Hanım kılıcımı getir!
Ömer: ENSIFERUM yalnızca benim için değil, eminim bu türden hoşlanan birçok kişi için çok önemli bir yere sahip, kendinden sonra gelen gruplara örnek olmuş, onları etkilemiş güzide bir Viking/Folk metal grubudur. 2001 yılında çıkardıkları kendi adlarını taşıyan (Latince “Kılıç Taşıyan” demek oluyor bu da) ilk albümleri benim türlerden bağımsız olarak en çok dinlediğim, her şarkısını çocuğum gibi sevdiğim albümlerden biridir. Bu etkileyici albümden 3 sene sonra bir başka üstün çalışma “Iron”ı çıkardılar. Bu albüm Lai Lai Hei, Tale of Revenge gibi defalarca dinlenecek güzellikte parçaları içeriyordu. Ne olduysa ondan sonra oldu… grubu kuran eleman olmasa da, ilk iki albümün aşmış olmasındaki en büyük pay sahibi olan Jari Mäenpää diğer projesi WINTERSUN için grubu terk etti. Yerine NORTHER’dan Petri Lindroos’u getiren grup idare eder bir “Dragonheads” EP’si ve pek vasat olan “Victory Songs” albümünü çıkardı. O yaratıcı rifler, sıkılmaya imkan vermeyen kişilikli şarkılar gitmiş, yerine oldukça sıradan riflerle dolu, bir iki tanesi hariç vasatın üstüne çıkamayan parçalar gelmişti. Şimdi ise grup, Jari sonrası ikinci albümüyle karşımızda. Peki düşüş devam ediyor mu? Cevabı az sonra.
Sambalici: Ömer güzelce özetledi grubun tarihini. Özellikle ilk iki albümlerine bakarsak melodik death metal ile folk metal’i bu kadar güzel sentezleyen başka grup yok. Jari’nin thrash rifleri üzerine grubun kendine özgü melodileri ile orijinal bir tarz yakalamıştı grup, Jari ayrılana kadar tabii.

From Afar’dan ne beklediniz, ne buldunuz?
Ömer:İlk soruya olan cevabımdan da tahmin edilebileceği gibi, bu albümden pek bir beklentim yoktu açıkçası. Düşüşün devam edeceğini, berbat olmayan ama kolay unutulabilir, sıradan bir albüm olacağını düşünüyordum. Sanırım Markus Toivonen ve kankalarını hafife almışım biraz. Bu albüm kesinlikle “Victory Songs”dan daha iyi, daha özenli bir albüm. İlk iki albümün yanına yaklaşamasa da, iyi yönde atılmış bir adım olarak görüyorum kendisini. Giriş parçasını geçer geçmez, ikinci şarkının başında fark edilebileceği üzere sound’daki en büyük değişim senfonik düzenlemelerin büyük rol oynaması. Öyle ki bu şarkıyı ilk dinlediğimde “Oha TURISAS ki bu, sadece daha hızlısı” demiştim. Müziği “epik” yapmak için başarılı bir seçim olmuş, doğru, ama kişisel olarak senfonik kısımların favorim olduğunu söyleyemeyeceğim. Ama özellikle Heathen Throne Part 2’de falan bu kısımlar çok güzel kotarılmış, ona diyecek yok. Bunun dışında albümdeki favori parçalarım, biraz One More Magic Potion’ı hatırlatan, melodik riflerle bezeli oynak Twilight Tavern (yalnız o ortasında giren bayan vokalli kısım bu kadar mı alakasız olur? Nasıl kötü bir geçiştir yahu.), Western tatları sunan ve ortasındaki banjo solosuna bayıldığım Stone Cold Metal, epik Heathen Throne ve Heathen Throne part 2 ve bence grubun yazdığı en iyi nakaratlardan birine sahip Smoking Ruins.
Sambalici: “Victory Songs”un başarısızlığı nedeniyle benim de pek bir beklentim yoktu albümden, çünkü Jari’nin grubu WINTERSUN ile Jari sonrası ilk albüm olan “Victory Songs”u karşılaştırınca ENSIFERUM’da beni çeken ne varsa Jari ile beraber WINTERSUN’a taşındığını gördüm. Dolayısıyla “Victory Songs” zaten çıtayı oldukça aşağıya çekmişti benim için, bu açıdan bakınca beklediğimden çok daha başarılı bir albüm buldum. “Victory Songs”un vasatlığı ile alakası olmayan taş gibi bir albüm yapmışlar bu sefer, özellikle müziğe eklenen senfonik zımbırtılar cuk oturmuş, grubun kendine has melodileriyle birleşince albümü pek bir zenginleştirmiş. Ancak tabii ki ilk iki albüm seviyesinde bir şey beklememek lazım.
Jari mi Petri mi?
Ömer:Bak ya, bu da soru mu? (Soruları biz hazırlamamışız gibi davranmak.) Tabii ki Jari! Jari’nin ne kadar iyi bir gitarist olduğunu görmek için, ENSIFERUM’da attığı soloları ve yazdığı rifleri geçtim, tamamen kendi ürünü olan WINTERSUN’a bakmak yeterli diye düşünüyorum. Vokal kısmına gelirsek, Petri’nin sesi de her ne kadar kendine özgü, duyulduğunda “aha Petri bu” dedirten, yırtıcı bir ses olsa da, ben kesinlikle Jari’nin brutal vokalini daha çok beğeniyorum. Duyguları daha iyi verebilen, daha iyi bir vokali var, üstelik temiz vokal de yapıyor. Kısacası, o koca burnunu da al ve geri dön Jari.

Sambalici: Petri yetenekli bir kardeşimiz, ama ENSIFERUM’a “Aha harbici elf lan!” diye çığlık atan ergen genç kız profili kazandırmak dışında bir işlevi pek yok. Jari çok daha iyi bir vokalist, çok çok daha iyi bir gitarist bariz biçimde. Jari ENSIFERUM’a bir karakter kazandırmıştı, Petri onun kadar dominant değil. Ama iyi bir insan gibi duruyor, zaten kendi kurduğu NORTHER’den de haber vermeden atmışlar adamı, yazık lan. :(
Bugün folk metal için ne yaptın?
Ömer: Kılıcımı, zincirli zırhımı vs. kuşanıp bizi sürgün eden Hrıstiyanlara savaş açmak üzere yola çıktım. Ama sonra fark ettim ki akbilim bitmiş, yanımda hiç altın, pardon, yani para da yoktu, şoförden rica ettim, “abi kutsal görev, tanrılarımızın yardımıyla eski şanımızı kazanmaya gidiyorum” dedim, “la tanrılar diyo, yörü git pis kafir, alırım ayağımın altına!” dedi. Canımı zor kurtardım.
Sambalici: Kendimi ormana dağa taşa verdim, doğayla kucaklaştım, kılıcımı çektim kalkanımı kuşandım derken bir baktım meğer bir Amon Amarth klibindeymişim. Johan’a “Erit şu göbeği artık be hacı” dedim döndüm evime, bize ters bu işler.
Son zamanlarda delileşen folk/viking/püsür metal piyasasında nerede yer bulur bu albüm?
Ömer: Bu albüm geçen sene çıksaydı, ELUVEITIE’nin “Slania”sı, EQUILIBRIUM’un “Sagas”ı, FOREFATHER’ın “Steadfast”ının (bunlar şimdilik aklıma gelenler) arkasında kalırdı, ağlardı, yazık olurdu. Fakat bu sene çıkan albümlere bakarsak (The Arcane Dominion’ı katmıyorum o farklı bir kulvarda) iyi bir yerde duruyor bence. En azından grubun isminin altında ezilmeyecek kadar iyi. Ama yine de grubun tahtı sallanıyor. ELUVEITIE, MANEGARM, ARKONA gibi gruplar yeni albümlerle gelirken, geçtiğimiz zamanlarda albüm çıkaran KORPIKLAANI, EQUILIBRIUM, TURISAS, MOONSORROW, TYR gibi gruplar da rekabet ortamını iyice kızıştırıyor. Tabii alt türlere baktığımızda bunlar farklı kulvardalar ama çoğu zaman birbirleriyle karşılaştırılmaktan kurtulamıyorlar. Bunun dışında adını duyuramasa da pek kaliteli işlere imza atan gruplar cirit atıyor ortamlarda.
Sambalici: Piyasanın adamı değilim ben, bana bunlarla gelmeyin. Benim piyasamda bu senenin en iyi albümleri listesine girer “From Afar”, dinlerken en çok zevk aldığım albümlerden biri oldu.

Meiju mu Emmi mi?
Ömer: Müzikal katkıyı tamamen es geçerek, kalbimin sesini dinleyip Meiju diyorum. Yok ya Emmi ne o öyle (bir kere ismini değiştirsin önce) “From Afar” klibinde koro vokal yapacağım diye garip garip ağız hareketleri yapıyor falan, ı ıh yakışmamış. Ama albümdeki klavye desteği başarılı olmuş, o açıdan tebrik ediyorum bak. Senfonik düzenlemelerden kendisi sorumlu değil sanırsam, eğer öyle olsaydı bir artı daha kazanırdı. Ama sonuç olarak, Meiju en birinci. Yirim.

Sambalici: ENSIFERUM’un internet sitesinde grup elemanlarının resimlerine bakarken Emmi’yi orta yaşlı bir adam sanmıştım, Ömer diyene kadar haberim yoktu kız olduğundan. Başka bir şey demiyorum üstüne.
Jari gitti ENSIFERUM bitti mi?
Ömer: Hem evet hem hayır. Bu albümden önce hiç düşünmeden evet derdim, ama şimdi Jari olmadan da “yıkılmadık, ayaktayız” mesajı verebilmişler. Fakat şöyle de bir şey var ki, hiçbir zaman ilk albümlerindeki seviyenin üstüne çıkamayacaklarını düşünüyorum.
Sambalici: Jari dönemindeki ENSIFERUM albümleri gelmeyecek bir daha, dolayısıyla o faslı artık kapatmak lazım. “Victory Songs”un yarattığı umutsuzluğun aksine From Afar bundan sonra ENSIFERUM’dan başarılı işler geleceği ümidini verdi bana, yeni ENSIFERUM güzel şarkılar yapabiliyormuş bunu görmüş olduk.

Notunuz?
Ömer: 7,5/10
Sambalici: 8/10
Albüm bilgileri
- Petri Lindroos: Vokal, gitar
- Markus Toivonen: Gitar
- Sami Hinkka: Bas
- Emmi Silvennoinen: Klavye
- Janne Parviainen: Davul
- By the Dividing Stream
- From Afar
- Twilight Tavern
- Heathen Throne
- Elusive Reaches
- Stone Cold Metal
- Smoking Ruins
- Tumman Virran Taa
- The Longest Journey (Heathen Throne Part II)
- Vandraren (NORDMAN cover'ı)

Bir yanıt yazın