Zamanın ötesinden gelen çift gitar melodileri.
Kariyerinde 14 birbirinden güzel albüm olan, günümüz metal dünyasının üzerine kurulduğu gruplardan birinin tek bir albümünü seçip onun hakkında yorum yapmak zor, ama “Seventh Son of a Seventh Son” (SSoaSS), kısaltması bile uzun be!) biraz farklı. Iron Maiden adına bir dönemi kapatan (Adrian Smith’in ayrılması, son liste başarısı, vs), aynı zamanda ilk defa denen yapıda hazırlanan (konsept albüm) bu güzide eser Smith ve Dickinson gruba beraber dönene kadar çıkardığı son “gerçek” Iron Maiden albümü. Dolayısıyla grup açısından tarihi bir önemi var.
Iron Maiden albümlerinde (her ne kadar hepsi çok iyi olsa da) genel olarak bir “bu şarkıya da gerek yokmuş ya” sendromu vardır, şarkılar arasında kalite dengesi vardır çoğunlukla. Belki de grup genelde şarkıların üzerinde tek tek fazlaca uğraştığından dolayı albüm bütünlüğü konusunda pek istikrarlı olamamıştır. “Seventh Son of a Seventh Son” konsept albüm yapısıyla bunun önüne geçiyor ve bu açıdan bir farklılık yaratıyor mesela. Albümün bu kadar (farklı biçimde) güzel olmasında bunun etkisi büyük, şarkı şarkı hepsi tek başına klasik ama albüm genel olarak da başından sonuna gayet istikrarlı, dengeli yapısını bozmuyor. Albümle alakalı her yorumda farklı şarkının “bence albümün en iyi şarkısı” diye bahsedildiği bir albümden bahsediyoruz neticede, bu durumu anlatıyordur biraz.
Esasında “Seventh Son of a Seventh Son”‘ı tanımlarken “konsept albüm konsept albüm” deniyor da, tam olarak “konsept albüm böyle oluyor işte” diyemeyiz albümle alakalı. “Seventh Son of a Seventh Son”‘ın devamlı birlikte anıldığı “Operation Mindcrime” metal dünyasında sonrasında gelen konsept albümler için formatı belirlemişken “Seventh Son of a Seventh Son”‘ın bu yapıdan ne kadar uzak olduğuna dikkati çekmek lazım.

Albümün akustik introsu ve outrosu haricinde bildiğimiz manada konsept albüm klişelerine pek rastlayamıyoruz albüm boyunca, keza şarkı sözleri açısından da bütün şarkılar konsepte dahil değil mesela. Ancak bahsettiğim üzere “Seventh Son of a Seventh Son” standart bir konsept albüm olmasa da, hazırlanışı belli bir konsept üzerinden yürüdüğünden Iron Maiden standartlarında inanılmaz tutarlı bir albüm ortaya çıkmış.
Albümdeki şarkılar hakkında esasında çok konuşmaya gerek yok, Can I Play With Madness?, The Evil That Men Do ve The Clairvoyant illa ki her Maiden toplamasına giriyorlar. “Seventh Son of a Seventh Son”‘ı bu kadar muhteşem yapan esasında bu süperstarlar değil, albümle aynı adı taşıyan 10 dakikalık şarkıdır bana göre.

Iron Maiden’ın en değeri bilinmemiş şarkılarından biri olduğunu rahatlıkla iddia edebileceğim bu muhteşem eser esasında albümün özeti gibi bir şey, mevzuyu derleyip toparlıyor. Albüm genelinde bazı yerler haricinde şahsen pek bir numarasını göremediğim klavye/synth mevzuları bu şarkıda tam yerini buluyor zaten, bu açıdan da albümün karizmasını topluyor.
Akabinde gelen The Prophecy de albümün iskeletini tamamlayan yapıda devam ediyor. Bahsettiğim süperstarlar dinleyiciyi albüme çekerken bu şarkılar da kişiyi albümde tutuyorlar, albümü bir kademe yukarı çıkarıyorlar.
Özellikle çıktığı dönem itibariyle gerek melodik yapısıyla, gerek akustik geçişleriyle o ara ergenlik dönemindeki İskandinav müzisyenler üzerinde melodik death metal soundu şekillendirilmesinde büyük etkisi olduğunu düşündüğüm “Seventh Son of a Seventh Son” “zamansız” bir klasik esasında.

Iron Maiden’ın diğer albümleri gibi bu da piyasaya çıktığı 1988 yılından bu zamana kadar alakalı/alakasız herkese ilham verdi, hala da vermeye devam ediyor.
sambalici
Albüm bilgileri
- Bruce Dickinson: Vokal
- Steve Harris: Bas, elektronikler
- Dave Murray: Gitar
- Adrian Smith: Gitar, elektronikler
- Nicko McBrain: Davul
- Moonchild
- Infinite Dreams
- Can I Play With Madness?
- The Evil That Men Do
- Seventh Son of a Seventh Son
- The Prophecy
- The Clairvoyant
- Only the Good Die Young

Bir yanıt yazın