Ben çok deli uyurum.
Kısa süre sonra ülkemize gelecek olmasıyla milyonları sevince boğan BETWEEN THE BURIED AND ME, uzun süredir beklenen EP’sini nihayet piyasaya sürdü.

“The Parallax – Hypersleep Dialogues”, iki parçalık bir konseptin ilk ayağını oluşturan üç şarkılık bir çalışma. Diğer parçayı da albüm çıktığında görmüş olacağız; ki o da muhtemelen “The Parallax – Überfeed Predictions” gibi ineksel bir isme sahip olur.
Nasıl olacağı konusunda meraktan geberdiğim yeni GOROD EP’si ile birlikte bu sene en çok beklediğim EP olan “The Parallax – Hypersleep Dialogues”, grubun önceden yaptığı açıklamalara paralel giden, yani BETWEEN THE BURIED AND ME’nin daha bir ekstrem, daha bir deneysel yüzünü ortaya koyan bir ürün.
“The Great Misdirect“e HÂLÂ ısınamamış bir ölümlü olarak, grubun “Colors“daki tadını bir nebze olsun yansıtabilecek bir ürün ortaya konması, yegâne dileğimdi. EP’ye baktığımzda gördüğümüz şeyse, içerik bakımından “…ve daha fazlası” olarak özetlenebilecek bir materyal. EP, “Colors” havasını yansıtmasının yanında, yeni birtakım güzellikleri de beraberinde getirmiş. Bunlar, zaten yeterince deneysel ve çılgın BETWEEN THE BURIED AND ME müziğine çığır atlatacak boyutta yenilikler değil elbet, ancak karşımızdaki müziği bazı yanlarından ötürü avangard olarak nitelersek bile, beisle iştagâl etmiş olmayız diye düşünüyorum.
Üç şarkı arasında müzikalite bakımından bir sıralama yapmamı imkânsız kılan çalışmada, “The Great Misdirect”te yer alan ve bana fazlasıyla uysal gelen kimi olaylara girilmemiş oluşu, şahsımı ziyadesiyle memnun etti. Grubun en sert halinde de, en yumuşak halinde de ne yaptığını çok iyi bildiği ortada olduğundan, albümde “deneme” olarak adlandırılabilecek hiçbir şeyin o haliyle kalmadığını, bunların denenmiş ve başarılmış unsurlara dönüştüklerini gönül rahatlığıyla söylemek mümkün.

Avangardlık nerede başlar nerede biter, göreceli bir soru belki ama, EP’de “Aha da avangard!” denebilecek düzeyde saçma kısımlar olduğunu söylersek abartmış olmayız. Grubun ilhâm kaynaklarının çeşitliliğini pek güzel yansıtan bu durum, aynı şarkı içinde QUEEN’i de, atıyorum bir IHSAHN’ı da duymanızı sağlayabiliyor. “QUEEN’i anladık, vokal çeşitliliği falan aşikâr, ama IHSAHN nereden çıktı be hafız, IHSAHN nereden çıktı be vicdansız?” derseniz, size ufak bir örnek verip koşarak kaçmayı bir görev biliyorum. Bakınız, Augment of Birth şarkısının 2. dakikasını açınız ve dinleyiniz. Şimdi de IHSAHN’ın Emancipation‘ının 30. saniyesini açınız. İlki, ikincisinin ekstremleştirilmiş hali değildir de nedir a dostlar? Değildir de nedir ha!!
“Kopya var” veya “etkilenilmiş” demiyorum; ancak bence bu gibi detaylar, BETWEEN THE BURIED AND ME’den duymadığımız, yahut az duyduğumuz soğuklukta tatlar yaratarak EP’nin arzulanan ekstremite dozunun artmasına ön ayak olmuşlar. Çok da iyi etmişler.
Vokal aranjmanı konusunda grubun kendi sınırlarını zorladığını söyleyerek devam edelim. Özellikle clean ve koro vokallerde gerçekten de üzerinde çok düşünülmüş bir çalışma olduğu kulaklardan kaçmıyor. Durmadan değişen rifler, iç içe geçmiş melodiler ve davul da eklenince, her zaman olduğu gibi ortaya zengin mi zengin bir müzik çıkıyor. Davul demişken, Blake Richardson’ın metal dünyasının en iyi davulcularından biri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Adamın yapamayacağı bir şey yok adeta. Yaratıcılık bakımından, en büyük ilham kaynağı olduğunu söylediği Mike Portnoy’un özellikle son on yılının fersah fersah ötesine geçmeyi başarmış bir davulcu olarak görüyorum Richardson’ı.
Bu bireysel güzellikler cepte olsa da, asıl olay elbette grubun şarkı yazım becerilerinde. Sayısız rif, melodi ve ıvır zıvırı olanca karmaşıklıklarına rağmen çorbaya çevirmeyen grup, günümüzde adından en çok bahsettiren gruplardan biri olmayı da bu şekilde sağlıyor.
Velhasılı kelâm, “The Parallax: Hypersleep Dialogues” grubun iyi yolda olduğunu gösteren ve bir EP’den isteyebileceğiniz pek çok şeyi sunan başarılı bir çalışma. Dinleyin dinletin diyor, Eylül’ü iple çekmeye devam ediyoruz.
EP’deki üç şarkıyı da arsız gibi yazıya koyduğum için kendimden utandım bir an ama olsun maksat vatandaş müziğe doysun.
Not: Alttaki ilk 30 yorum EP haberiyle falan ilgilidir.
Albüm bilgileri
- Tommy Rogers: Vokal, klavye
- Paul Waggoner: Gitar
- Dustie Waring: Gitar
- Blake Richardson: Davul
- Dan Briggs: Bas

Bir yanıt yazın