MEGADETH'in gençliğe hitabesi.
MEGADETH’in “Rust in Peace” sonrasında thrash metalden az biraz uzaklaşmış olmasına rağmen müzikalite babında gardını hiç düşürmediği diğer başyapıtı “Countdown to Extinction” ile, grubun daha geniş kitlelere ulaşma arzusu kendini iyice belli etmişti. Grup seksenlerdeki hırçın halinden yavaşça uzaklaşıp, daha oturaklı, daha “büyük grup olmaya gidecek” bir yolla değiştirmişti.
MEGADETH’in, Mustaine’in dönemsel olarak değişen uyuşturucu tercihlerine parelel olarak ilerleyen süreci, “Countdown to Extinction” sonrasında da hız kesmemiş ve grup yeni albüm çalışmalarına başlamıştı. Sonuçta ortaya çıkan “Youthanasia”, grubun o güne kadarki en ticari ve kolay dinlenir ürünü olarak kendini belli etmişti.
Thrash metalden ziyade daha melodik bir heavy metal olarak tanımlayabileceğimiz “Youthanasia”, “Countdown to Extinction”da da tatları alınan hard rock köklü aranjmanlara da ev sahipliği yapıyordu. Şarkı sözleri nükleer savaştan aile içi şiddete kadar pek çok konuya dokunsa da, Victory gibisinden belli bir konuya odaklanmayan sözlere sahip şarkılar da vardı.
Verilen demeçlerde gördüğümüz kadarıyla sıkıntılı bir kayıt süreci içeren albüm, içindeki bazı şarkılar sayesinde çok başarılı olsa da, “Rust in Peace” ve “Countdown to Extinction”ın ardından üçüncü bir başyapıt olarak algılanmadı. O zamana kadar birkaç şarkı dışında tüm albümlerini standart mi notasında çalan MEGADETH, “Youthanasia”ya ekstra bir sertlik vermek adına albümü mi bemolden çalmıştı. Gerçi konserde çaldıklarında Train of Consequences hariç “Youthanasia” şarkılarını da standart şekilde mi’den çalıyorlar ya, neyse.

Albüme eğildiğimzde, bana soracak olursanız çok başarılı şarkıların yanında çok da olağanüstü olmayan şarkılarla da karşılaşıyoruz. Şahsen Reckoning Day’in veya Victory’nin öyle ahım şahım şarkılar olmadıklarını düşünürken, çok da adı anılmayan I Thought I Knew It All’a bayılıyorum. Onun haricinde Youthanasia’nın solosunu Marty’nin yazdığı en iyi sololardan biri olarak görüyor, Train of Consequences’ın aksak staccato rifine bayılıyorum.
Gayet güçlü bir kaydı olan albüm, uzun süredinlenebilirlik adına bir falso barındırmazken, MEGADETH’in hırçın tarafını seven kitlesi için bir nebze olsun fazlasıyla uysal, sıcak ve kolay kabul edilir oluşuyla da bir kesim insan için az da olsa bir kekremsilik de barındırmayı ihmal etmiyor.

Diğer bir yandan, bu albümdeki bazı şarkıların, adları çok anılmasalar dahi bazı dinleyiciler özel yerler teşkil ettiğini gözlemlemiş bulunuyorum. “Rust in Peace” ve “Countdown to Extinction”daki parçaların neredeyse tümünün hit olmasından mütevellit her biri geniş kitlelerce anılırken, “Youthanasia”daki kimi şarkıların, belki de o kadar da ön planda olmamalarından mütevellit belli kitleler tarafından daha bir benimsenmiş olduklarına, zaman içinde rastlamışlığım çoktur.
Velhasılı kelam, “Youthanasia” grubun o ana kadarki belki de en olgun albümü olarak görülse de, MEGADETH klasiği barındırma açısından öncesindeki iki albümün gerisinde kalan, grubun televizyon ve radyoda yer alma paylarını iyice arttıran, ama son tahlilde müzikal anlamda başarılı bir çalışmaydı.

Unutmadan, MEGADETH tarihinin en iyi kapağı ödülü de “Youthanasia”ya gitmeli diye düşünüyorum.
Albüm bilgileri
- Dave Mustaine: Vokal, gitar
- Marty Friedman: Gitar
- David Ellefson: Bas
- Nick Menza: Davul
- Reckoning Day
- Train of Consequences
- Addicted to Chaos
- A Tout le Monde
- Elysian Fields
- The Killing Road
- Blood of Heroes
- Family Tree
- Youthanasia
- I Thought I Knew It All
- Black Curtains
- Victory

Bir yanıt yazın