# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
IOTUNN – Access All Worlds
| 27.03.2021

”Görkem” kelimesinin müzikal karşılığı, kozmik bir başyapıt.

Erhan Yiğit

Büyüleyici ve şok edici müziğiyle keder yüklü dehlizlerden kozmik okyanuslara sürükleyen, görkemli melankolik atmosferiyle insana huzur bahşeden, ortamların yeni gözdesi olma yolunda aday olan IOTUNN’un ”Access All Worlds” kritiğinden merhabalar. Bir metal müzik albümünün her yönüyle kişiye yüzde yüz tatmin olma duygusunu yaşatması kadar güzel bir şeyle karşılaşmak gerçekten çok zor ama bu kritiği okuduktan sonra gaza gelip yerlerinden bile kımıldamadan sadece dinleyerek bu mutluluğu yaşayacak olan insanlar için ise bu çok kolay olacak! Çünkü IOTUNN geçtiğimiz şubat ayında yayınladığı bu ilk albümüyle yılın benim için en iyi ilk 10′u listesine şimdiden girdi bile.

Sahip olduğu eşsiz enstrümantal işçiliği ve muhteşem vokalleriyle metal’in her türlüsünü kusursuz bir daire içine alarak icra eden IOTUNN, ”Access All Worlds” ile Power metali ve yardımcı miktardaki Death metali progresif ve olabildiğince melodik bir karakter dahilinde yorumlayarak gerçek bir başyapıt üretme konusunda kendisini kanıtlıyor. Yukarı paragrafta ilk albümleri dedim fakat bu grubun ilk mahsulüymüş gibi algılanmasın çünkü 2016 yılında The Wizard Falls isimli bir EP ile piyasayı yokladıktan sonra vokalist değiştirip şanslarını bu albümle deniyorlar ve turnayı gözünden vuruyorlar. Bu başarının arkasındaki asıl eleman ise tabii ki de vokalist Jón Aldará. IOTUNN’dan önce Hatursvart ve Solbrud gruplarında da şarkı söylemişliği olan bu arkadaş, inanılması zor ama grubun tek vokali. Başka sitelerde bu albüm hakkında ne demişler acaba diye gezerken grup kadrosunda sadece tek bir ismin arkasında ‘Vokalist’ yazdığını görmem ile dumura uğradım ve bunu birden fazla yerde doğrulamaya çalıştım. Aynı şeyi ilk kez Scar Symmetry dinlerken de yaşamıştım fakat daha sonra Scar Symmetry’nin iki vokalisti olduğunu görmüştüm. Bu anlamda hem clean vokali hem de brutal vokali birbirinden ayrı şekilde bu kadar iyi yapan birisiyle ikinci kez karşılaştım. (Bkz: Mikael Stanne)

Nasıl bazı albümlerin değeri çıkışlarından aylar hatta seneler sonra anlaşılıyorsa bazı albümlere de kimi zaman ederinden fazla değer biçilebiliyor. ”Access All Worlds” ise ne değeri sonradan anlaşılacak kadar deneysel ne de dinleyicinin kalbinde saman alevi yakacak kadar geçici. Daha ilk şarkıyı dinlemeye başlar başlamaz sahip olduğu bütün ciddiyeti ve ağırlığı bir anda üzerinize yıkan, melodik/destansı clean vokalleri ve kendine özgü prodüksiyonu ile dinleyeni gökyüzüne uçuracak kadar büyüleyici bir albüm. Tüm bunların dayanak noktası ise IOTUNN’un progresif metal anlayışı ile alakalı; Grup aynı anda hafif ve ağır olabilen, yeri geldiğinde hayvan gibi brutal kusarken ansızın rahatlatıcı ve görkemli bir clean vokal ile yanan ateşin üzerine buz gibi su serpen bir vokalistin yanında, bastıkları her akor ve attıkları her solo ile birer yetenek abidesi olduklarını gösteren gitaristlere sahip. Yaptığım tanıma dahil olabilecek milyarlarca progresif ve death metal grupları var iken IOTUNN’un aradan sıyrılmasına etki eden şey albümdeki hiç bir şarkının ve hiç bir grup üyesinin ortaya konmak istenen kozmik/melankolik atmosferin dışına kesinlikle çıkmaması. Öyle ki hiç bir enstrümanda gereksiz uzatmalar, farklı olacağım diye saçmalamalar göremiyorsunuz. Misal ”Voyage of the Garganey I” parçasının sonlarına doğru davulcunun twin pedal’a abandığı saniyeler sadece o kısma özel, ”Bunu yapması çok güzel lan” deyip her yeri twin pedal’a kusmuğuna boğmaması fark edilmesi gereken bir detay. Hele ki dinleyici bayılıyor diye bütün şarkıların neredeyse her anına djent yapıştırma kolaylığına kaçan gitaristler (Mark Morton ve yanındaki dallama–aha isim de verdim) varken böyle ayrıntıların değerini bilmek çok güzel.

İlk dinleyişte IOTUNN’un nakarat melodilerine sırtını dayadığı ve rahatlıkla çözülebilir bir rif yazımını takip ettiği sanılabilir. Albümü ilk çıktığı gün dinlediğimde beni dünya dışına çıkaran o vokallerin ve müthiş prodüksiyonun tadını çıkarırken şöyle bir kıllanmadım değil aslında, her şarkının merkezine yerleştirilmiş aşırı güzel nakaratların amacının sadece dinleyiciyi yakalamak olmadığını, sırf clean vokaller çok başarılı diye arkada ezildiğini düşündüğüm riflerin ise aslında işlenen atmosferin içerisinde yok sayılamaz birer halka olduğunu anlamam uzun sürmedi. Burada sunulan bütünlüğün içerisindeki bu faktörler albümü tam olarak istenilen yere ve düzeye ulaştırıyor. Demem o ki albümdeki şarkıların her birinin kaderi sanki önceden yazılmış gibi; Ne ”The Tower of Cosmic Nihility”yi, ne ”Voyage of the Garganey I”i ne de diğer şarkıları başka şekilde daha güzel hale getirmek imkansız. Her şey olması gerektiği gibi ayarlanmış. Şarkıların kompleks bölümleri o kadar başarılı ve zekice bestelenmiş ki anlamsızlığı ve anlamı aynı anda, aynı yerde aktararak zıtlıkları dahi birbirlerine yakışır bir biçime sokuyor. Nispeten basit bölümlerde ise herhangi bir kolaya kaçma olayına rastlanmıyor.

Tüm bunların ışığında ben ”Access All Worlds”e modern bir başyapıt demekte hiçbir sakınca görmüyorum. Daha ilk albümlerinde böylesine bir güzelliği yapabilen IOTUNN üyeleri bunun üzerine çıkabilir mi hiç ama hiç bilmiyorum. Burada yapılan iş o kadar özgün ve kendine has ki bir kaç yıl sonra benzerini tekrar ederler ise yine olumlu tepkiler alırlar mı onu da bilmiyorum. Daha ilk albümlerinin çıkışının üzerinden 2 ay bile geçmeden bir sonraki işlerine neden kafamı taktım onu da bilmiyorum. Hayatımda yazdığım en zevkli incelemenin sonuna gelmemek için elimden geleni yapıyorum fakat cümleler artık yetersiz kalıyor. O yüzden ”Safe Across the Endless Night” biterken ben de son noktamı koyup tür ayırt etmeksizin herkesi bu başyapıtı dinlemeye davet ediyorum.

Ha bu arada albümde hiç klavye yok, sanki var gibi ama yok. Tüm yük gitarlarda.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.31/10, Toplam oy: 52)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
Metal Blade
Kadro
Jón Aldará: Vokal
Jesper Gräs: Gitar
Jens Nicolai Gräs: Gitar
Eskil Rask: Bas
Bjørn Wind Andersen: Davul
Şarkılar
1. Voyage of the Garganey I
2. Access All Worlds
3. Laihem's Golden Pits
4. Waves Below
5. The Tower of Cosmic Nihility
6. The Weaver System
7. Safe Across the Endless Night
  Yorum alanı

“IOTUNN – Access All Worlds” yazısına 26 yorum var

  1. owlbos says:

    2021 yılı içinde orda burda şurda en çok gördüğüm albüm bu. Kapağına bayılıp power metal olduğunu okuyunca bir ara bakarız diyip kenara itmiştim.

    Yazıyı okumadan yorum belirttim ve şuan yukardaki etiketlerde power metal etiketi göremiyorum. LAN!?

  2. koca says:

    Bir aydır albümün Pasifagresif’e gelmesini bekliyordum. İçinde çok farklı yaklaşımlar barındıran, orijinallik kaygısı güden ve ilk albümü olmasına rağmen düzenlemeler konusunda çok iyi bir iş çıkarmış, çok iyi müzisyenlerin olduğu, zevkle dinlediğim bir albüm oldu Access All Worlds. Öte yandan, maalesef böyle bir albüme böyle zayıf bir yorum yazısının layık bulunması ise beni üzdü. Bu albüm öyle sıradan bir “ilk albüm” değil. Metal Blade’in son zamanlarda en çok yatırımı yaptığı işlerden biri. Artık çok az gruba prodüktörlük yapan melodic death metalin efsanevi ismi Fredrik Nordström tüm işi üstlenmiş durumda; Eliran Kantor’a da albüm kapağı için bütçe çıkartılmış. Bu gibi objektif ve ayırt edici olgular, yorumu yapan kişinin subjektif zevkinin arkasında kalsa anlarım da bu yorumda olduğu gibi tamamen görmezden gelinince insan gerçekten üzülüyor. En sonunda “albümde hiç klavye kullanılmamış” denilirken mesela, inşallah arkadaş ana bestelerden söz ediyor. Zira albümün introsu sayılabilecek ilk yarım dakikalık kısmının, gitarla nasıl yapılabileceğini ben anlayamıyorum. Daha önce de sormuştum ama tekrarlayayım: Sitede artık müziğin kendisinin ön plana çıkartılıp yorumcuların kişisel hikayelerinin bir nebze geri plana atılma zamanı gelmedi mi gerçekten?

    Erhan Yiğit

    @koca, Albümün sıradan bir ilk albüm olmadığını direkt dile getirmedim fakat neredeyse her paragrafta dilim döndüğünce eşsiz bir yapıt olduğunu söylemişim zaten. Albümde herhangi bir şarkıyı taşıyan bir klavye kullanımı yok “var gibi ama yok” deyişimden bu anlaşılabilir bence. Eliran kantor meselesine gelince kendisinden bahsedecektim ama kapağı çok beğenmeme rağmen sanatçının diğer kapak tasarımlarından bir hayli zayıf kaldığını düşündüm.

    Yazımı tekrar okudum. Kişisel bir “hikayeyi” anlattigim hangi kısımda göremedim. Pasifagresifteki yazıların neredeyse tamaminda subjektif soylemler baskın zaten. Objektif şeylere odaklanmak istemedim zira milyonlarca sitede birbirinin kopyasi yazılar mevcut. Hepsi haricinde yazının zayıf kaldığını belirttiğin için teşekkür ederim. Bir dahaki sefere daha dikkatli olacağım

    Teşekkürler yorum için.

    Erhan Yiğit

    @koca, subjektif/objektif kritik meselesini bir ara ismail vilehand abiye de iletelim bence ahaha dediğim gibi bu sitedeki yazılarin gerçekten çoğu subjektif. Sadece hikayelerden oluşan kritikler var.

    Ouz

    @koca, Selam, lafa karışan üçüncü kişi konumuna düşmek istemem ama siteye iyi kötü bir şeyler karalayıp gönderen biri olarak şu “kişisel hikâye” meselesinden sanırım ben de nasipleniyorum. Kritiklerde; giriş, içeriğe dair betimlemeli anlatımlar, duruma göre teknik birkaç detayın aktarımı ve kapanış, benim için ideal olan. Bu ideallik tabii kişiden kişiye değişir hatta bu formülü uygulamadığım nice yazı oldu. Kimisinde albümü dümdüz anlatıp geçtim kimisinde sadece ama sadece uydurma bir hikâye anlattım. Çoğunlukla albümle ilgili olmayan kısımların “gevezelik” olduğunu zaten kendim de yazıyorum. Dikkatli gözler, albüme dair bir şeyler anlatmaya hangi paragrafta başladığımı da takip edebiliyordur sanırım.

    Siteye kazandırılan yazılarda anlatılan mevzu, albümün içeriğine, yazarda uyandırdığı duygulara ve en nihayetinde yazarın ruh hâline göre değişiyor, en azından bende durum böyle.

    Bu yazı özelinde kişisel hikâye bağlamında değerlendirilebilecek bir şey göremedim ben de. Unutmadan, albümü dinlemedim ama bahse konu ilk yarım dakikalık kısım, klavye olmadan, yalnızca VST ile yapılabilir. Arka plandaki “gidişli gelişli” diye tarif edebileceğim ses için hafif tonlu bir pad seçilip üstüne düşük düzeyde phaser efekti eklenir. EG intensity knob’larıyla oynanarak aynı ton elde edilebilir. Hatta uğraşmaya gerek yok, nice VST’de bu tür sesler hazır gelmekte. Bir üst katmanda kök notada gezinen patch ise kendinden kesintili (var böyle patch’ler) ya da delay’i özel ayarlanmış bir patch. Az miktarda da reverb’ü var. Dinlerken dijital enstrüman sesleri direkt karşıdan gelmesin diye sound’un geneli gibi stereo width plug’in’leri kullanılmış anladığım kadarıyla.

    necrobutcher

    @koca, napsın adam “eger sız de evde boyle bır album yapmak ıstersenız ıste malzemeler vs” dıye mı baslasın yazıya mesela ?kasmayın bence bu kadar sonucta ınsan yazarken etkılenıp yazıyor kendısınde uyandırdıgı hıslerı okuyucuya aktarmak ıcın tabı kı betımleme aracları kullanacak. bu yazılar deneme sonucta makale degıl.

  3. Kastaga says:

    öyle acayip albüm ki hakikaten, dinlemeye doyamıyorum. Neredeyse 15 gün olacak başka müzik dinlemek istemiyorum. en son ulcerate’in son albümünü bu şekilde bırakamaz halde dinlemiştim. 2 ve 6 numaralı şarkılar özellikle muazzam.

    Kastaga

    @Kastaga, ben barren earth’e de bayılıyorum, ancak bu albümdeki her şey ondan çok çok olağanüstü geldi bana.

  4. Merdomerdo says:

    Jon Aldara’nın adını duydum. Albümü dinledim, hayran kaldım.

    Bu arada Hamferd dinlemeyen varsa kesin bir göz atsın. Tamsins likam son yıllarda çıkan en iyi death/doom metal albümlerinden biri.

  5. enemyofgod says:

    Şu an için senenin en iyilerinden olmuş. Bu adamların geleceği parlak, şimdilik 9/10 verdim.

  6. Noumena says:

    Çıktığı günden beri hunharca dinliyorum, bu yıl ilk 5 ime rahat girer. Aldara’ ya ise şapka çıkartılır fazla söze gerek yok vokal performansının zirvesinde. Bu sene bu adam ödüle boğulsun veya forumca para toplayıp biz bi ödül verelim, o derece yani ahah

  7. Dysplasia says:

    çok İçli söylemiş.

  8. Bora says:

    Kral, o sesle ne söylese güzel edermiş zaten. Dalalım bakalım.

  9. unanimated says:

    Bugün bu grubun insta hesabına mesaj attım cevap verdiler zaten takipçi sayısı falan çok az. Site yönetimi ilgilenirse bir röportaj ayarlanabilir

  10. necrobutcher says:

    bu albumu her yerde gordum actım dınledım ama uykum geldı bana gore degılmıs hıc.

  11. mandrake says:

    Sene sonu en iyiler listesinde kesinlikle yerini alacak, fark yaratan bir çalışma olmuş. Bayıldım.

  12. hf says:

    çok güzelmiş. 2. 3. dinlemeden sonra bağlıyor kendine. albümün atmosferi çok tanıdık geliyor ama çıkaramadım bi türlü.

    Dysplasia

    @hf, ya bende de bi ‘çıkarıcam bir yerden’ hissi var bu albüme karşı. hatta ilk şarkıda hem giriş hem son riffi için aklım başka bir evrilme bekliyor sürekli.

    hf

    @Dysplasia, aynen albümü her dinlediğimde bitişine yakın “ya hangi albüme benziyordu” bu sorusu takılıyor aklıma. çıldırcam :d

  13. Erhan says:

    https://youtu.be/GcZ98eS8JR0

    The Tower of Cosmic Nihility’nin klibini daha yeni gördüm. Şarkıların klipleri ile hiç alakam yoktur normalde en sevdiğim şarkıların bile kliplerine bakmışlığım yok lakin bu sefer çok sevdim. Bu albümü ve şarkıyı seven herkes izlesin hemen.

  14. Emre Görür says:

    Melodik death metal etiketine katılamayacağım. Metallum da grubun tarzına progressive melodic death metal demiş. Oysa nasıl death metale power veya klasik heavy kattığında ortaya çıkan şey “ekstrem power” falan değil melodic death metal oluyorsa progressive power’a death öğeleri katmakla da bu müzik melodik death metale dönüşmez. Iotunn power’a death’ten net şekilde daha yakın bence. Zaten bu tarzı günün koşullarına uyarlayan bir avuç grup var, onları da death metal gibi farklı etiketler altında eritmeyelim! :)
    Albümü ve vokalisti Grup Önerme başlığında yeterince övmüştüm. Yılın şimdiye kadarki en başarılı işlerinden biri.

  15. Erhan says:

    Sen ne kadar muhteşem bir albümsün ya. Doyamıyorum abi Spotifyı açınca 2 aydır elim istemsiz olarak bu albüme gidiyor. Uzun süren dinlemelerimde her 5 şarkının arasına falan sıkıştırıveriyorum bir şarkısını kafam rahat ediyor.

    The Tower of Cosmic Nihility kesinlikle yılın şarkısı o kadar.

  16. deadhouse says:

    Power, Melodeath dinlemiyorum da bu albüm ne kadar sıkıcı ya. Deneme yaptım, beğenecek miyim diye. Yok. Benden geçti, daha doğrusu hiç gelmedi desem daha doğru olur. Sıkıntıdan patladım resmen. Bir daha denemeyeceğim.

    ihsanoird

    @deadhouse, yalnız değilsin. ben de her denememde baygınlık geçirecek gibi oluyorum. tüm yorumlara saygı duymakla beraber, hiç benlik değilmiş cidden.

  17. Kastaga says:

    tam dertli insan albümü abi, yine yüreğim parçalandı. keşke söylemeseydin böyle içli içli ya.

  18. Candaş says:

    Dinlemekte 6 ay kadar gecikmiş olsam da kritiğe gelip övmek istedim albümü, gerçekten özgün bir iş ortaya konmuş, albüm direkt açılışta farkını hissettiriyor. Vokal konusuna da kesinlikle katılıyorum, brutal vokal yaptığı zaman çok çiğ ve sert, temiz söylediğinde ise tek kanaldan olmasına rağmen koro gibi tenor vokaller inanılmaz bir lezzet katmış albüme, bence 10 puanı fazlası ile hakediyor

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.