# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DARKTHRONE – Astral Fortress
| 07.11.2022

Pozitif ayrımcılık ist krieg.

Black metal tarihinin en fenomen iki grubu var. Biri sansasyonel tarafları müziklerinin ötesine geçen, hiç albüm çıkarmamış olsalardı bile yine herkes tarafından konuşulacağını bildiğimiz MAYHEM. “De Mysteriis Dom Sathanas” ile black metal tarihini değiştirmiş olsalar da MAYHEM kavramının esasını grup elemanlarının yaptıkları ve yaşadıkları oluşturuyor. MAYHEM bundan sonra hiç albüm çıkarmasa bile bundan sonra da var olmaya, konserler vermeye, adından söz ettirmeye devam edecek. Bunu hepimiz biliyoruz.

İkinci fenomen grup ise DARKTHRONE. Doksanların başında çıkardıkları ve ikinci dalga black metale yön verdikleri üç albümün ardından kendilerini piyasaya dair her şeyden izole etmeleri, her şeye ve herkese siktir geçmeleri ve buna rağmen sürekli artan bir saygıyla desteklenmeleri gerçekten ender rastlanan bir doğa olayı. DARKTHRONE’u MAYHEM’den ayıran temel şeyse onları çevreleyen herhangi bir sansasyon olmamasından dolayı akıllarda olmaya devam etmek adına albüm çıkarmayı sürdürmek durumunda oluşları. DARKTHRONE bugün albüm çıkarmayı bıraksa, Fenriz’in tatlışlıkları dışında kimse DARKTHRONE’dan söz etmez ve yavaş yavaş sönümlenirler. Bunu da hepimiz biliyoruz.

Bu bağlamda DARKTHRONE’un hâlâ ilgi çekiyor olmasının temel sebebi, sansasyonu kendi müziği içinde yapmış, yapıyor ve belli ki yapacak olması. Black metali yıllar önce terk eden bu adamlar, bir zaman sonra “Darkthrone metal” olarak ifade edilecek bir anlayış benimsediler ve heavy metalden doom metale, thrash metalden punk’a pek çok farklı müzikal karakteri bir araya getirerek underground metalin bayraktarlığına soyundular. Nocturno Culto’nun yavşaklık sevmemesi ve ortalarda olmaması, Fenriz’in ihtiyarladıkça daha da sevimli hâle gelen YOLO felsefesi, DARKTHRONE’u -neredeyse- “ne yaparlarsa yapsınlar takdir görecek” bir konuma getirdi. İşte kült olmanın, kült bir kavrama dönüşmenin yolu da buydu.

Dı kalt iz elayv.

Kabul etmek lazım ki DARKTHRONE’un çıkardığı kimi albümler, TARKDHRONE diye bir grup tarafından çıkarılmış olsalardı bu kadar el üstünde tutulmazlardı. DARKTHRONE’un ne olduğunu, zamanında neler yaptığını, önemini bilmeyen birine “Total Death” sonrasındaki 15 albümü dinletseniz, DARKTHRONE’un gayet ortalama bir grup olduğunu düşünebilir, “Neden bir sürü metalcinin, grup elemanının üstünde bu grubun tişörtü var?” diye sorabilir. Otuz küsur yıldır yarattığı aurayla müziğin ötesine geçmeyi başaran DARKTHRONE, şimdi de “Astral Fortress”la karşımızda ve bahsettiğim tüm bu durumlar belli oranlarda bu albüm için geçerli. “Astral Fortress”, altında imzası bulunan grup DARKTHRONE olduğu için objektif bakamayacağımız bir düzlemde gayet iyi bir albüm.

Bu şekilde düşünmemi sağlayan temel konu albümdeki pek çok şeyin akılda kalıcı olması. DARKTHRONE gibi sadece iki kafadan çıkan bir müzik yapan ve bu iki kafanın tatmin olmasının grubun devamlılığı için yeterli olduğu topluluklar zaman zaman “bunu bizle neden paylaştınız ki?” dedirtecek düzeyde anlamsız, sıradan şeyler sunabiliyorlar. Hele bir de bu toplulukların geçmişi eskiye dayanıyorsa, insanda bir “tadında mı bıraksak?” hissiyatı oluşabiliyor. İşte bu durum DARKTHRONE’da geçerli değil. Adamlar akıllarına ne gelirse onu yaptığından ortada cringe bir durum da yok ve nasıl oluyorsa bir şekilde kendilerini dinletmeyi başarıyorlar. Tekil olarak incelediğinizde gerçekten de vasatlığı teğet geçen pek çok unsur olsa da bunlar bir araya gelince ortaya kalplerde tahta oturtulan, yanaklarından makas alınmak istenen, rakı masasında muhabbet edilesi o DARKTHRONE çıkıyor. Bu yüzden de -artık- grubun albümlerindeki müzikal detayları, önceki işleriyle olan nüanslarını, denenen farklı şeyleri falan konuşmanın çok da anlamlı olmadığını düşünüyorum. DARKTHRONE harbiden de kendi müziğini yapıyor ve beğenirseniz ekime, beğenmezseniz sikime diyerek karın içine fırlatıyor.

Nocturno Culto ve Fenriz ikilisi birlikte müzik yaptığı sürece DARKTHRONE’un yaptığı her şey birileri tarafından mutlaka beğenilecek. Bunda zerre şüphe yok. Grubun bu “hiçbir şeyi sallamayan” tavrı içerisinde gerçekten de çok bir anlam taşımayan şarkıları, albümleri oldu ve onlar bile pek çok insan tarafından el üstünde tutuldu. Ne var ki DARKTHRONE özellikle “The Underground Resistance” ile birlikte bir silkinmeye gitti ve sonrasında çıkardığı her albümde ortalamanın üstü işler sunmayı başardı. Bu dönemin en değerli işi olarak hâl⠓Arctic Thunder”ı görsem de “Astral Fortress” da metal tarihine adını yazdıran bir grup tarafından çıkarılmış olması dolayısıyla manevi değeri olan, teknik anlamda değerlendirmenin yanlış olacağı bir albüm. Kimi hastası olur yıllarca dinler kimi “iyi güzel” deyip birkaç kez dinleyip bırakır. Ben bu tartının ortalarında bir yerde duruyorum ve manevi, nostaljik, retrospektif, old-school, pozitif ayrımcılık -artık ne derseniz deyin- sebeplerle DARKTHRONE’un müzik yapmasından mutluluk duyuyorum.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.03/10, Toplam oy: 40)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2022
Şirket
Peaceville Records
Kadro
Fenriz: Davul, ilave vokal, ilave gitar, ilave bas, synth (3, 4), sözler, besteler (2, 4, 6, 7)
Nocturno Culto: Vokal, gitar, bass, mellotron (3), besteler (1, 3, 5)
Şarkılar
1. Caravan of Broken Ghosts
2. Impeccable Caverns of Satan
3. Stalagmite Necklace
4. The Sea Beneath the Seas of the Sea
5. Kevorkian Times
6. Kolbotn, West of the Vast Forests
7. Eon 2
  Yorum alanı

“DARKTHRONE – Astral Fortress” yazısına 6 yorum var

  1. Retrokafa says:

    video’da 8 dakika boyunca şu ormanda yürüdün, bi tane hayvan çıkmadıya lan acayip şaşırdım.bi sincap tavşan bile yok lan!

  2. crowkiller says:

    bence artık tadında bırakmalılar bu doom işlerini

    albümü açtım ilerleterek bir dinledim ve kapattım

    the underground resistance’dan beri hafif sound değişiklikleri hariç tüm albümlerde her şey aynı

    en azından bi f.o.a.d ve dark thrones and black flags tarzı bir şeydir diye baktım o da yok

  3. Necrobutcher says:

    her ne deniyorlarsa olmuyor.

  4. Erutururu says:

    Aşırı derecede bombok bir şey çıkacak beklentisiyle girdim ama o kadar da kötü değilmiş lan aslında. Bir Darkthrone klasiği olarak besteler yine karman çorman ama hiç değilse güzel riffler, melodiler falan bol albümde. Dinlerken sürekli “aa bak buradaki akustik pasaj ne güzel olmuş” falan dedim. Ha bitince çok bir şey kalmadı aklımda, yalan yok. 6/10

  5. ismail vilehand says:

    Mangal rakı yaparken lan hadi bi de albüm yapalım demişler gibi. Duyduğum şeyden memnun kaldım ama bir daha ne zaman açıp dinlerim bilemiyorum.

  6. Emre Görür says:

    Öncelikle, grubun taşıdığı tarihsel önemin yazıda belirtildiği kadar yüksek olduğunu asla düşünmüyorum. Ayrıca, elemanların duruşunu takdir etsem bile, duygusal bir bağım yok Darkthrone ile. Bu da ister istemez gruba pozitif ayrımcılık yapmamı engelliyor.
    Bana kalırsa son iki Darkthrone albümü ciddi şekilde kötüydü. Bu sefer daha dinlenebilir bir şey çıkmış ortaya.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.