# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Haberler
DEATHSPELL OMEGA, MGŁA’dan M. ve MARDUK’tan Mortuus’un da konuk olduğu yeni albümünü yayınladı
23.03.2022

The Long Defeat.

DEATHSPELL OMEGA yeni albümü “The Long Defeat“i yayınladı. Albümde Mikko Aspa’nın yanı sıra konuk olarak da MARDUK vokalisti Mortuus ve MGŁA’dan M. vokalleriyle gruba eşlik ediyor.

1. Enantiodromia
2. Eadem, sed aliter
3. The Long Defeat
4. Sie sind gerichtet!
5. Our Life is Your Death

44 dakika süresi olan albümün konsepti şöyle açıklanmış:

“The Long Defeat” üç farklı ortamda anlatılan üç hikâye üzerinden ilerliyor. İkisi yazılı olarak: şarkı sözleri ve bir de fabl. Üçüncüsü ise albüm kapağında; yazılı içeriğindeki temayı resmeden ve manyaklık düzeyinde detaylar içeren iki metre uzunluğa ulaşan bir görsel. Üçü de temel olarak birbirine bağlı ancak anlatım açısından farklılıklar gösteriyorlar, her biri diğer ikisini hem destekliyor hem de onlarla çelişiyor.

  Yorum alanı

“DEATHSPELL OMEGA, MGŁA’dan M. ve MARDUK’tan Mortuus’un da konuk olduğu yeni albümünü yayınladı” yazısına 152 yorum var

  1. Bedirhan says:

    Ben yine de dinledikçe bir bağ kuracağımıza, bir şeyler bulacağımıza inanıyorum ya. Bakalım, yanıltmaz umarım…

  2. Cryosleep says:

    Hayal kırıklığı yarattı.

  3. ismail vilehand says:

    Hücum kayıt albüme tam bir canlı performans canavarı olan Mortuus’u tercih etmeleri gayet makul aslında.

  4. cotard delusion says:

    amına koyayım albümde vokal olarak m, aspa ve mortuus’u görünce insanın heyecanına da heyecan katılıyor ama maalesef istemediğimiz şeyler de oluyor. ne bileyim lan ben gün içinde yazılanları gördüm işten çıkıp ergen edasıyla taktım kulaklıkları.
    çok büyük grupların direksiyon kırmasında böyle tepkiler normal yapacak bir şey yok. ortada yine çok iyi bir albüm var da deathspell omega ismi bambaşka bir şey.
    dinlemeye devam, burun kıvırmaya gerek yok.

    Yiğit

    @cotard delusion, yani aslında direksiyonu zaten önceden kırmışlardı. Önemli olan nitelik. Ancak niteliği müzikal anlamda vermeye pek çalışmamışlar gibi hissettim. Müzik hiç vurmadı beni. 2019′daki albümden birkaç şarkıyı bu albümün tamamından daha çok seviyorum şimdilik. Dinledikçe değişir umarım.

    cotard delusion

    @cotard delusion, beyler ben iptal vehemence-ordalies’e geçtim hahaha. fazla zorlamaya gerek yok biraz zaman geçsin.

  5. Erhan says:

    Sabahleyin Metallumda Mikko Aspa yer almıyordu. Ama ikinci şarkıda Mikko Aspa söylüyor.

    Şu an eklenmiş.

    Erhan

    @Erhan, Diğer 3uncu kişi ise Mgla vokalisti M.

    Erhan

    @Erhan, Kendisi duyduğum kadarıyla son şarkıda söylüyor.

  6. Emre Görür says:

    DsO 2004-2010 tarihlerindeki üçlemesiyle metal tarihi için devrim niteliğindeki işlere imza attıktan sonra bence o öncü, lider pozisyonunu koruyamamış ve arkadan gelen kimi takipçilerine geçilmişti. Bu yüzden bu yeni albümde üçüncü dönemlerine girdiklerini ilan etmeleri benim bakış açıma göre çok mantıklı bir hamle. Grubun evrimsel dinamizmini yitirmediğini görmek harika.
    “The Long Defeat”i sadece bir tur döndürdüm henüz. Umduğum yönde atılmış bir adım değil, ama şimdiden bayılmış durumdayım. Enfes.

  7. Emre Görür says:

    Bu arada bana göre,
    —provokasyon modu: açık—
    “The Synarchy of Molten Bones” + “The Furnaces of Palingenesia” < "Paracletus"un tırnağı!

    ismail vilehand

    @Emre Görür, “Fas – Ite, Maledicti, In Ignem Aeternum” “Paracletus”un pasaportuna el koyup Ankara pavyonlarında modifiyeli Beyaz Şahin’e binen Çinçin bebelerine satar.

    Yiğit

    @Emre Görür, tırnağı değil de paracletus’un tamamı desen belki hak verebilirdim. Veya Synarchy of molten bones yerine bu son albümü yazsaydın da hak verebilirdim.

    Neyse Fas Ite hepsini siker 🤔😊

  8. deadhouse says:

    Mortuus ve M’nin konuk vokal olmasının anlamı: DSO diyor ki bu camiadaki en iyi üç grup Marduk, Mgla ve biziz.

    Ben böyle anladım.

    O değil de gerçekten çok keyifli albüm. Yağ gibi akıyor. Ama Tanrısal DSO döneminin yanında esamesi bile okunmaz.

    Abcission’u hala dinleyince tüylerim ürperiyor.

  9. Zeitgeist says:

    Dso tarafından atılmış cesur bir adım. Kimliğini koruyarak yapabileceklerinin sınırı olmadığını göstermiş oldu. Ben sizden razıyım Dso.

    Konuk vokalistler bestelere katkı da bulundu mu merak ediyorum. Zaten albüm boyunca hissedilen bir Funeral Mist var ancak ona ek olarak son şarkıda da Mgla esintileri var.

  10. ismail vilehand says:

    “The Furnaces of Palingenesia”dan fersah fersah daha iyi bir albüm. En azından ben şimdiden çok daha fazla sevdim.

    D

    @ismail vilehand, terazine tikladim dostum. Katiliyorum. Beklenti ucleme donemi DSO oldugundan gomuluyor genel olarak ancak cicek gibi album bence.

  11. VI says:

    Sabahtan beri albümden, daha doğrusu The Long Defeat ile Our Life is Your Death’ten çıkamıyorum. Sözlerine yalnızca bir kez, o da üstünkörü, baktım. Müziğin vuruculuğunu yitirdiğine, sözlere soundtrack olduğuna yönelik yorumlara katılmıyorum. Sözler kenara koyulduğunda da müziğin kendisi insanın içine işliyor bence. Üçlemeyle The Synarchy Of Molten Bones ayarında bir müzik duymayı bekliyorsanız yavan bulabilirsiniz tabii ama albüm yine de mükemmel.
    Kendimce grubun bir nevi teatrallikle harmanladığı yorumunda bulunduğum azametinden yoksun, direkt bir yapısı olduğunu düşünüyorum The Long Defeat’in. Albüme bayılsam da bunu yadırgamaktan kendimi alamadım.
    Bir de, bir bana mı öyle geldi bilmiyorum ama, DsO’nun en kasvetli eserlerinden birisi olmuş sanki.

  12. burock1988 says:

    Şahsi kanaatime göre sıkıcı black metalin öncüleri olarak gördüğüm Deathspell Omega yine tahammülü zor sıkıcı bir albüme imza atmış. Marduk’tan Mortuus’u konuk olarak almalarıda albüme hiçbir şey katmamış. Dinleyen arkadaşlara selam ediyor ve bu sene içinde çıkacak olan yeni Satyricon albümünü beklemeye geçiyorum.

    D

    @burock1988, gercekse komik sakaysa hic komik degil.

    sakin

    @D, sakin ol şampiyon.

    D

    @sakin, yan char mi kanka?

    sakin

    @D, kişi kendinden bilir işi kanka.

    D

    @sakin, bu da dahil olmak uzere butun genellemeler yanlistir kenks :/

    sakin

    @D, :) tamam kenks rahat ol ele vermem.

  13. Erhan says:

    Bir black metal albümü olarak çok iyi ama bir DsO albümü olarak iyi değil.

    -Albümde sound namına pek bir şey yok. – - -Mgla bile bundan daha sert ama bas gitarlar akıyor.
    -Furnaces bu albümü donunda sallar. Zaten Paracletus ve Fas ile kıyasa bile sokmam.
    - Sürükleyici olması ve rahat dinlenilebilir olması hoş lakin çok fazla uysal bir albüm.
    -Davulları beğenmedim. Bari M.’i aldınız Darkside’i da davet etseydiniz.
    -Albümü begenecegim diye kasmaya gerek yok. DsO’nun en zayıf albümü olduğu bence ortada. Umarım girdikleri muhtemel yeni dönemde ilerideki albümler böyle olmaz.

    Şu an için 6.5/10

    Erhan

    @Erhan, Şu an albümü toplamda 7 kere falan dinledim. Albümü kesinlikle DsO standartlarının dışında değerlendirmek gerek. DsO’nun yeni bir yola girdiğini düşünürsek eğer bu daha doğru olacaktır.

    Yiğit

    @Erhan, Darkside muhabbeti haricinde baştan sona katılıyorum. Hele hele Furnaces bu albümü net siker bence de. Bu albümü bilmediğimiz bir grup yapsa buradaki çoğu kişi 2-3 defadan fazla dinlemezdi bence. Albüm özellikle de dso standartlarına göre net zayıf.

    Horrendous

    @Erhan, Hayatımda daha fazla katıldığım bir yorum olmadı. Kalem kalem tüm hislerim aynı. Puan dahil.
    İmza, kaşe, captcha yapıştır gönder.

  14. şeyh hulud says:

    DsO Voltran gibi önemli black metal ülkelerini birleştirmiş: Finlandiya, Fransa, Polonya ve İsveç. Bir tek Norveç eksik.

  15. Noumena says:

    Albümün ilk iki şarkısında belirgin bir Kriegsmaschine vibe’ı aldım nedense. Ayrıca en sevdiğim parçalar da onlar oldu. Albümün tıpkı kapağı gibi kasvetli olduğunu düşünüyorum ama burada DSO bence belli temalar üzerinden bir hikaye anlatıyor amaç bu. Konsepte bağlı olarak işlenmiş bir müzik var ortada ve ben bunu beğenenler tarafındayım. Misal hikayenin ilk halkası Simya (Alchemy-Alşimi) üzerinden zıtlıkları işliyor. Kapağın ilk bakışta kömürü andırması (organik bir madde ve temeli karbon -ki hepimiz karbon bazlı canlılarız- ) tesadüf değil.

    İlk parça, bir şeyin evrende tam zıttının ortaya çıkması gibi bir anlam. Bu simyada Empedokles’in görüşü aynı zamanda. Sevgi-Nefret Yaşam-Ölüm gibi. Bu ying-yang felsefesi ile de uyumlu. Aynı zamanda ‘Enantiomer’ kavramı kimyada ayna görüntüsü demek. Yani birbirinin zıttı olan ama birbirini bir şekilde bütünleyen iki madde.

    İkinci parça ‘Aynısı ama başka türlü’ . Bu da kimyada ‘izomer’ kavramına denk. Yani kapalı formülleri aynı şekilde olan ama molekül yapısı farklı olan maddeler. Bunu simya ve felsefede reenkarnasyonla ilişkilendiren görüşler mevcut. (Ölümden sonra başka bir vücutta tekrar dünyaya gelme gibi)

    Diğer şarkıları henüz çözümleyemedim ama eminim onların da alt metinlerinde birçok metafor olduğuna eminim. Bu gece liriklere odaklanarak albümü tekrar tekrar dinleyeceğim.

    Özetle, başka bir başyapıta ihtiyacı olmayan DSO’nın olgunluk kafalarında yüzen önemli bir albüm The Long Defeat.

    deadhouse

    @Noumena, Metinsel inceleme için teşekkürler. Sen ne düşünüyorsun? Reenkarnasyon var mı sence?

    Noumena

    @deadhouse, evet ben salt anlamıyla olmasa da bir şekilde bunun gerçekleşebileceğine inanıyorum. Gerçi fazla bir bilgiye sahip değilim ama neden olmasın? düşüncesindeyim

    Yiğit

    @Noumena, detaylı dinlemeden sonra yazacaklarını beklemedeyim. Eline sağlık.

    vatay

    @Noumena,

    Özetle, başka bir başyapıta ihtiyacı olmayan DSO’nın olgunluk kafalarında yüzen önemli bir albüm The Long Defeat.

    Tam olarak budur.

    Ki ben de albümü çok sevenler tarafındayım.

  16. ismail vilehand says:

    Tribün lideri olsaydım deplasman derbisine giderken “Our Life is Your Death” diye pankart bastırıp önünde kar maskeli döner bıçaklı poz verirdim.

    TanSolo

    @ismail vilehand, nasıl yani? Sen halihazırda tribün lideri değil misin abi?

    ismail vilehand

    @TanSolo, hayır kanka ben pavyon işletmecisiyim.

  17. Kastaga says:

    20 oldu galiba döndüreli, ilk dinlediğim an yaşadığım hayal kırıklığı kalmadı. hatta başka bir şey dinleyesim bile gelmiyor. özellikle ikinci parça, dinlediğim en iyi şeylerden biri oldu.

  18. ismail vilehand says:

    Sanırım hayatımda ilk defa bir albümü hem sevene hem de sevmeyene bu derece hak veriyorum. İki taraf da sonuna kadar haklı.

  19. ismail vilehand says:

    Eadem, sed aliter > Our Life is Your Death > Enantiodromia > The Long Defeat > Sie sind gerichtet!

    Noumena

    @ismail vilehand,

    Eadem, sed aliter > Enantiodromia > The Long Defeat > Sie sind gerichtet! > Our Life is Your Death

    ismail vilehand

    @Noumena, “Our Life is Your Death” nasıl sonuncu hayret ettim. Minimal koro vokalli black metal tribün marşı. Son derece akılda kalıcı, harika bir şarkı bence.

    Noumena

    @ismail vilehand, şarkı bazında beğensem de albümün bütünlüğüne uymadığını düşünüyorum yoksa kötü şarkı diyemem kosmos çarpar :)

  20. Emre Görür says:

    Cult of Luna ve Animals As Leaders kusura bakmasın, ama yılın şu ana kadarki açık ara en iyi albümü.

    Erhan

    @Emre Görür, Cult of Luna ve Animals As Leaders’ı bilmem ma Immolation’ın vahşet ötesi son albümü dururken DsO bu albümle sene sonu listelerine bile zor girer.

    Ha albüm iyi ama DsO’nun diğer bütün albümlerinden net geride.

    Emre Görür

    @Erhan, “Acts of God” ortalama bir Immolation albümü bence. Özel bir durum olduğu kanısında değilim. “Atonement”ı daha çok sevmiştim.

  21. Erhan says:

    Albümü toplamda 10 kez dinledim ve sürekli dinlemek istediğimi ve sıkılmadığımı fark ettim. Bu konudaki en büyük faktör albümün aşırı yumuşak olması. Her ne kadar sert şeyleri sevsek de yumuşak şeylerin de kulağımızı okşamasına hayır diyemiyoruz.

    Albüm baştan sona MGLA ekseninde yaratılmış. lirikal olarak nihilist müzikal olarak ise yine MGLA gibi minimal ve melankolik bir tavır sergiliyor.

    Evet albüm DsO standartlarından çok uzak lakin bunu buradan çıkardığımızda elde kalan bu değişiklikler The Long Defeat’ı son zamanlarda çıkmış en iyi “Black metal” albümü yapıyor.

    Yukarıda Noumena grubun başka bir başyapıta ihtiyacı olmadığını söylemiş. Sonuna kadar katılıyorum. Eğer The Long Defeat’i Paracletus ve Fas sepetinin içine atmadan dinlersek albümün ne kadar iyi olduğunu görebiliriz.

    Dün yukarıda dediğim şeyi yine de tekrar ediyorum “The Long Defeat” DsO’nun en zayıf albümü lakin hiç kimse bunun bir DsO albümü olmaya çalıştığını da söyleyemez o yüzden The Long Defeat tek başına süper ötesi bir albüm.

    Bence DsO severler şu an bu duruma alışma aşamasında zorlanıyor ama alışacaklardır. Bir kaç haftaya kalmaz buralar bu albümü öven yorumlarla dolar.

    Şimdilik 8.5/10

  22. Ş. Yıldırım says:

    Gereksiz baskın bir mgla etkisi var. Mortuus’un dominant karakteri bile bunu dengeleyememiş. Bunun dışında rahatsız olduğum bir şey olmadı açıkçası. “DsO bitmiş” gibi söylemler fazla iddialı ve öfkeli kaçıyor bence.

  23. alimdat says:

    Belki de Alter Bridge ve Behemoth sonrası en sevdiğim grup Mgla olduğu içindir ilk kez bir Deathspell Omega albümü beni bu kadar içindir. Sanırım bir black metal albümü açalım hadi desem bu sene içerisinden seçeceğim ilk albüm olacaktır.

    Eğer bir daha böyle bir albüm gelmezse kimse bu albümü hatırlamayacaktır ama yeni bir paradigmanın ilk çalışmasıysa ileride de sevilerek anılacağına eminim.

  24. Albüm kritiği epey uzun olacak arkadaşlar. Bayağı uzun olacak.

    Ahmet Saraçoğlu

    Düzeltme: hayatımda yazdığım en uzun kritik olacak.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, DSO bunu hak etti.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, benim Solution .45 destanını geçer mi? Geçsin artık bu yükü üstümden atmak istiyorum hahaha.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Berca B., daha yarısına gelmedim ve onu geçti.

    Berca B.

    @Ahmet Saraçoğlu, praise be sweet baby Jesus.

    D

    @Ahmet Saraçoğlu, reyiz mali sal artik harman olduk.

    Ahmet Saraçoğlu

    @D, az kaldı, son birkaç sayfa. :) Az kaldı cidden, bitmek üzere.

    arple

    @Ahmet Saraçoğlu, valla abi çok merak ettim sen böyle diyince. Son podcastte de içeriğinden konuşmamıştınız. Ama geç olsun güç olmasın

    Ahmet Saraçoğlu

    Birkaç gün öncesine dek “The Furnaces of Palingenesia” yazısı bugüne dek beni en çok uğraştıran, araştırma yapmamı gerektiren ve en çok zamanımı alan albüm incelemesiydi.

    “The Long Defeat” incelemesi nihayet bitti ve “The Furnaces of Palingenesia” yazısının 3 katı uzunlukta. Gerçekten çok uzun oldu, bu yüzden de DsO’ya kıyağımız olsun, kritik bölümünün tepesinde 1 değil 2 gün kalacak.

    Sonumuz hayır olsun, yarın sabah sitede.

  25. ismail vilehand says:

    Sanırım herkes albümdeki en iyi ve en “Deathspell Omega” şarkının “Eadem, sed aliter” olduğuna hemfikir.

    arple

    @ismail vilehand, Ben katılmıyorum. Hatta albümde en beğendiğim 4. şarkı bile olabilir o. En çok son 3 şarkıyı beğendim, özellikle de sie sind gerichtet e bayıldım

  26. Kastaga says:

    60 kez dinledim albümü, halen de dinletiyor kendini ve ilginç şekilde beni hayata motive ettiğini söyleyebilirim. eğer ilk dinlediğinde beğenmeyenler varsa şans vermeliler. ilk çıktığı gece yarısındaki mesajımla bugünkü mesajımı kontrol ederseniz dönüşümü görebilirsiniz.

  27. şeyh hulud says:

    Bahsedilen fablı şuradan okumak mümkünmüş:

    https://deathspellomega.bandcamp.com/track/enantiodromia

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.