Saygıyla eğiliyorum.
CARCASS’ın 1993’te çıkan davayı satma albümü var bugün kucağımızda. Davayı satmak. Ne güzel bir tabir. Özellikle de bir türün yaratımında rol oynamış ve sayısız grubu etkilemiş bir gruptan bahsediyorsanız.

Hayatı odasından ibaret bir sürü adamın, CARCASS gibi ceket ilikleten bir grubun bu başyapıtını davayı satma albümü olarak görmesi tez konusu olarak bile işlenebilir gerçekten. Elbet büyük çoğunluk “Heartwork”ün death metal tarihindeki öneminden haberdar, ancak pek çok “sert” abinin de “Heartwork”ü sadece “yumuşama” olarak gördüğünü biliyoruz. Biz önce olay nedir kısaca hatırlayalım.
httpv://www.youtube.com/watch?v=i_xs1OHafBI&feature=related
NAPALM DEATH’le birlikte doğumunda rol aldıkları grindcore’un iki adet doğuş albümünün ardından, CARCASS daha kompleks bir tarza kaymış ve öküz gibi bir death metalin sunulduğu “Necroticism-Descanting the Insalubrious”u çıkarmıştı. Bu albümde gruba katılan Michael Amott’un da katkısıyla, “Necroticism” dönemi için gayet güçlü, tarzı yakından takip edenler için klasik bile denebilecek bir albümdü.

Columbia’nın 1993’te Earache ve Roadrunner’ı satın almasıyla, death metalin daha geniş bir kesime yayılması da başlamış oldu diyerek “Heartwork bir önceki albümden neden böylesi farklı?” açıklamamıza girişelim. 1993 yılında çıkan diğer önemli Earache ve Roadrunner albümlerine bakmak bile, “Heartwork”ün neden CARCASS’ın sound değiştirdiği albüm olduğu görmeye yetiyor. Misal dönemin adı sıkça anılan gruplarından ENTOMBED, Earache’den çıkardığı “Clandestine”in ardından, Columbia’nın devreye girmesiyle 1993 yılında adını çok geniş bir kitleye duyurduğu “Wolverine Blues”u çıkarmıştı (ve belli kesimlerce eleştirilmişti). Aynı şekilde SEPULTURA, “Arise“la coşmuşken, şirket telkinleri sonucunda 1993 yılında “Chaos A.D.”yi çıkarmıştı (yine eleştirenler olmuştu). NAPALM DEATH bile Columbia etkisindeki Earache altında daha az ekstrem bir yola girmiş, “Fear Emptiness Despair”le birlikte adeta öncesinden farklı bir dönemi başlatmıştı. Tüm bu albümlerin kapaklarını, grupların bir önceki albümlerindeki kapaklarla ve logolarla kıyaslamak bile, yukarıdan gelen bu “akıllı olun” emrini gösterir nitelikte.
httpv://www.youtube.com/watch?v=CVebdu0QpVM
Uzatmayalım, “Heartwork” de böyle bir şirket “tavsiyesinin” sonucu aslında. Lakin olayı burun kıvrılacak bir duruma dönüştürmeyen bir detay var, o da “Heartwork”ün bir başyapıt oluşu.
httpv://www.youtube.com/watch?v=rxiGa2_BFcQ&feature=related
Öncelikle söylemek lazım ki, Bill Steer yaratıcı rif yazma konusunda gerçek bir dahi. “Heartwork”teki eksiksiz her rif, hem son derece akılda kalıcı, hem de bu uğurda death metalden ödün vermekten çok uzakta. Hiçbiri birbirine benzemiyor ve CARCASS müziğine yeni katılan melodilerle de nefis bir birliktelik kuruyorlar.

“Heartwork”, elbette ki death metal sınıfı içerisinde yer alsa da, içerisinde klasik heavy metal ve melodik metalden de tatlar barındırıyor. Kimi yazılarda “death metal çalan IRON MAIDEN” olarak latife yapılsa da, ben böylesi bir benzeşme göremiyorum. Lâkin, konu melodiklikse, “Heartwork”, Göteborg tarzı hissi vermeyen, dönemin en önemli melodik death metal albümü olarak bile görülebilir.
httpv://www.youtube.com/watch?v=of8_Z_g5W9A&a=g8mr94XCnDE&playnext_from=ML
Albümdeki müzisyenlikler tek kelimeyle ders niteliğinde. Davulda -artık davul çalamayan- Ken Owen’ın birbirinden ilginç ve zeki partisyonlarla alt yapıyı oluşturduğu, artık dediklerini anlayabildiğimiz -ve parçalanan bağırsaklardan bahsetmeyen- Jeff Walker’ın Shakespeare’den dahi alıntılar yaptığı şarkı sözleri ve elbette ki Steer-Amott ikilisinin death metal tarihinde benzeri az görülen hayvani rif saldırısı. Bu anlamda “Heartwork”de şikayet edilecek hiçbir şey yok. Şarkılara bakınca yine her biri bir başkasının favorisi on adet parça var. Çoğu yorumda adı geçen şarkılar, elbette ki ilk şoku yaşatan Buried Dreams, her anı başka bir fikirle dolu No Love Lost, boyun kıran Embodiment ve albüme adını veren klasik şarkı olsa da, eminim on kişiye favorilerini sorsak, adı anılmayan şarkı kalmaz. Hepsi de -benim gibi- rif bazlı müziğin köpeği olan dinleyiciler için birer kulak ziyafeti.
httpv://www.youtube.com/watch?v=QTm4NgKoI80
Alien dahil pek çok kült tasarımla ve heykelle bildiğimiz H.R. Giger’ın “Life Support” adlı heykelini gördüğümüz albüm kapağından, Death Certificate‘ın girişindeki o pek çok grup tarafından aynen araklanan meşhur melodiye, Blind Bleeding the Blind‘ın artçı şoklarını “Swansong”da göreceğimiz stakato riflerinden, Steer’in sonradan ANATHEMA’dan Danny Cavanagh’a hediye ettiği gitarının o boru gibi tonuna, “Heartwork” her anlamda, eksiksiz bir başyapıt.

Biliyorum böyle düşünmeyenler, bu albüme benim ve benim gibi düşünenlerin verdiği değeri vermeyenler var, olsun, açıkçası umrumda değil. Bilen biliyor. “Heartwork” çıkışından on yedi yıl sonra bile tazeliğini, ilham vericiliğini koruyor, değil bugün, 2050 yılında çıksa bile anlamını kaybetmeyeceğini hissettiriyor.
Albüm bilgileri
- Michael Amott : Gitar
- Ken Owen: Davul
- Bill Steer: Gitar
- Jeff Walker: Bas, vokal
- 1 – Buried Dreams
- 2 – Carnal Forge
- 3 – No Love Lost
- 4 – Heartwork
- 5 – Embodiment
- 6 – This Mortal Coil
- 7 – Arbeit Macht Fleisch
- 8 – Blind Bleeding the Blind
- 9 – Doctrinal Expletives
- 10 – Death Certificate

Bir yanıt yazın