#ABCDEFGHIJKLMNOPQRSTUVWXYZ

FIREWIND – Days of Defiance

Ahmet Saraçoğlu | 12.11.2010

Power metalin Ege şubesi.

Power metalde ortalamanın üstündeki gruplardan biri, hemen dibimizde faaliyet gösteren FIREWIND. Elbet çığırlar açmayan, ancak power metalin güzel yapıldı mı tadından yenmeyen cayır cayır, saf halini pek bir güzel icra eden bu komşi grup, son albümü “Days of Defiance”ı da kısa bir süre önce çıkardı.

Gus G. OZZY’nin gitaristi olunca albümün baya bir gecikeceğini düşünüyordum ama Gus FIREWIND’i boşlamadı ve şu an patlayan şöhretinden de yararlanmak adına albümü çıkardı. Gus G.’nin şu an dünyada adı en çok anılan birkaç gitaristten biri olduğu düşünüldüğünde, FIREWIND’in kariyeri adına, albüm daha iyi bir zamanda çıkamazdı.

Ne dedik; cayır cayır, taptaze power metal iyi yapıldı mı pek leziz olan bir şey. İyi yapılmadı mı nasıl bayık oluyor, hepimizin/çoğumuzun malûmu. FIREWIND’in bu iyi gruplar tarafında olmasını sağlayan tarafı, power metali sadece melodi ve arkasındaki düz rifler olarak değil, bir bütün halinde görüyor olması. Melodi dersen var, dıgıdıgıdıgı çift kroslar da var, ama üstüne boş geçilmeyen bir rif yazımı da var. Bu sayede albüm sıkıcı power metal gruplarında hissedilen “midi” havasından, “cep telefonu melodisi metal” tadındaki tekdüzelikten kurtulmuş oluyor.

Ateist sözlerle coşan ve ikinci single olarak klip çekilmeyi bekleyen The Ark of Lies’la açılan albüm, bence en güzel şarkısını daha en baştan vermiş oluyor. Çok güzel bir nakarata sahip olan parça, ümitleri ilk andan yükseltiyor. Neyse ki iyi bir albüm dinlediğimizin farkına varmamız uzun sürmüyor. Arada İtalyanlar’ın pek sevdiği klasik power metal türü şarkılara da rastlasak da, genel olarak heavy metal ve hard rock’tan beslenen bir power metalle haşır neşir oluyoruz albüm süresince. Bazı şarkıların nakaratları duyulduğu anda öne çıkarken, bazılarıysa zaman istiyorlar.

Albümün iyi taraflarından biri, Gus G.’nin solo olayını abartmaması ve her şeyi dozunda tutması. Grubun DREAM THEATER’cılık oynadığı ve Gus G. ile klavyeci Bob Katsionis’in karşılıklı atıştığı pek güzel şarkı SKG dışında albümde bir “bakın nasıl çalıyoruz” teması yok. Gus G.’nin soloları hem teknik, hem de duygu olarak gayet olgun; blues’dan neo-klasiğe, rock gitarının pek çok yansımasını Gus G.’nin sololarında bulmak mümkün. Bir dönem NIGHTRAGE’de beraber çaldığı Marios Iliopoulos’un çok kendine özgü melodi paternlerini dahi bazı sololara yedirilmiş halde duyabiliyoruz. Tabii Marios gizli şekilde bir konuk solo kaydetmediyse.

Tertemiz kaydı ve artık SPIRITUAL BEGGARS’da da boy gösteren vokalist Apollo Papathanasio’nun Coverdale/Lande ekolünden gelen yorumunun da bir hayli yükseklere taşıdığı albüm, iyi power metal dinlemek istiyorsanız bu yılki mutlak seçimlerinizden biri olmalı. İlk dinlemelerde sonlara doğru biraz ağırlık çöker gibi olsa da, birkaç dinleme sonunda albümü tam anlamıyla kavrıyor ve hiçbir şarkının öylesine yapılmadığını görebiliyorsunuz.

Egeli bu güzel arkadaşları bu başarılı atlayışlarından dolayı kutluyor ve “Days of Defiance”ı da kendi çapımda şimdiye kadarki en olgun FIREWIND albümü seçiyorum.

8/10
Albümün okur notu: (7,94/10, Toplam oy: 16)

Albüm bilgileri

FIREWIND – Days of Defiance
Çıkış tarihi
2010
Şirket
Century Media
Kadro
  • Apollo Papathanasio: Vokal
  • Gus G.: Gitar
  • Petros Christodoylidis: Bas
  • Babis Bob Katsionis: Klavye
  • Michael Ehré: Davul
Şarkılar
  1. The Ark of Lies
  2. World on Fire
  3. Chariot
  4. Embrace the Sun
  5. The Departure
  6. Heading for the Dawn
  7. Broken
  8. Cold as Ice
  9. Kill in the Name of Love
  10. SKG
  11. Losing Faith
  12. The Yearning
  13. When All Is Said and Done

Yorumlar

“FIREWIND – Days of Defiance” için 8 yorum var

  1. t_oskay avatarı
    t_oskay

    Grubu hakkını vererek pek dinlemedim, ama kesinlikle “cep telefonu melodisi metal”in ötesinde bir grup. %100 katılıyorum.

  2. Berca B. avatarı

    Şu basçıyı ilk defa Thin Lizzy tişörtsüz görüyorum

    1. Bahadır Sarp avatarı

      @Berca B., Aynen.

  3. Aeonian_Lich avatarı

    Bu grubu, birkaç yıl önce myspace’den öylesine birkaç parçasını dinleyip, sevmemiştim. Son albümlerine bir bakayım yine de.

  4. Aeonian_Lich avatarı

    Yine pek beğenedim malesef. yine hiç sevmediğim Judas Priest, çok etkilemiş bunların müziğini. 80’ler etkileri tüm albümde çok yoğun. Tonlar da bana soğuk geldi. Gitarlar iyi, ama davul tonları inanılmaz yapay. Albümde farklı hiçbirşey yok bence. Ne soundda, ne bestelerde, ne geçişlerde ilgimi çeken, beni müziğe kilitleyen bir şeye denk gelebildim…

  5. Aeonian_Lich avatarı

    Dedim ama son 2 parçayı daha dinlememiştim. Ride To The Rainbows bonus track’ı feci gazmış. Sanki Michael Romeo’yu dinliyor gibi oldum. Gitarlar enfes. Vokaller de yakışmış.

  6. Kıvanç avatarı
    Kıvanç

    Gayet beğendim albümü. The Ark of Lies favorim benimde. Albümde en ağır basan parça.

  7. Overload avatarı
    Overload

    Favorim “Embrace The Sun” oldu. Power metali sevme nedenlerimden biri bu albüm. Bir de Egeli olmaları iyice ısındırdı beni (Ege’nin her yöresine zaafım var). Bu tarzın sevenleri ölmeden mutlaka dinlemeli bence.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir