Yeni nesil thrash metal grupları… Sözüm size.
Çok daha iyisi çeyrek asır önce yapılan bir şeyin günümüzde taklit ediliyor oluşunun övülecek bir durum olmasını anlama konusunda sıkıntıları olan bir insanım. Bu cümleyi bir kez daha okuma gereği duyduysanız şöyle diyelim.
80’lerin başlarından günümüze thrash metal şöyle bir yol izliyor bildiğimiz gibi: Önce thrash metal adına başyapıtlar ardı ardına patlamaya başladı. Sonra thrash metalin büyük isimleri duraklama dönemine girdiler. Uzun bir aradan sonra thrash metalde güzel bir hareketlenme yaşandı, son on yılda da 80’lerin başlarında yapılanları kopyalayan yeni nesil grup patlaması söz konusu.
Yeni öğrendiğim bi şeyi paylaşayım. Sanatta “küçümseme doktrini” diye bir kavram varmış. Her nesil, kendinden önceki neslin yaptığını küçümser, sonradan gelen nesil ise bu ilk neslin yaptığını yüceltirmiş. Açıkçası böyle bir eğilimden haberdar değildiysem de, pek çok konunun şu anki haline bakınca bu doktrinde haklılık payı olduğunu görebiliyoruz. Doksanlar boyunca süren “Seksenler ne fenaydı lan” şeklindeki rüzgâr, bildiğimiz gibi şu an tam tersi şekilde esiyor. Seksenlerde yapılanın aynısını yapmak, bugün bir “cool’luk” olarak görülüyor. Metal de bundan payını alıyor elbet. Her yeri yamalı açık mavi kot ceket bile tekrardan revaçta. Sadece thrash metalle kalsa yine iyi. STEEL PANTHER gerçeği gözümüzün önünde duruyor.
Kısacası, ben bu retro thrash olayına çoğunluğun baktığı kadar “Aa negzel lan, doğrusu özlemiştik” diye bakamıyorum. Özlediysen git Live Undead dinle, Trapped Under Ice dinle, Hook in Mouth dinle, Piranha dinle, Flag of Hate dinle. (Teyze cık cık’ı)

LICH KING de bu gruplardan biri. Saf, dibine kadar çiğ, her yönden seksenlere tapan bir müzik yapıyorlar. Kötü mü, değil. İyi mi, bilmem? Hakkaten bilmiyorum. Bu müziği öğrenirken dinlediğimiz şeylerden yola çıkılmış tamam, retro olsun diye her şekilde kasılmış ona da tamam; ama ortaya çıkan şey neden böyle pamuk dede edasıyla “Aaa canım ya ne güzel eskileri anmışlar” oluyor? Neden BLOODBATH olmadığınız sürece doksanlar başını anan death metal grupları “yıllardır duyduğumuz şeyler” iken, retro thrash metal gruplar çok acayip bir fikir bulmuşlar gibi yüceltiliyorlar? Cidden anlamlandıramıyorum.
Burada death metal/thrash metal kıyaslaması yaptığım sanılmasın; HELLOWEEN’in yüz yıl önce yaptığını bugün yapan tüm power metal gruplarına çöp gözüyle bakılırken, black metalde çamur kayıt yapanlar “Hâlâ bunu dinleyen var mı lan?” diye küçümsenirken, thrash metal grupları neden kayırılıyor bilemiyorum. Bunu da thrash metale tapan biri olarak söylüyorum.
Şimdi “Örneğin MUNICIPAL WASTE…” desem yer yerinden oynayacak, biliyorum; tamam onları bir nebze ayırabiliriz, D.R.I. deriz, crossover deriz yan cebimize koyarız. Ancak sayısız grubun, sırf bu trend içerisinde olmaları sayesinde her albümde yüksek puan aldığını gördükçe, olayda bulduğum mantık kırıntıları da kaybolmaya başlıyor. Bu furya içerisinde de WARBRINGER gibi, VIOLATOR gibi bir şekilde “Eskilerin köpeğiyiz ama bizim de fikirlerimiz var” diyen gruplar çıkıyor elbette, ancak adı ortalarda olan ve eskiye öykünmekten ileri gidemeyen grupların onlarca yıldır var olan ve sonsuza dek devam edecek heavy metal türüne ne kattığını, neden pohpohlandığını göremiyorum.

Amaç eğlenmekse tamam, kimsenin müzikal anlamda devasa bir yapı taşı yaratması gerekmiyor elbet. Ancak bu grupların albümden albüme “Kendilerini çok geliştirdiler, karakteristik sound’larını oturttular” gibi yorumlanmasını da son derece saçma buluyorum. “HEAVENLY bu albümde gerçek kimliğini buldu”, “CHAOSBREED artık sound’unu oturttu”, “BLACK WITCHERY özgünlükte sınır tanımıyor” gibi şeyler duyuyor muyuz? Hayır. Zira HEAVENLY HELLOWEEN’in, CHAOSBREED ENTOMBED’un, BLACK WITCHERY de DARKTHRONE’un birer klonudur. Albümleri bu şekilde yorumlanır, beğenilen anları bile “Yine de yeni bir şey yok” diye geçiştirilir. Peki ya thrash metalde neden “EXODUS klonu” değil de, “Derslerini iyi çalışmışlar” deniyor?
Evet, ne LICH KING’den, ne de “World Gone Dead”den bahsettim. Neden, çünkü gerek yok. Çünkü bu müziğe başladığımızdan beri dinlediğimiz şeyin, yanına yaklaşamayacak kadar fikir barındırmayan bir kopyasını yapıyorlar. Kötü mü, değil. Ama o kadar.

İşbu yazı LICH KING adı altında günümüzde “Helal lan” olarak görülen ve modernleşen müziğe siktir çekip eskiyi anıyor oluşları nedense önemli bir şeymiş gibi yansıtılan diğer yeni nesil grupları da kapsamaktadır, yoksa eminim ki LICH KING de gayet kral, eğlenceli adamlardan oluşmaktadır.
Albüm bilgileri
- A Fucking Tyrannosaur (Tom): Vokal
- Rambo (Erick): Solo gitar
- The Hulk (Kevin): Ritim gitar
- Darth Vader (Joe): Bas
- Hulk Hogan (Brian): Davul
- Intro
- Act of War
- ED-209 03:56
- A Storm of Swords
- Waste
- Terror Consumes
- Grindwheel
- Behaver
- Aggressive Perfector (SLAYER cover'ı)
- Lich King III (World Gone Dead)

Bir yanıt yazın