# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IN VAIN – Ænigma
| 26.05.2021

Progresif death metalin sevimli yanı.

Erhan Yiğit

Merhaba, PA kitlesi olarak metal müzik konusunda Norveç’e neden güvenmemiz gerektiğini açıklayan ortak bir kitap yazsak kitaba eklememiz gereken ama muhtemelen eklemeyi unutacağımız gruplardan biriyle, In Vain ile birlikteyiz. 2003 yılında müzik hayatına başlayan ama ilk albümlerini 2007 yılında “The Letter Rain” adı altında yayınlayan, death metal ve black metali progresif bir düzlemde sunan fakat bunu blackened death metal olarak değil de işin progresif ve catchy kısmına odaklanmış bir biçimde icra eden In Vain, 2013 yılında çıkardıkları söz konusu Ænigma ile en sevilen işlerine imza atmıştı.

Şu konuda hemen anlaşalım; Ænigma, hakkında çok fazla ahkam kesmeye gerek olmayan bir grubun açık ara farkla en iyi işi. Bazı albümlerdeki sahibinin ününü geçip, onu yapan grubun adını arka plana atacak kadar iyi olma durumu Ænigma için de geçerli. Ænigma’yı grubun diskografisi için bu kadar değerli kılan başlıca şey; In Vain’in bu albüm için seçtiği her detayı incelikli ve dozunda işlemiş olması.

Sözünü ettiğim detaylar sıradan bir grubun elinde çorba olması yüksek bir ihtimal iken In Vain bunları öylesine ballandırıyor, öylesine işliyor ki her bir şarkı albüm içerisinde ayrı ayrı parlıyor; Grubun epey geniş bir eksene oturttuğu bu detaylar silsilesi en çok türler arasında gidip gelmeyi esas alan bir mantalite olayında görülüyor. Öyle ki albümü dinlerken gördüğünüz şey sadece türler arasında mekik dokuyan bir progresif metal albümü değil; Farklı bir kaç coğrafyayı da bünyesine katan ve bunu icra ederken çok yüksek bir başarı oranını hedef alan ciddiyet ve disiplin sahibi bir grup.

Grup black metal denilince akla ilk gelen ülke olan Norveç’in, yani memleketlerinin tuzunu biberini eksik etmiyor. Ænigma’nın birçok yerinde baskın şekilde hissedilen bu kuzey fırtınası albümde çok iyi bir biçimde dizginlenmiş. Hakeza diğer türler de buna dahil. Misal doom metalden ve melodik death metalden alınan elementler bulundukları şarkılarda asla sırıtmıyor, birbirlerinin üzerine atlama yarışına girmiyor. Anlayacağımız burada ”Belli bir tarzımız olmasın ama bizim yaptığımız da belli olsun” gibisinden bir durum var.

Gruplar tarafından çoğu zaman death metalin zalim ve yok edici özelliği ön plana konulurken In Vain’in müziğini çeşitlendirmek ve dinleyicinin kulağına daha fazla yaklaşabilmek adına yaptığı şeyler vesilesiyle kendimi fazlasıyla tatmin olmuş buldum. Her dinlediğimde yeni şeyler ile karşılaşmak, bir önceki dinlememde farkedemediğim bazı küçük numaraları görmek her defasında albüme geri dönüp bir tur daha dinlememe vesile oldu. Albümün kolay dinlenilebilirliği ile tezat oluşturan bu durum bence albümün en güzel özelliği. Siz bir albümü dinliyorsunuz, çok seviyorsunuz, iyice benimsediğinizi hissettiğiniz anda tekrar haz alabilmek için albümü açtığınız da gözünüzden kaçmış olan başka detaylar ile karşılaşıyorsunuz.

Ænigma’nın üstün enstrümantal (Yıllardır bu kelimeyi ‘enstrümental’ diye yazıyordum, doğrusunu şimdi öğrendim) yönüne geçmeden önce vokallerden çok kısa bahsetmek istiyorum. Açılış şarkısı sıfatındaki Against the Grain’de bulunan clean vokallerin sadece In Vain adına değil, progresif ve death metal adına da bir kusursuzluk olduğuna inanıyorum. Bu konuda Ænigma başından sonuna kadar müthiş vokal fikirleriyle dolu. Misal progresif metal şarkılarına cuk diye oturabilecek bir ses stiliyle karşı karşıya olduğunuzu düşünürken kendinizi Culmination of the Enigma şarkısında icra edilen metalcore vokalleriyle karşılaşabiliyorsunuz. Tabii 6 kişilik grubun 5 üyesinin vokallere katkı sağladığını da söylemeden geçmeyeyim.

Üçüncü paragrafta sözünü ettiğim çeşitlilik olayına geri dönecek olursam grubun bu konudaki en başarılı olduğu noktanın enstrüman performansı olduğunu söyleyebilirim. Æenigma’yı günümüz progresif metal albümlerinin çoğundan ayıran şey kesinlikle gitar kullanımı konusunda gösterilen incelikli profesyonellik. Türler arasında takılırken hiç bir türün boyunduruğuna girmeden, tereyağından kıl çeker gibi kaçıp başka limanlara kendini atan notalar ve bunların tamamına en uygun ortamı hazırlayan davullar (Stig Reinhardtsen) Æenigma’yı dinlemeye doyum olmayan, muhteşeme yakın bir yapıt haline getiriyor. Ara ara kullanılan üflemeli çalgılar ise In Vain’in albümdeki amacına ulaşmasındaki alternatiflerden sadece birisi.

Bazı albümleri dinlerken hissettiğim kulak dolgunluğuna ve duyduğum şeyin bana yaşattığı kreşendo anlarına gerçekten bayılıyorum. Böylesine albümlerin içerisindeki her şarkının ayrı ayrı hatırlanmasına katkıda bulunan irili ufaklı detayların ise eserleri çok daha uzun ömürlü olmasını sağladığını düşünüyorum. Progresif ve death metalin daha az hırçınını ve daha fazla duygulu olanını sevenlerden iseniz bu albümü zaten dinlemişsinizdir, eğer dinlemediyseniz önceden hiç duymadığınız bazı şeyleri bu albümde bulabilirsiniz.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.93/10, Toplam oy: 28)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Indie Recordings
Kadro
Andreas Frigstad: Vokal, sözler
Johnar Håland: Gitar, geri vokal, besteler, sözler
Kjetil D. Pedersen: Gitar, geri vokal
Kristian Wikstøl: Bas, sert vokal
Sindre Nedland: Piyano, clean vokal
Stig Reinhardtsen: Davul

Lazare: Vokal (2)
Şarkılar
1. Against the Grain
2. Image of Time
3. Southern Shores
4. Hymne til havet
5. Culmination of the Enigma
6. Times of Yore
7. Rise Against
8. To the Core
9. Floating on the Murmuring Tide
  Yorum alanı

“IN VAIN – Ænigma” yazısına 7 yorum var

  1. Alondate says:

    Bu album daha once yazilmisti diye hatirliyorum. Bu acigi kapattigi icin yazar arkadasa tesekkurler cunku progressive adina onemli bir calisma. Ben de ayni sekilde bu albume bayiliyorum. Diskografileri icerisindeki favori calismam.

    Yiğit

    @Alondate, aynısını ben de düşündüm. Hatta yine aynı kişi yazmıştı diye hatırlıyorum.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Alondate, @Yiğit, siteden ayrılırken yazılarının silinmesini isteyen kişilerden biri yazmıştı albümün çıktığı sene.

  2. Twat says:

    Çıktığı yıldan beri sıkılmadan dinlediğim, norveç’in Vulture Industries ile birlikte bence en underrated iki grubundan biri bu adamlar. Aha bu albüm de bence en iyi albümleri, diğer işlerinde hiç bu seviyeye çıkamadılar.

    Geç özümsenen progresiften ziyade ilk dinleyişte akılda yer eden canlı bir progresiflik var. Against the grain, to the core ve rise against favorilerim.

  3. otaliptus says:

    Kesinlikle hak ettigi degeri gormeyen bir album. Her sarkisinda muhtesem detaylar barindiran progresif melodik halay soleni.

    Solid 9 / 10. Gideyim de uc tur doneyim, ozledim.

    Favs: Image of Time, Hymne Till Havet, Times of Yore (4:25 ve sonrasi).

  4. Rzeczom says:

    ”Yıllardır bu kelimeyi ‘enstrümental’ diye yazıyordum”

    ben her seferinde internetten aratmak zorunda kalıyorum. bir türlü aklımda kalmıyor.

    ayrıca güzel kritik. albüm de fena bir şeye benziyor. ilk şarkıdan vurdu direkt. 8 sene olmuş çıkalı ama hiç denk gelmemiştim. teşekkürler.

    Erhan

    @Rzeczom, Enstrümen değil de enstrüman diye yazıyoruz. Ben ordan aklımda tutacağım artık.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.