# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
STORTREGN – Impermanence
| 14.04.2021

Bitmek bilmeyen soloları ve melodik rifleri ile sizi solucan deliklerinden geçirip bambaşka düzlemlere aktarıyor.

Erhan Yiğit

Merhaba, şu sıralarda acayip keyifliyim! Sebebi 2021′in ilk çeyreğini daha yenice bitirmişken sene sonunda en iyi albümler dalında aday gösterebileceğim albümlerin hız kesmeden gelmeye devam etmesi; Başta Iotunn olmak üzere özellikle Cryptosis, Asphyx ve Suffering Hour çok iyi işlere imza attılar. Hangilerini tekrar dinlesem de coşsam diye düşündüğüm sıralarda rastladığım STORTREGN ise ”Ön koltuklardan yer ayırtın, ben geldim” diyerek spot ışığını kendisine çekti. Teknik death ve Melodik death metali ortak paydada buluşturan grup elimdeki “Impermanence” ile alevli şovlar eşiğinde adeta gövde gösterisi yapıyor, taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmıyor.

Metalin melodik yönüne kalpten bağlı birisi olarak yerinde duramayan, renkli ve heyecanlı gitar melodilerinin girdikleri her şarkının güzelliğini ikiye hatta üçe katladığını düşünüyorum. Özenli bir şekilde şarkılara uygulandığı zaman tadından yenmeyen, naneli şekerin ağızda patlaması gibi kulakta patlayan anlar ortaya çıkabiliyor. Öyle ki sadece melodik breakdown kısımları mükemmel olduğu için dinlediğim yüzlerce şarkı var. (Bunu dile getirirken aklıma The Heaviest Matter of the Universe geldi)

Albümü ilk kez dinlediğim sırada ortalama düzeyde bir iş çıkardığını düşündüğüm STORTREGN’in daha önce yayınladıkları albümlerle yapmak istedikleri şeye sıra gelene kadar kendilerini hazırladıklarını ve bu hazırlanış esnasında yaptıkları albümlerin bir çeşit arayışa dönüştüğünü fark ettim. Sanki elindeki baltayı hedefe yönelten, tek gözüyle tam 12′yi tutturmak için uygun zamanı kollayan fakat hata yapmaktan da korkmayan bir sporcu gibi sabırlı davranan grup bu sefer hedefi tutturmakla kalmıyor baltayla hedef tahtasını parçalıyor.

Organik bağlarla birbirine bağlanmış 8 şarkı ile kendini gösteren “Impermanence” keskin ve her enstrümanın rahatlıkla duyulabildiği prodüksiyonu ve zengin beste içeriği ile sizden aldığı 44 dakikanın hakkını sonuna kadar veriyor. Son zamanlarda trend olan uzay ve teknoloji temasının üzerine oturtulan albüm, kapağına baktığınız da karşılaşacağınızı düşündüğünüz şeyi vadetmekte tereddüt etmiyor: Bitmek bilmeyen soloları ve melodik rifleri ile sizi solucan deliklerinden geçirip bambaşka düzlemlere aktarıyor.

Albümde akustik pasajların, çift gitar harmonilerinin ve özellikle davul performansının üst seviye kalitede olduğunu düşündüğüm de STORTREGN’nin Dark Tranquillity’nin kült albümü “The Gallery“den fazlasıyla etkilendiğini söylemek mümkün. Her şarkının adeta birer melodi çeşmesine dönüşerek albümün başlangıcından sonuna dek sanatsal bir kaygı etrafında dinleyicinin dikkatini hiç dağıtmadan ilerlemesi ” Impermanence”yi aynı zamanda oldukça dinamik bir hale sokuyor.

Akustik gitarlar eşliğinde başlayan Ghost of the Past’in yavaşça tansiyonu yükselterek önce soloyla “İşte başlıyoruz” hissiyatını vermesi olsun arkasından vokalistin yer yer Power metale kayan tarzıyla kendini belli etmesi olsun, ikinci şarkı “Moon, Sun, Stars”a pürüzsüz geçişinin akabinde Melodik death metalin öncülerine selam gönderen rifleri, aşırı lezzetli bas gitar yürüyüşleri ve tapping soloları olsun saymakla bitmeyecek kadar çok mükemmel dakikalara sahip olmasıyla gerçek anlamda bir Death metal törenine ev sahipliği yapıyor.

Belirtmem gerekir ki “Impermanence” dinlemesi gayet rahat ve keyifli bir albüm iken öte yandan sindirmesi aynı derecede kolay olmayabiliyor. Bir kaç dinlemenin ardından hangi melodi hangi şarkıya ait, hangi parçada akustik gitarlar etkin kullanılmış gibi hatırlanması mümkün olan şeyler iyice oturunca anlaşılıyor ki STORTREGN bu sefer içi ağzına kadar dolu, bir çok teknik ve melodik death metal sevenini çok mutlu edecek bir çalışmaya imza atmış.

Özet olarak “Impermanence” En iyi Death metal albümü adaylığını Asphyx’in “Necroceros”undan söküp alarak benim için nisan ayına kadar çıkan en iyi Death metal albümü sıfatını kazandı. Sene sonunda da ismini anacağım bu albümü Death metal seven herkesin dinlemesini tavsiye ediyorum.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.57/10, Toplam oy: 23)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
The Artisan Era
Kadro
Romain Negro: Vokal
Johan Smith: Gitar
Duran K. Bathija: Gitar
Manuel Barrios: Bas
Samuel Jakubec: Davul
Şarkılar
1. Ghosts of the Past
2. Moon, Sun, Stars
3. Cosmos Eater
4. Impermanence
5. Grand Nexion Abyss
6. Multilayered Chaos
7. Timeless Splendor
8. Nénie
  Yorum alanı

“STORTREGN – Impermanence” yazısına 7 yorum var

  1. Fogs Kiss says:

    Grubun Dissection tarzında ilerleyen Evocation of Light albümü çok güzel melodilerle dolu sağlam bir albüm. Şiddetle tavsiye

  2. ihsanoird says:

    Kritik başlığındaki “Bitmek bilmeyen soloları ve melodik rifleri” ifadesi bu albümün neden benlik olmadığını güzel özetlemiş aslında.

    İkisi de metalde benim için olmazsa olmaz şeyler değil. Bazen ben de düşünüyorum “acaba metal sevmiyor muyum ulan, bunca yıl kendimi mi kandırdım” diye :d sanırım bu kadar melodi şelalesi işler ilgimi çekmiyor artık, yani bu kadar tremolo taramasına, başı sonu belirsiz fazla şekerli sololara ne gerek vardı diye düşündüm dinlerken.

    Genelde iyi de puanlar almış, angrymetalguy’ın puanlarını artık çok dikkate almıyorum çünkü belli ki melo-death, blackened death vb türleri seviyorlar, bu tür işlerde kalburüstü bir albüm oldu mu direkt yüksek puan veriyorlar

    deadhouse

    @ihsanoird, Bazen diyorum Power, Heavy, Thrash grupları dışında kimse solo atmasın. Hele hele uzun sololar death ve black grupları için can sıkıcı bir şey haline geldi. Efsane, unutulmaz bir solo besteleyeceksen iyi, güzel. Onun dışında bence artık ekstrem türler için solo, şarkıyı yavanlaştıran, bayıklaştıran bir öğe olmaya başladı. Basit, özensiz soloların manasını çözemiyorum. Kısa ve etkili sololara varım, ama şarkıyı tamamlamak için 40 saniye süren sololar çok.

    Yiğit

    @deadhouse, yok artık. Zaten basit sololar her müziği baltalayabiliyor. Hadi black metal neyse de solosuz death metal mi olur

  3. deadhouse says:

    @Yiğit, Yoo basit sololar Heavy Metali baltalamıyor.

    Yiğit

    @deadhouse, ”baltalayabiliyor”. Hiçbir basit solonun baltalamadığını düşünüyorsan okay. Zaten bu tarz çizgiler çekmek anlamsız. 1 ile 0 değiller, elbette heavy metalde daha az göze batıyor veya solosuz da müthiş death metal albümleri var bir dünya ama özellikle melodeath için solo bence önemli.

    deadhouse

    @Yiğit, “Solosuz death metal mi olur”

    Bunu yazan ben değilim. Ben basit, özensiz, uzun soloların death ve black metalde ihtiyaç duyulası bir şey olmadığını söyledim. Asla solo olmasın demedim. Hayatımda en sevdiğim soloya sahip grup Cynic. Kısa ve etkili soloları seviyorum. Yalnız ekstrem metalde saldırgan bir rifften sonra uzun, bayık bir soloyla karşılaştığım zaman içim sıkılıyor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.