyenliğin öne çıktığı, adı gibi bir enstrümantal. Hastası olmadığımı söylemek durumundayım, ancak elbette ki takdire şayan bir gövde gösterisi söz konusu.
Entombed by Wealth, albümün hiç hızlanmayan ve orta temposunu her daim koruyan tek parçası. Müthiş olduğunu söyleyemem, ancak içinde yine türlü tatlılıklar var. REVOCATION’ın da olayı bu aslında. O kadar özgün rifler yazıyorlar ki, her ama her şarkılarında hoşunuza giden bir şeyler mutlaka buluyorsunuz. Bu şarkı da ikinci yarısında asıl zenginliklerini gösteriyor.
Son şarkı, A Visitation. Albümdeki ve REVOCATION diskografisindeki en karanlık anlardan bazılarına sahip olan şarkı, death metalin farklı alt kollarından örnekler sergileyen, çok çok iyi bir kapanış şarkısı. Havası itibariyle DRUDKH tadı aldım dersem sanırım yeterli olur.
Sadede gelirsek, “Revocation”, ilk 2 albümdeki gibi devasa rifler, nasıl çalındığı ilk dinlemede çok kolay anlaşılmayan kompleks nota bileşimleri, grubun şarkı yazma konusunda tecrübelendiğini gösteren zekice düzenlemeler ve farklı karakterli şarkılar içeren bir albüm. Dediğim gibi bütünlüklü bir havadan söz etmek zor, ancak yine albüm kapağını referans alırsak, grubun da böyle bir amacının olmadığı ortada. Albüm kapağı demişken, bence tek başına güzel bir kapak değil, ancak içerideki müziğin bütünlüksüzlüğünü göstermesi açısından iyi bir yansıma. Tabii sadece bu açıdan; yoksa albümdeki müzik kapaktan bin kat daha güzel. Ayrıca bilinçli mi bilmem ama grubun eski adıyla çıkardığı “Sanity’s Aberration” albümünün kapağına da, şekil şemâl açısından biraz benziyor.

“Revocation”, tıpkı önceki albümlerde olduğu gibi, tekdüze gittiği anlarda dahi gitar bilen bir adam tarafından icra edildiğini belli eden bir gitar kullanımı içeriyor. Hep aynı akorlar, nota bileşimleri arasına sıkışan gitaristlerin David Davidson’dan öğrenecekleri çok şey var. Zaman zaman tembelliğe kaçılan rifler de duymak mümkün tabii, hatta çalanın REVOCATION olduğunu bilmeseniz “bu çalan ne?” diyebileceğiniz bölümler de var. Ancak grup ne yapıp ediyor ve siz bu düşünceyi birkaç saniye dahi yaşayamadan size “şşt naber?”i yapıştırıyor.

Son söz; bence “Chaos of Forms”dan kesinlikle daha iyi bir albüm. “Empire of the Obscene” veya “Existence is Futile” kadar yaratıcı değil belki, ama dinlemesi çok zevkli ve tadı dinledikçe çıkacak bir albüm.
Albüm bilgileri
- Phil Dubois-Coyne: Davul
- David Davidson: Gitar, vokal
- Dan Gargiulo: Gitar, vokal
- Brett Bamberger: Bas
- The Hive
- Scattering the Flock
- Arch Fiend
- Numbing Agents
- Fracked
- The Gift You Gave
- Invidious
- Spastic
- Entombed by Wealth
- A Visitation

Bir yanıt yazın