# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
WARREL DANE
17.11.2015

“Jeff’le daha geçen gün görüştük.”

Yeni bir röportajdan daha merhaba. Bu hafta, Moodlive organizasyonuyla iki gün önce canlı izlediğimiz Warrel Dane’i konuk ediyoruz. Konserin ardından kuliste konuştuğumuz Warrel ve ekibi uçağa yetişmek zorunda olduğundan 5 dakika ile sınırlı tutulan bu röportajda elimden geldiğince fazla bilgi almaya ve muhabbet etmeye çalıştım, umarım cevaplardan tatmin olursunuz. Warrel kısmından sonra grubun gitaristi Johnny ile de eğlenceli bir muhabbet ettik. O kısmı da okumanızı öneriyor, sizi bugüne dek yaptığımız en hızlı ama bir o kadar da renkli röportajlardan birine alıyoruz.

Selam Warrel, umarım konserden memnun kalmışsındır. Duyabildiğin üzere benim pek sesim kalmadı, o yüzden kusura bakma.

Haha, gayet iyiydi evet.

Dead Heart in a Dead World”ü baştan sona çaldığın bu turne konusunda neler söylemek istersin?

Albümün 15. yıldönümü ve insanlar “Dead Heart in a Dead World”ü hâlâ çok seviyorlar. Şarkılarda, dünyanın günümüzde yaşadığı pek çok şeye dair sayısız mesaj var. Bu yüzden de böyle bir turneyi şimdi yapmanın doğru olduğunu düşündüm.

Peki ya “Dead Heart in a Dead World”ü değil de başka bir NEVERMORE albümünü komple çalmak isteseydin bu hangisi olurdu?

Tabii ki de “Dreaming Neon Black” olurdu.

Bence de.

Sormana bile gerek yoktu bence, cevabı önceden biliyordun diye düşünüyorum.

Evet, yine de senden de duymak istedim haha.

Haha.

NEVERMORE’u 15 yıldır dinliyorum ve tüm bu zaman boyunca neden daha fazla büyüyemediğiniz konusuna kafamı takıp durdum. YouTube’da Avrupa’daki bir festivalde çekilen bir videonuzu izliyorum, “This Godless Endeavor” çalıyorsunuz ve aklımdan geçen tek şey: “NEVERMORE neden şu performansı öğlen saat 1′de sergiliyor? Neden ışık şovları yok?” oluyor. Bu konuda ne demek istersin?

Bir müzisyen olarak bu benim elimde değil tabii, o yüzden ne demem gerektiğini bilmiyorum. NEVERMORE, her nasıl olduysa sıradan metal dinleyicilerinden ziyade müzisyenlerin dinlediği bir grup oldu hep. Bu durumun başlıca sebebi bu mudur bilemem elbet, ancak bunun da etkisi vardır diye düşünüyorum. Bir hayli teknik bir müzik yaptık. Zaten ilk solo albümüm “Praises to the War Machine”in bu denli sade ve rock n roll havasına sahip oluşu da bu yüzden. NEVERMORE’dan farklı bir şeyler yapmak istedim, ama tabii her tür müziği yapmayı seviyorum.

Solo albümünden bahsetmişken, ilkine cidden bayılıyorum. Peki yeni solo albümden haber var mı?

Evet var!

Ahah, yaşasın!

Evet, bu tur bitince bu grup elemanlarıyla Sao Paulo’ya döneceğiz ve ikinci solo albümü yapacağız.

Bu harika. Yani albümü bu turda birlikte çaldığın elemanlarla yapacaksın.

Evet.

Yani bu sefer Peter Wichers olmayacak.

Hayır bu kez o yok.

Peki ya yeni SANCTUARY albümü? “The Year the Sun Died” çıkalı bir sene oldu ve yani bir şeyler yazdığınızı biliyorum.

Evet, önce solo albüm çıkacak ve ardından SANCTUARY’ye başlayacağız.

Güzel, sevindim. Beklenen bir soru olarak, olası NEVERMORE reunion’ını sorayım. NEVERMORE’un günün birinde tekrardan birleşmesi için can atan pek çok insan var ve sen de bu konuda hep umutlu konuşuyorsun. Jeff Loomis ARCH ENEMY’ye katıldığında, bu olası birleşmenin epey bir ileriye atılması gerekeceğini düşündün ve tadın kaçtı mı?

NEVERMORE’un tekrardan bir araya gelmesi için kendimi paralamayacağım, ama ne olacağını da hiçbir zaman bilemezsin. Böyle bir şeyin olma ihtimalini yok sayamam, ama garanti de edemem. Daha geçen gün Selanik’te Jeff’le karşılaştık ve fazla konuşamasak da selamlaştık. “Oh, merhaba, senin ne işin var burada?” gibisinden bir diyalog oldu haha.

Ahah

O gün konserleri yokmuş ve öylesine takılıyorlarmış. Zaten Jeff’le düşman falan değiliz, o yüzden neler olacağını bilmek zor.

Anladım. Umarım bir şekilde olur haha. Bu da son sorum. NEVERMORE’la Türkiye’deki ilk ve tek konserinizde, son şarkı sırasında biri sahneye çıkıp-

Şapkamı kapmıştı!

Haha evet. Peki ya sonrasında ne oldu?

Güvenlik onu yakaladı ve şapkayı bana geri vermesini söylediler.

Peki sadece kızmış mıydın yoksa daha fazlası da oldu mu, korktun mu?

Çok kızmıştım. Dimebag sahnede vurulduğundan bu yana fazla zaman geçmemişti ve bir anda biri arkamdan gelip şapkamı kapınca elbette kızmıştım. Her şeyden öte bu kaba bir davranış. Elbette ki anısal değeri olan bir şey istemişti, ama bu böyle yapılmaz. Ben de peşinden koştum, güvenlik onu yakaladı ve çocuk şapkaya sarıldı ve vermek istemedi, güvenliğe yalvardı.

Vay arkadaş.

Şapkamı istiyorsan söylersin, sana şapkamı veririm. Bunu yapmak için sahneye fırlayıp kafamdan almana gerek yok. Bizi ne kadar severse sevsin, bu hoş bir davranış değil. Buna izin veren güvenlik de aynı oranda suçlu tabii.

NEVERMORE’u çok seven insanlar olarak bu olayın burada yaşanması bizi de üzmüştü.

Sizin bir suçunuz yok, boşver, geçti gitti zaten.

Tamam Warrel, bana ayrılan süre bu kadar, konser için tekrar teşekkürler. Umarım seni buralarda tekrar görürüz.

Ben teşekkür ederim.

Bir de birkaç albüm imzalamanı rica edeceğim.

Birkaç mı? Eminim şimdi hepsini önüme yığacaksın.

Tabii ki de. Hatta solo albümün de var.

Gerçekten de hepsi var, desteğin için sağ ol dostum.

Ayıpsın babuş. (Bunu içimden dedim.) Ne demek, rica ederim. Tekrar sağ ol Warrel, görüşmek üzere.

Kendine iyi bak dostum, görüşürüz.

Röportajın ardından Warrel’la fotoğraf çekildik ve kulisten ayrıldım. Ardından, Warrel’a bu turnede eşlik eden Brezilyalı müzisyenlerle de muhabbet ettim ve hem Warrel’a dair, hem de Brezilya’daki metal sahnesine dair ilginç bilgiler aldım. Baya eğlenceli bir muhabbet oldu, tanışma kısmını atlayarak yazıyorum:

Ahmet (A): Bütün albümü baştan sona çaldınız, bence albümdeki en zor solo “Engines of Hate”in solosu.

Johnny (J): Evet, kesinlikle o. Baya zor bir solo. En zoru kesinlikle o.

A: Bu arada Warrel az önce röportajda yeni solo albümünü sizle yazacağını söyledi.

J: Evet, bu tur bitince Brezilya’ya gidip o albümü kaydedeceğiz.

A: Nasıl bir şey olacak, ilk albüm tadında mı?

J: Bir cover albümü olacak.

A: Hadi ya, ilginçmiş. Yani yeni bir şey yazma durumunuz yok, sadece şarkıları metale uyarlayıp kaydedeceksiniz.

J: Aynen öyle.

A: İlk solo albümdeki “Lucretia My Reflection” ve NEVERMORE’un dillere destan “Sound of Silence” cover’ını düşününce, çok ilginç bir şeyler çıkacağına eminim.

J: Aynen, baya ilginç olacak.

A: Brezilya’ya dönmekten bahsetmişken, 10 gün sonra bu sahnede SEPULTURA çalacak.

J: Cidden mi? Burada mı?

A: Evet.

(Johnny davulcuya içinde SEPULTURA kelimesi de geçen Portekizce bir şeyler söyledi ve ikisi bir süre heyecanla konuştular.)

J: Bu harika, ne büyük tesadüf!

A: SEPULTURA denince hep aklıma geliyor, neden Brezilya’dan bu kadar az “meşhur” grup çıktı sence? SEPULTURA, ANGRA, KRISIUN, az kişi bilse de geçmişte SARCOFAGO, retro thrash grubu VIOLATOR dışında aklıma gelen pek grup yok.

J: Haha, VIOLATOR çok iyi gruptur.

A: Aynen. Bir de DYNAHEAD var, bana promolarını göndermişlerdi.

J: Vay, DYNAHEAD’i biliyor musun?

A: Evet, “Antigen” albümleri var bende.

J: Çok şaşırdım, çok iyi bir gruptur ama Brezilya dışında bilen birini ilk kez görüyorum.

A: Haha, iyiymiş. Bu arada ANGRA demişken, Kiko’nun MEGADETH’teki ömrünü nasıl-

J: Ahahaha

A: Ahaha… nasıl görüyorsun?

J: Dostum, ne diyebilirim ki, Mustaine’i biliyorsun.

A: Bence en fazla iki albüm dayanabilir, o da şanslıysa.

J: Hahaha, umarım o kadar dayanabilir.

A: Ardından da Mustaine yeni bir gitarist alır ve o kişiyi MEGADETH’in şu ana kadarki en iyi gitaristi ilan eder.

J: Hahaha, aynen bu olacak, eminim. Kiko çok iyi biri ve gerçek bir müzisyen. Gitar dışında da çok fazla enstrüman çalıyor, müzik bilgisi çok ileri seviyelerde ve umarım Mustaine onu çabuk bezdirmez.

A: İyi biri olduğu izlenimini veriyor gerçekten de. Bekleyip görelim.

Ardından Johnny bana kendi grubu HEVILAN’ın son albümünü verdi ve muhabbeti noktaladık.

Not: Warrel röportajı 5 dakika ile sınırlı tutmamı rica etmişti, ben de 4.59′da tutarak elimden geleni yaptım.

Röportaj
Ahmet Saraçoğlu

etiketler:
  Yorum alanı

“WARREL DANE” yazısına 2 yorum var

  1. selcan says:

    Eğlenceli röportaj olmuş ellerine sağlık. 4:59′a respect hahah.

  2. hen says:

    warrel’cığım.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.