#ABCDEFGHIJKLMNOPQRSTUVWXYZ

IN FLAMES – Whoracle

Ahmet Saraçoğlu | 05.05.2010

Deneysel yazı.

Bugüne kadar on milyar yüz bin milyon tane albüm yazısı yazmış biri olarak, yazması en eğlenceli kritikler deneysel olanlar oluyor. Bu durumdan hoşlanmayan ve ciddi yazıları tercih eden insanlar olduğunu da biliyorum, ancak olayı bir albüm incelemesinden çıkarıp farklı denemelere maruz bırakmak, benim açımdan daha iyi oluyor. Bu tür yazıları genelde önemli albümler için tercih ediyorum. Bugün de böyle bir şey yapma niyetindeyim.

11 Aralık 1999, Altunizade’de bir ev

Audiogalaxy’den duyduğum Food For the Gods adlı şarkıyla tanıdığım ve meşhur bilgisayar dergisi Gameshow’daki bir “Colony” yazısı ile meraktan öldüğüm bir gruptu IN FLAMES. Food For the Gods o zaman için o kadar yeni, o kadar taze gelmişti ki bana, dünyada bundan daha güzel bir müzik yapılamayacağını düşünmüştüm. O zamanın 56K modem ızdırabına dayanamayarak, başka hiçbir şarkısını duymadığım “Whoracle” adlı bu albümü almak üzere evden çıktım. Yukarıdaki tarihi nasıl bu kadar kesin verebildiğimi merak ediyorsanız, aynı gün ehliyetimi aldığımı ve bu tarihin ehliyetimin üzerinde yazdığını söyleyebilirim.

“In cold ceremonial perfection…”

Eve gelip de CD’yi müzik setime yerleştirdikten sonraki 45 dakika, inanın o ana kadarki hayatımın en zevkli zamanlarından biriydi. Belki de daha önce bu denli sevilesi, bu denli özgün, bu denli aşık olunası bir müzik duymamıştım. Elbet tapındığım bir sürü başka grup vardı, ancak daha Dialogue With the Stars bitmeden, IN FLAMES’in hayatımda yer edecek birkaç gruptan biri olacağını anlamıştım. O melodiler, o vokaller, her ama her şey benim için yaratılmıştı sanki. Doyulmaz derecede güzel bir şeyi tadıyordum ve yattığım yerden, ağzım kulaklarımda, çalan bu orgazmik müziği dinliyordum.

Yıllar geçti.

“I owe this to the animal inside…”

3 Temmuz 2005, Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Parkı

Behind Space sırasında yere düşen gözlüğümü, zıplayan onca insan arasında yere diz çöküp bulmaya çalışmak inanın korkunçtu. Ellerime basan onca ayakkabının arasında, toprağa elimi sürmek suretiyle gözlüğümü aradım hiçbir şey göremeden. Neyse ki üstüne basılmadan buldum. Ayağa kalktım. Alttaki videodan bahsettiğim anı görebilirsiniz.

httpv://www.youtube.com/watch?v=UFXEWmz_zNI

İlk şarkıdan kısılan sesim artık yerine gelmişti. Pallar Anders Visa’nın sakinliği eşliğinde bir sonraki parçayı bekliyordum. Tişörtüm terden üzerime yapışmış, nefes nefese, kalabalıktan tüten buharı seyrediyordum. Yine alttaki video, o ana ait.

Ardından Jotun girdi.

httpv://www.youtube.com/watch?v=jT–BP7P1hI

Hayatta en sevdiğim üç şarkıdan biri olan Jotun’un girmesiyle birlikte, adeta başka bir boyuta geçmiştim. Akıl almaz bir andı. Bir insanın tüyleri fiziken ne kadar ürperebilirse, işte o kadar ürpermiştim. Jotun’a karşı böyle hisler besleyen, belli ki sadece ben değildim. Şarkı başlayalı daha birkaç nota olmuştu ki, yanımdaki çocuk ellerini yüzüne kapatarak yere düştü. Çocuğun, artık nasıl bir yoğunluk yaşadıysa, dizlerinin bağı çözülmüş ve çocuk o tepinen yüzlerce insanın bulunduğu en ön kısımda bir anda ağlayarak yere yığılmıştı.

Bu kadar yıldır metal dinliyorum, o anki kadar yoğun bir şeyle hiç karşılaşmamıştım. Üstüne basılmasın diye çocuğu yerden kaldırdım ve o da, ben de, tüm o insanlarla birlikte boğazımız yırtılana kadar bağırdık “And when i wake up, I imagine being crushed by one, imagining its weight , its silence!”

Hayatımda, metal adına tecrübe ettiğim en güzel iki saatti.

“A body of black that carries no reflection…”

14 Ekim 2005, Vancouver Kanada, OPETH konseri öncesi imza günü sırası

Türkiye’ye hiç gitmemiş, Türkiye hakkında en ufak bilgisi olmayan ve ilk kez o an gördüğüm çocuklar, konuşmaktadır.

Çocuk 1: Ama tabii ki IN FLAMES’in İstanbul konserini başka hiçbir konserle kıyaslayamazsın.
Çocuk 2: Tabii ki. O konser IN FLAMES’in verdiği en muhteşem konsermiş. Bir forumda konserin şarkı listesini gördüm ve inanamadım. Daha iyi bir şarkı listesi olamaz.
Çocuk 1: O konserde olmak için her şeyi verirdim.
Ben: Ben o konserdeydim (Karamurat benim!).
Çocuk 2: Hadi canım! Nasıl?
Ben: Ben Türk’üm.
Çocuk 1: Vay be, çok şanslısın. İstanbul konseri bi efsane. Bazı internet sitelerine konduktan sonra buradaki tüm IN FLAMES hayranları o konserden bahsetmeye başladı.
Ben: Gerçekten de öyleydi. Orada olmadığın sürece nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Çocuk 1: İnanılmaz bi şey.
Çocuk 3: IN FLAMES Amerikalı mıydı?

“Shame marries the guilt, introduces itself to the concept of total loneliness…”

31 Ocak 2006, Vancouver Kanada, IN FLAMES konseri öncesi imza günü

Ben: Selam ben Türkiye’denim.
Jesper: Vauv. Evden çok uzaktasın. Bizim gibi haha.
Ben: Hehe, evet. İstanbul konserindekiler o konseri hâlâ unutamadılar.
Anders: Evet o konser en iyilerden biriydi, kesinlikle.
Ben: Tekrar gidin. İlkinden farklı olmayacaktır. Sizi bekliyorlar.
Jesper: Eminim öyle olacaktır. Ne zaman bilmem ama bir gün İstanbul’a mutlaka tekrar geleceğiz.
Ben: Harika. Teşekkürler, akşamki konserde de iyi şanslar.
Anders: Sağol, orada görüşmek üzere.

“Linked its fur to the gyroscope of time, a collection of failures…”

1 Şubat 2006, Vancouver Kanada, IN FLAMES konseri çıkışı

Çocuk: Heey! Seni OPETH imza gününden hatırlıyorum.
Ben: Aa evet naber?
Çocuk (arkadaşına): Bu çocuk İstanbul konserindeymiş. 23 şarkı! Bir konserde 23 şarkı!
Ben (sevindirik olmak): Hehe.
Arkadaşı: Bu gece 15 tane çaldılar. İstanbul’dakini düşünemiyorum.
Ben: Aslına bakarsan ben de düşünemiyorum. O konsere dair çok az şey hatırlıyorum. Rüya gibi bir şeydi, uçtum gittim resmen.
Çocuk: IN FLAMES manyak bir grup dostum. Neyse, görüşmek üzere.
Ben: Görüşürüz.

—————-

Ha, “Whoracle” diyorduk değil mi? Ne kadar sevdiğimi anlatmadım, sitenin bandwidth’inin yeteceğini sanmıyorum.

9,9/10
Albümün okur notu: (8,71/10, Toplam oy: 228)

Albüm bilgileri

IN FLAMES – Whoracle
Çıkış tarihi
1997
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
  • Anders Fridén: Vokal
  • Jesper Strömblad: Gitar, klavye
  • Glenn Ljungström: Gitar
  • Johan Larsson: Bas, geri vokaller
  • Björn Gelotte: Davul, gitar
Şarkılar
  1. Jotun
  2. Food for the Gods
  3. Gyroscope
  4. Dialogue With the Stars
  5. The Hive
  6. Jester Script Transfigured
  7. Morphing Into Primal
  8. Worlds Within the Margin
  9. Episode 666
  10. Everything Counts (DEPECHE MODE cover'ı)
  11. Whoracle

Yorumlar

“IN FLAMES – Whoracle” için 67 yorum var

  1. Exorsexist avatarı
    Exorsexist

    yeni diş çektirmiş bir iinsan olarak şuanda sadece %0.1’lik bölümü nerden kestiğini merak ediyorum. bu albüme in flames’in klasiği diyebiliriz. ozamanlar in flames ne iyi grup idi.. colony, jester race vs..

    1. Ahmet Saraçoğlu avatarı
      Ahmet Saraçoğlu

      @Exorsexist, tjr’den daha çok seviyorum bu albümü ama bence o albümün tür içindeki öneminden dolayı minnacik da olsa onde olması gerekiyo.

      1. Rotten Angel avatarı
        Rotten Angel

        @Ahmet Saraçoğlu, Katılmıyorum. Bence; The Jester Race > Whoracle.

        The Jester Race’in ciğerleri üşüten soğuk ve kederli/melankolik havası yeter. In Flames’in diğer albümlerinde ise böyle depresif bir hava olmaması sebebiyle, bence diğerlerine benzemeyen ÖZEL bir albüm oluyor.

  2. Sambalici avatarı
    Sambalici

    Jotun

  3. sicko avatarı
    sicko

    bu yazıyı “metal kritik yazımında yılmaz özdil tarzı” akımını başlatan yazı olarak selamlıyorum!

    1. pacerized avatarı
      pacerized

      @sicko, ne alaka yahu, dıyalog parcalarını pespese cumleler halınde mı yazsaydı?

  4. like fire avatarı
    like fire

    Güzel güzel şeyler yazdım buraya. sildim sonra. Hangi şarkıdan bahsedeyim ki. En güzel zamanlarımda, üzüntümde sevincimde, başucu albümüm oldu.

  5. Mert Salkım avatarı

    3 temmuz 2005’te aynı saatlerde dream theater izliyordum. an evening with dream theater turnesi olduğundan baya uzun bi setlistle çıkmışlardı. aynı gece iki çok iyi konser olmuş istanbulda. ne güzel.

  6. Ugur avatarı

    Yıllar önce dinlediğim ikinci In Flames albümüydü Whoracle.İlkinin Soundtrack To Your Escape olduğunu düşünürsek ne denli şoka girdiğimi anlayabilirsiniz sanırım :) Üzerine söylenecek pek birşey yok aslında.The Jester Race gibi başyapıt, erişilmesi zor bir sanat eseri.

  7. heat avatarı
    heat

    Gyroscope u jotun dan daha cok seviyorum ben o şarkı dururken nasıl jotun da kaybediyosunuz kendinizi anlamıyorum lan:)

    1. Burak avatarı
      Burak

      @heat, dış dıbıdıbı tap dıbıdıbı dış dıbıdı tap dıbıdıbı dış dırrıp tap tırrıp rımmm
      di mi ya, gyroscope var o albümde siz jotun diyin :D alır alır götürür beni

    2. demandred avatarı
      demandred

      @heat, abi bence (imho) jotunun başındaki melodi gibi kapmaz insanı hiç bir melodi… şarkının geri kalanıda başı gibi müthiş olunca jotun diyoruz (en azından ben diyorum). gerçi albümde outro hariç her şarkı deli gibi güzel…

      1. heat avatarı
        heat

        @demandred, gyroscope çook çok sevdiğim bi şarkıdır, olayıda burak ozetlemiş zaten:)…dış dıbıdıbı tap dıbıdıbı bııı…..

  8. ihsan avatarı
    ihsan

    siteye girmemle destur çekmem bir oldu. böyle bir albüm daha yok, kritiğe kıyamadığımdan şimdi okumuycam biraz daha keyifliyken dialogue with stars eşliğinde daha iyi gider bu kritik.
    yalnız kritiği okumadan bu soruyu sormamı mazur görün; hanimiş bu albümün 0,1 puanı?

    not: bende albümün deluxe edition’ı var.-clad in shadows’un 99 kayıtlı hali olanı.- o albüm tekrar mı master edilip satışa çıkarılmış, yoksa kayıt tarihi olan 97 yılının kayıtları mı?

  9. Ufuk avatarı
    Ufuk

    tek bir şey söylesem yeterli olur herhalde. bu albümü dinlediğim güne kadar death metal’i daha brutal, daha teknik ya da daha hızlı yapan gruplar olabileceğini tahmin ediyordum. ama bu kadar “güzel” yapılabileceğine ihtimal vermiyordum.

  10. Deon avatarı
    Deon

    Yazı için çok teşekkürler. Cidden okuması hoş ve eğlenceliydi. Yine kelimelere sığdıramayacağım bir albüm.

  11. Aeonian_Lich avatarı
    Aeonian_Lich

    Kritik zevkliymiş, zevkle yazılmış ve zevkle okundu eline sağlık Ahmet. Benim de en sevdiğim 2 In Flames albümünden biri. Death metal namına da nadir dinlediğim albümlerden biri. Bugün bir dinleyeyim hatta, çok zaman olmuş.

  12. duraganyolcu avatarı
    duraganyolcu

    “dünyada bundan daha güzel bir müzik yapılamayacağını düşünmüştüm.”

    ben hala aynı düşünüyorum.

    1. swedish avatarı
      swedish

      @duraganyolcu,
      sonuna kadar katılıyorum ve böyle yorumlar yapabilen in flames fanları olduğunu görünce ağlamak istiyorum

  13. Ufuk avatarı
    Ufuk

    ertuğrul özkök ve gelin itiraf edelim konsepti:

    jotun’da o oooo’ları başlatan bendim.

  14. Ufuk avatarı
    Ufuk

    in flames bu sitede herkesin ortak (ve hassas) noktası olan 3 gruptan biri sanırım, death ve nevermore ile birlikte.

    1. heat avatarı
      heat

      @Ufuk, benim pek hassas noktam değil açıkcası:)

    2. Avcı avatarı
      Avcı

      @Ufuk, Açık konuşayım benimde hassas noktam değil In Flames ve Nevermore.

    3. Sambalici avatarı
      Sambalici

      gençlik ne hale gelmiş cık cık

      “in flames, probably the best band in the world.” heheh

      1. darth sidious avatarı
        darth sidious

        cCc adam haklı beyler cCc tişörtü bulsam alıcam o ayrı eheh

        1. Sambalici avatarı
          Sambalici

          ben gördüm bi böyle yeşil üzerine carlsberg fontlu olanını ama mallığımdan almadım.

    4. blackroseimmortal avatarı
      blackroseimmortal

      @Ufuk, yoooooo

    5. ali ihsan balı avatarı
      ali ihsan balı

      @Ufuk, herkesin değil ama benim de aralarında olduğum önemli bir kesmin hassas noktaları diyelim.

    6. illuminati avatarı

      @Ufuk, Death ve (özellikle) Nevermore’a tapan biriyim ama In Flames’i o kadar iyi bulmam.

  15. Ufuk avatarı
    Ufuk

    yaw eskiden bizim seyircimiz daha mı iyiydi ne? şimdi şu görüntüleri birkaç kere izledim de artık böyle seyirci pek kalmamış gibi geliyor.

    ama o nasıl bir konserdi… bir kere (bayağı kalabalık olmasına rağmen) boş adam yoktu, neredeyse herkes grubun fanıydı. çevremde şarkıları bilmeyen yoktu. o gün orada olup grupla beraber o mükemmel anları yaşamamızda pay sahibi olan tüm kardeşlerime buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum (imza joey demaio, eheh)

  16. Mardukcan avatarı
    Mardukcan

    Genelde en çok sevilen albümü budur ama ben 8 dn fazla vermem. İlk albümleri en iyisi bana göre

  17. swedish avatarı
    swedish

    şu kritiği okuduktan sonra ki saat 02:49 sesi sonuna kadar açıp dialouge with star dinlemek geldi içimden.Metal müziği ilk dinlemeye başladığımda aldığım ilk albüm in flames the jester race idi.Kasedi evet kasedi teybe takıpda o akustikten sonra giren gitar soundunu duyunca sanırım bundan daha iyi müzik yapılamaz dediğimi hatırlıyorum.Daha jester race i sindiremeden birde ne göreyim in flames in whoracle isimli bir albümü daha varmış.TAbi o zamanlar internet yaygın falan değil gördkçe öğreniyoruz.Vay arkadaş kasedi gene teybe takmam ile titremem bir oldu.Şarkı sırası jester script transfigured e gelince dedim ben kesin öldüm şu an ahiret hattının bekleme müziğini dinliyorum.Vay bee nerden ne hallere düştün in flames

  18. swedish avatarı
    swedish

    Bu arada ben kii in flames sözünün geçtiği yerde ölmeye hazır olan kişi o istanbul konserine gidemeyip hüngür hüngür ağlayan adamım.Kaçmamalıydı o konser adamlar şimdi abi biz senin eve geliyoz ordaysan bi çay koy hele bi iki parça çalıp dönek isveçe dese on para etmez

  19. Blakkheim avatarı

    Jester Race varken dönüp bakmıyorum bile şu albüme. Hatta In Flames’e Lunar Strain ve Jester Race dışında pek dönüp bakmıyorum artk. 6 verdim listeden silinsin diye, bizde yalan yok kardiş.

    1. swedish avatarı
      swedish

      @Blakkheim,
      hımm bence birçok in flames fanının söyleyemediği yüreğinin el vermediği şeyleri söylemişsin abi katılmıyo değilim sana ama bi jester script tranfigured dialogue with stars ve jotun da bu albümün tadından yenmez şarkıları.özellike jester race ilk saniyeden son saniyeye kar dopdolu bi albüm.Sırf december flower parçasındaki solo için gitar öğrenmeye karar veriyorsam bu albüm bende epey yer edinmiş demektir.Ama çok istediğim şeylerden biri de in flames in bu hale gelmeden Lunar Strain albümünü tekrar kaydetmeleriydi.Şimdi kaydetselerde bi halta benzemeyecek olması kötü işte

      1. Reroute to Remain avatarı
        Reroute to Remain

        @swedish, yahu ne alaka!? bir sürü in flames fanının söylemediği şey: whoracle kötü :D saçmalamayın.
        yani kendi içinde sakladığın gizli düşünceleri, başka biri yazınca buradan tümevarım yapıp: ”ya ben böyle düşünüyorum, tamam başkası da yazmış demek ki bu albüm kötü de söyleyemiyorlar” gibi bir olayı çıkarmak saçma geldi bana.
        son olarak whoracle mükemmeldir.

        1. Reroute to Remain avatarı
          Reroute to Remain

          @Reroute to Remain, sanırım yanlış anlamışım. yayınlanmasın bu mesajım.
          teşekkürler.

    2. Ugur avatarı

      @Blakkheim, e yuh yani hocam.Buna 6 veriyosan Colony’e Clayman’e falan 3-4 veriyosun heralde.Gerçi senin düşüncendir tabi.

      1. Blakkheim avatarı

        @Ugur, Clayman 8-8,5 ama Colony daha düşük evet. Küçük bir matamatikle 6 verince listeden düşeceğini hesaplayıp 6 verdim. 7 de olabilirdi yani. Kötü bir albüm değil Whoracle, sadece Jester Race ayrı bir dünya, o var.

    3. Dnz avatarı

      @Blakkheim, Abi aynen, inan ben bu albümü niye sevemedim bu kadar millet severken diye düşünemediğim bir gün yok. The Jester Race bu dünyadaki en sevdiğim albümlerden biri Whoracle’ı yanına bile yaklaştıramıyorum. Whoracle’da bazı şarkıların bazı bölümleri direk gereksiz geliyor. Whoracle baya iyi bir albüm ama şanssızlığı Jester Race’in çıtayı koyduğu yer.

      1. Blakkheim avatarı

        @Dnz, Çok doğru anlatmışsın. Herhangi bir albümlerini ne kadar dinlersem dinleyeyim aklımın bir köşesinde Jester Race olduğu sürece bir türlü sindiremiyorum.

  20. önder avatarı
    önder

    Ne muhteşem bir anı Ahmet abi. Bir an kendim yaşadıgımı düşünüyorum, hayal bile kuramıyorum.

  21. in the court of the crimson king avatarı

    whoracle şarkısı the night and the silent water’ın bir bölümünden alınmış farkeden var mı?

    1. illuminati avatarı

      @in the court of the crimson king, evet direkt aynısı, esinlenme falan denemez pek.

  22. in the court of the crimson king avatarı

    hayatımda dinlediğim en kötü coverı barındıran bu albümü melodic death metal tarihinin en iyi albümü olarak görüyorum.
    8/10

  23. tranquillist avatarı
    tranquillist

    bence bu albüm jester raceden daha iyi.

  24. Beorn avatarı
    Beorn

    Metal müzikle hemen hemen In Flames ile tanıştım ama iki sene öncesine kadar hiç dinlememiştim bu albümü. İlk zamanlarda Jotun’u dinleyip beğenmediğimi hatırlıyorum hatta. Zamanla öğreniyor insan dinlemeyi. Şuan en sevdiğim Melodeath albümü ve bence Jester Race’den açık şekilde üstün. 9/10

  25. Reroute to Remain avatarı
    Reroute to Remain

    Dialogue with the stars , In Flames’in yaptığı en iyi enstrümantal şarkıdır. aksini düşünen var mı ?

    1. Kemal avatarı

      @Reroute to Remain, cok guzel sarki, ama Man Made God gibi bir gercek varken o kadar da rahat krallgini ilan edemez bence.

  26. Deathamphetamine avatarı
    Deathamphetamine

    Lunar Strain ile The Jester Race’e tapan biri olarak In Flames in bana göre ilk defa bu dünyadan çıkabilcek müzik yaptığı albüm kötü mü değil ama ilk iki albüm bu dunyadan olamaz net.

  27. Lithux avatarı
    Lithux

    Hayatımda duyduğum en kötü death metal vokalleri bu albümdedir. Albümdeki melodiler falan güzel ama vokaller o kadar berbat ki bitiriyor albümü gözümde. Death metal vokalistinin sesi güçlü olmalıdır. Anders’ın vokalleri gerçekten çok zayıf.

    1. Red John avatarı

      @Lithux,
      Anders’ın vokali çok güzel bana göre ve Anders istese öküz gibi böğürerek vokal yapabilir ama adam bunu tercih etmiyor. Death metal demek illa anırarak vokal yapmak demek değildir. Ayrıca Anders’in scream vokalleri de çok kalitelidir. Özellikle Soundtrack to your Escape albümünde deli gibi scream vokal yapmıştır, coşmuştur…

      Bu albümde Worlds Within the Margin ve Food for the Gods gibi şarkılarda taş gibi de vokal yapmıştır.

      1. Ceyeni avatarı
        Ceyeni

        @Red John, Anders’ın vokalini ben de seviyorum ama bazı death metal vokalistleri gibi growl vocal (bizim deyimimizde brutal vokal) yapamadığı bir gerçek. Yani övmek için “aslında yapabilir de tercih etmiyor” demek saçma. Ayrıca growl için anırmak demişsin. Bunu diyen biri death metal dinlemesin bir zahmet. Death metal zaten growl, harsh veya scream vokalle yapılır.

  28. saw you drown avatarı
    saw you drown

    The Jester Race, Powerslave ise; Whoracle, The Number Of the Beast’dir.

  29. kuruderi avatarı
    kuruderi

    Grubun resmi internet sitesinde bu albüme yer verilmemesi de ayrı bir dram sanırım.

    1. den4x avatarı
      den4x

      @kuruderi, gerçekten yokmuş, unutmuşlar herhalde :D benim de en çok canımı sıkan şey eski işlerine “meh gençken yaptık işte bişeyler” tarzında bakmaları oluyor özellikle opeth ve in flames’in

  30. rockersoldier avatarı
    rockersoldier

    bu albümü çıktığı sene almıştım daha doğrusu resmi girmemişti izmir ümit şipidyoda cd’den tdk kasete çektirmiştim aradan yıllar geçti benim kasetler tarih oldu arada bu albüm ve niceleri vardı sonra geçenlerde kendi kendime eski dinlediğim albümleri hatırlamaya çalışırken aklıma bu geldi hemen yutubtan açtım aman yareppi nede özlemişim son dinlememin üzerinden en az 15 sene geçmiş ama bütün armoniler aynen aklımda ve eşlik ediyorum ben nasıl bu albümleri bunca yıldır unutmuşum kendime çok kızdım sonrada burda bu yazıyı buldum. bu arada aklıma bir çok albüm geldi mesela konkhra’nın weed out the weak albümü hemen biyerlerden indirip dinledim bu güne kadar nicelerini dinledik ama yok böyle bi lezzet bu kadar armonik bu kadar sert ve ritmik, j.mörfi abimizin mükemmel soloları falan dadından yenmiyor benim bu müzikte aradığım her şeyi konkhra bu albümde ziyadesiyle veriyor bilmeyenler mutlaka dinlesin yoksa büyük kayıp. böylesine bir albümün pasifagresifte bulunmamasıda çok garip ve daha nice albümler geldi aklıma keşke kasetlerimi saklayabilseydim halen durup durup neler vardı diye hatırlamaya çalışıyorum şuandada son aklıma gelenlerden sentenced frozen albümünü dinliyorum Mourn isimli enstrumantel parça beni bitirdi aman allahım ne kadarda özlemişim resmen melankoliye bağladı beni

  31. Rust in Peace. avatarı
    Rust in Peace.

    Jester Script Transfigured’de solo sırasında gitarın sesinin bu kadar düşük olması insanlık suçudur

  32. Koray avatarı
    Koray

    Jotun introsu eşliğinde evlenme teklifi.

    1. Koray avatarı
      Koray

      @Koray, Bunu gerçekleştirmek senin sayende olacak Ahmet Abi.

  33. Ali Osman avatarı
    Ali Osman

    Hayatımın albümlerinden biri. Konserden önce canım çekti ve zevkten kuduruyorum şu anda. Umarım birkaç şarkı çalarlar bu albümden.

  34. Ceyeni avatarı
    Ceyeni

    Bu albümü çok severim ama Morphing Into Primal’ı hiçbir zaman sevemedim. Albümü dinlerken o şarkı geldiğinde atlıyorum.

    1. Ceyeni avatarı
      Ceyeni

      Demişim halt etmişim. Whoracle baştan aşağı her şarkıyla güzel. Daha çok dinleyince bunu anladım.

  35. Cerca C. avatarı
    Cerca C.

    Morphing’de 1:42’de başlayan ATG karakterli rifflere benzer riffleri milyon kere duysam da sıkılmıyorum. Aslında In Flames bu konuda baya kısır. https://youtu.be/FBxDZRSFewY?t=101

  36. pallarandersvisa avatarı
    pallarandersvisa

    gelmiş geçmiş en sevdiğim albüm olmasının yanı sıra, muhtemelen en çok dinlediğim albüm. ilk kez pandemi döneminde, üniversiteye yeni başladığımda dinlemiştim bu albümü ve o günden beri her üzüntüme, sevincime, halen devam eden “bu okul ne zaman bitecek” sorusuna, başlayan ve biten aşklara hep whoracle eşlik etti. jotun’un enfes melodilerini, episode 666’in nakaratının mükemmelliğini, jester script transfigured’un ortasındaki akustik kısmı her dinlediğimde sanki ilk seferimmiş gibi vuruluyorum. kaç kere boğazımı parçaladım bu albüme eşlik ederken, bilemiyorum. bildiğim tek şey, ölene kadar in flames’e aşık olacağım

  37. Ceyeni avatarı
    Ceyeni

    Son 1 aydır en çok dinlediğim şarkı Food for the Gods

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir