Yetmiş dakika durmadan kafa sallayan genç kurtarılamadı.
Yaratıcı bir thrash metal rifinin insana verdiği zevki çok az şey verebilir. Yırtıcı ve iyi kurgulanmış bir rif, güçlü prodüksiyonla birleşince size metal dinlemeyen birinin asla anlayamayacağı duygular yaşatabilir. Cıgcıgıcıgıcıg cıgcıgıcıgıcıg cıgıcıgıcıgıcıg cıgcıgcıg… Güzel şeyler bunlar.

Günümüzde gizli klasikler olarak anılan iki adet albüm yaptıktan sonra 20 yıl ara verip de böyle bir geri dönüş yapmak nasıl açıklanır bilemiyorum. “Yazıklar olsun, bunca yıl bizi bundan mahrum bırakmışsınız” deyip kızmak mı, yoksa sadece “O” ve “HA” deyip susmak mı daha mantıklı, onu da bilmiyorum. Bayanlar baylar bugünkü konuğumuz HEATHEN. Bir önceki albümü “Victims of Deception”ı çıkarıp ortadan kaybolalı tam on dokuz yıl geçen HEATHEN.
Eskiyi kurcalamadan elimizde ne var ona bakalım. “The Evolution of Chaos”, içi sayısız yaratıcı rifle dolu, yırtıcı, bir o kadar melodik, karakteristik bir atmosferi olan, progresif şarkı yapıları ve katmanlı bestelerle bezeli, akılda kalıcı, eşlik edilesi, insanı evi yıkacak düzeyde gaza getiren bir groove’u olan, “Thrash metal budur” diyebileceğiniz, harika bir albüm.
Clean gitarlı bölümler ve David White’ın yumuşak yumuşak söylediği kısımlar dahi albümün karanlık, ancak bir o kadar da varyasyonlu atmosferine uyan türde bestelenmişler. Albüm hem gerçekten de simsiyah bir havaya sahip, hem de içerdiği değişkenlikten dolayı renkli bir his de barındırıyor. Eski METALLICA’nın benzersiz epik, melodik thrash’i, EXODUS’un suratta patlayan direktliği ile IRON MAIDEN’ın akılda kalıcılığı ve görkemi sanki bir kavanozda çalkalanmış ve tadına doyulmaz bir karışıma dönüştürülmüş.

Albüm Steve DiGiorgio’nun sitarla çaldığı Doğu ezgili bir intro’yla açılıyor ve aynı melodinin kuduruk halini gördüğümüz Dying Season’a bağlanıyor. Bu şarkıya geçtiğimiz haftalarda bir klip çekildi, çıkar çıkmaz haberler köşemizde izleriz artık. EXODUS’tan Gary Holt’un solosuyla şenlendirdiği ve muhakkak ki pek çok insanın boyun omurlarının tadını kaçıracak olan Control by Chaos’la devam eden albüm, on bir dakikalık hayvanlık abidesi No Stones Turned’e bağlanıyor. YouTube videolara 10 dakika sınırı koyduğundan, alttaki bu aşmış parçanın son dakikası maalesef kesik, albümdeki halini tadına vara vara dinleyin derim. Bu şarkıyla ilgili diğer bir not da, parçadaki perdesiz basların yine Steve DiGiorgio tarafından çalınmış olması.
Albümün eleştirisel anlamda bahsedilebilecek tek yanı, din ve politika konularında zamanında ne denli eleştirel olduğunu bildiğimiz HEATHEN’ın, şimdi bunları bir güzel yutup “Aynı tanrı altında vatanınız için o cehennem çukuruna gidip savaştınız, onurumuzu kurtardınız, hepiniz aslan parçalarısınız” diye ucuz bir milliyetçilik ve tribüne oynama sergilediği A Hero’s Welcome olarak gösterilebilir. Bence nefis bir şarkı olsa da, “Oralarda savaşarak bizi özgür kılıyorsunuz” teması fazlasıyla planlı programlı ve belli bir amaç için yazılmış gibi duruyor. Ordu trampeti betimlemesi ve şarkı sözleriyle yetinmeyip bir konuşma metniyle mesajını açıklaması da bu militarist övgüyü destekliyor. Yine de müzikal açıdan gayet iyi bir şarkı. Onun dışında albümü arka arkaya beşinci altıncı kez dinlerken dahi sıkılacak, şikâyet edecek bir şey bulamıyorum. Yine de benim için tadında olan yetmiş dakikalık süre, kimilerini yorabilir, bunu da söylemek lazım. Gerçi ben de yirmi yıl bekleseydim ben de coşardım, hatta yetmişle falan kalmaz direk üç CD’lik trilogy çıkarırdım.
Müzisyenlik anlamında “The Evolution of Chaos” bir thrash metal albümünden bekleyeceğinizin çok daha ötesini veriyor. Lee Altus thrash dünyasının en görmezden gelinmiş yeteneklerinden biri olduğunu her rifte, her notada kanıtlıyor. Adam resmen yirmi yılın birikimini sağa sola saçarcasına ortaya dökmüş, adeta thrash kusmuş. EXODUS’a katılmayıp HEATHEN’la devam etseydi neler olurdu, keşke bilebilsek.

Delişmen sololar, enfes bir thrash metal gırtlağı olan David White’ın sevmeyeni dövüyorlarmış cinsinden vokalleri, gitarların harika uyumu ve resmen cezalandıran bir davul performansı, “The Evolution of Chaos”u bırakın 2010’u, son zamanların en iyi thrash metal, hatta metal albümlerinden biri yapıyor. Kapağı bile ayrı bir güzel.

Bir önceki albümünden 19 yıl sonra “Killing Season” gibi bir hayvanlığı çıkaran ONSLAUGHT ve on yıl durup ardından “When Death Comes“ı çıkaran ARTILLERY’yle birlikte son yılların en önemli geri dönüş albümü olarak gördüğüm, hatta açıkçası bu ikisinden de daha bir ısıran, koparan “The Evolution of Chaos”u, thrash metalden azıcık bile hoşlanan HERKESE öneriyorum, hem de “Oğlum hadi lan dinle, dinlesene hadi, dinle, şşş hadi dinle” diye sırtından itekleyip taciz ederek öneriyorum. İddialı bir cümle kurmaya gerek yok, “The Evolution of Chaos” tek kelimeyle mükemmel bir thrash metal albümü. Bence hiçbir eksiği olmayan, tonlarca fazlası olan bu adrenalin deposunu fırsatı olup da “Amaaan sonra dinlerim” diye boşlayan bir thrash metal sever varsa, kekoluğuna doymasın.
Albüm bilgileri
- David White: Vokal
- Lee Altus: Gitar
- Kragen Lum: Gitar
- Jon Torres: Bas
- Darren Minter: Davul
- Dying Season
- Control By Chaos
- No Stone Unturned
- Arrows Of Agony
- Fade Away
- A Hero's Welcome
- Undone
- Bloodkult
- Red Tears Of Disgrace
- Silent Nothingness

Bir yanıt yazın