# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SKELETAL REMAINS – The Entombment of Chaos
| 14.09.2020

Kan alıma hoş geldiniz.

Son albümü “Devouring Mortality” ile bize death metalin köhneliğindeki tazeliği sunmayı başaran ABD’li grup SKELETAL REMAINS, aradan geçen 2,5 yılın ardından yine Dan Swanö prodüksiyonlu, yine Dan Seagrave kapaklı yeni albümü “The Entombment of Chaos” ile karşımızda. Grubun son 2,5 yılını tek cümlede hap gibi sundum valla. Baban da mı albüm incelemesi yazıyordu be Ahmet…

“Devouring Mortality” yazısını okuyanlar, o albümü dileyenler ve her ikisini de yapanlar hatırlayacaklardır. SKELETAL REMAINS doksanların ilk yarısında yapılan death metalin daha modern sound’lu ancak özüne sadık bir örneğini yapıyor. Besin takviyesi kullanmış bir ilk üç albüm DEATH, OBITUARY, MORBID ANGEL, MALEVOLENT CREATION, PESTILENCE gibi pek çok grubun zamanında yaptığı şeylerin bir bütünü SKELETAL REMAINS içinde yakalanabiliyor. Bu yüzden grubun anlayışının old-school, üslubunun günümüze ait olduğunu söyleyebiliriz. Günümüz derken elbette ki cilalı tonlardan, stüdyo numaralarından bahsetmiyorum. SKELETAL REMAINS’in kökleri bundan 25-30 yıl öncesine ait ve bunu retro olma çabası gütmeden, “x worship”e vardırmadan yansıtmayı başarıyorlar.

“The Entombment of Chaos”a dair söylemem gereken ilk şey, albümden öte grupla ilgili. Önceki albümdeki 3 kişilik kadrodan vokalist/gitarist Chris Monroy dışındaki 2 üye SKELETAL REMAINS’den bu sene içinde ayrıldı ve yerlerine bir de ekstra gitaristle birlikte 3 kişi katıldı. Metal-Archives’da albüm kadrosunda kimlerin yer aldığı yazmadığından ben yeni elemanlar varmış gibi düşünüyorum. Albüme dönersek, “The Entombment of Chaos” hakkında aklıma gelen başlıca şey albümün son zamanlarda dinlediğim en su gibi akıp giden işlerden biri olduğu. 11 şarkı içeren bu 48 dakikalık albümü her dinleyişimde “ulan ne zaman 7. parçaya geldi”, “oha ne ara bitti” gibi serzenişlerde bulundum.

Bunun sebeplerinden biri albümdeki bitmek bilmeyen rif çeşitliliğinden dolayı sürekli bir devinim hissetmeniz ve şarkıların ne ara ilerlediğini anlayamamanız. Grup gerçekten de çok fazla rif yazmış ve albümü duvardan duvara sağlam bir gitar işçiliğiyle donatmış. Grubun bu noktadaki düsturu birbirine iyi bağlanan rifler yazarak şarkıları karadan denize yürütmeyi başarması.

Mevzubahis rifler her zaman aşırı akılda kalıcı olmaları amaçlanarak yazılmamışlar, kimi zaman sadece death metalin gözü dönmüş agresifliğine hizmet etmesi amaçlanarak bestelenmişler. Ama nihayetinde ortaya ne oluyor demeye kalmadan bir sonraki rife geçilen, vahşetten kırılan bir şey çıkmış. Bu vahşetin oluşmasını sağlayan başlıca kişilerden biri şüphesiz ki vokalist Chris Monroy. Çok derinden ve patlamalı bir death metal vokaline sahip olan Monroy bu sayede SKELETAL REMAINS’in yırtıcı, zehirli ve düşman karakterli kalmasını sağlıyor.

Bu yırtıcılıklar vahşetler arasında arada grubun referanslarını açık ettiği anlar da yok değil. Misal “Congregation of Faith”in 3.14’ünde giren melodik yapı, ilk 3-4 albüm DEATH havasını yadsınamaz şekilde yansıtmayı başarıyor. Bunun dışında Monroy’un kendi yorumunu katarak yansıttığı Tardy’zmler de çeşitli şarkılara serpiştirilmiş durumda. Arkadaki rif standart bir şey bile olsa bu vokalleri neyin önüne koysan yukarı çıkarır, dayağa davet dansı yaptırır.

Bir önceki albümle birlikte düşündüğümde “The Entombment of Chaos” aynı ellerden çıktığını kesinlikle belli eden bir çalışma. SKELETAL REMAINS’in yazdığı rifleri tekil olarak dinlediğinizde aklınız başınızdan gitmiyor, şaşkına dönmüyorsunuz ama hepsi bir araya geldiğinde dinleyiciyi coşturan kudurtan bir bileşim ortaya çıkıyor. Grup rif yazımındaki ufak detaylar ve karakter katan dokunuşlarla akılda kalıcı olmayı büyük oranda başarıyor. Böyle bir çaba gütmediği anlarda da saf vahşet ve katliamla işi kotarma, dinleyicinin götünden kan alma yoluna gidiyor.

Bana kalırsa SKELETAL REMAINS başyapıt çıkaracak, dinleyiciyi dehşete düşürecek heybette şeyler yapacak kadar değişim ve ilerleme odaklı bir grup değil. Ne var ki amaçladıkları şey de bu değil. Onlar sadece death metalin temel anlayışlarını günümüze taşımak, deli deli bir dolu rif çalmak ve ortalığı kan gölüne çeviren bir death metal çalmak istiyorlar ve bunu ortalığın anasını ağlata ağlata yapıyorlar.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.60/10, Toplam oy: 20)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Century Media Records
Kadro
Chris Monroy: Gitar, vokal
Mike De La O: Gitar
Noah Young: Bas
Charlie Koryn: Davul
Şarkılar
1. Cosmic Chasm (Intro)
2. Illusive Divinity
3. Congregation of Flesh
4. Synthetic Impulse
5. Tombs of Chaos
6. Enshrined in Agony
7. Dissectasy
8. Torturous Ways to Obliteration
9. Eternal Hatred
10. Unfurling the Casket
11. Stench of Paradise Burning (DISINCARNATE cover'ı)
  Yorum alanı

“SKELETAL REMAINS – The Entombment of Chaos” yazısına 7 yorum var

  1. Aykut Taştan says:

    Ellerine beynine sağlık Ahmet!!!
    Albümden ilk klip çıktığında grup önerme kısmında paylaşmıştım. Adamlar gerçekten çok çok iyi işlerini çok iyi icra ediyorlar. Dediğin gibi bir başyapıt çıkarma derdinde değiller ama canavar gibide alın ulan death metal size diğerek gırtlaklarından kan kusarcasına haykırıyorlar.
    Eski usul death olaylarına hastayımdır. Son zamanlarda çıkan teknik falan gitarların şu hızda riff atılmış bilmem kaç milisaniyede bateristin blastlar atmışlığıyla vokalistin farklı efektlerle aynı parça içinde farklı vokaller kullanmışlıyla ilgilenmiyorum. Zaten öyle şeyler denk geldiğinde direk zaten parçayı kapatıyorum. Bana öyle işler çok suni ve yapmacık geliyor.
    Ama bu yarmaların işini çok beğendim gerçekten çok samimi bir soundları var vokalinden davullarına kadar. Kütür kütür capcanlı nefes alan miss gibi bir albüm. No olarak 9 verdim oda ileride belki daha iyi bir albüm çıkar daha üzerine koyarlar diye. 7 veya 8 vermek hiç inan içimden geçmedi. Bu albüme haksızlık gelir düşüncesinde bulundum. Dediğin gibi albüm okadar lezzetli ki su gibi akıp gidiyor. Bu albümüde kritiklemen benide çok mutlu etti. Ve tabiki Dan swanö parmağının olmasıda bu işe ayrı bir lezzet katıyor. Bu adamın parmağının deydiği işlerde yamuk pek olmuyor.
    Kanımca son dönemlerde dinlediğim en iyi death metal işlerinden. Canım death çektiği zaman içimden müzik dinleme isteği veya yolculuk yapacaksam direk bu albümü çakıyorum.

  2. Aykut Taştan says:

    Ah birde söylemeye unuttum. Ya buradaki gitarist arkadaş bizim razordan boraya acayip derecek çok benzetiyorum :)) yıllarca taksim dorockta izledik hareketleri çalışı bile çok benzetiyorum. Eğer buralardaysa bunu okuyorsa borayada çok selam olsun.🤘🏻

  3. Horrendous says:

    Hammer Müzik’in o bağırsak zorlayan kutsal amfilerinden işitip tanıştığım bir grup Skeletal Remains. İlk iki albümü Beyond The Flesh ve Condemned to Misery’deki o haşin 90′lar death metal sound’u kaybolmuş. Dan Swanö’nun çok da başarılı bir iş çıkarttığını düşünmüyorum bu konuda.

    ismail vilehand

    @Horrendous, buna benzer bir yorum yazmaya gelmiştim, gerek kalmadı.

    Horrendous

    @ismail vilehand, +1 verenleriniz bol olsun efenim. Hayıflanarak söylemedim ama grubu radarıma sokan ölüm metalinin o eski mektep havalarıydı. İlk iki albümdeki natürel ve geniş sound yerini daha mekanik ve sıkıştırılmış bir hale bırakmış. Cosmic Chasm adında Contact ve Alien filmlerinden çıkma bilim kurgu efektleri tadında sentetik bir intro eklenmesi bile Dan Swanö etkisi diye düşünüyorum. Halbusi hep yaptığın gibi pata küte başla; kamyon farı yemiş tavşan misalii apışıp kalalım, ne gerilim veriyosun. Vokallere ara ara yedirilen reverb oyunları, ses kartıyla direkt bilgisayara kaydedilmiş gibi bir gitar tonu… Çok küçük nüanslar tabi bunlar bence ama grubun karekterini oluşturmada büyük algı operasyonu. Yine taş gibi albüm fazla fazla beğendim, tekrar tekrar dinlerim. Boyun ağrıtır, zıp zıp zıplatır. Ama ilk albüme nazaran deli fark var. Kimisi için oluru budur belki ama benim aklım o tarafta kaldı. Yoksa cayır cayır albüm işte aç aç dinle.

  4. Zero_Tolerance says:

    Albüm oldschool tarzı o kadar kaliteli yansıtıyor ki dinlerken sanki 30 yıllık bir albüm tadı alıyorsunuz özellikle sonlara doğru gazı köklüyor kasvetli bir hale bürünüyor.Necrot bombasından sonra çok iyi geldi be… Kapakta buz gibi Seagrave reiz yine döktürmüş.

  5. Aykut says:

    Muhteşem old school leş gibi death metal özlemimi giderecek albüm olmuş. Bir de Dan Swanö faktörü çok enteresan bir şey gerçekten. Yani adamın adı geçince kötü çıkmıyor gibi resmen.

    “Dan Swanö’nün kapağına şöyle bir baktığı albüm” gibi bir ibare görsem; “adam baktıysa iyidir kesin” diyebilecek bir referans noktası halinde benim için.

    Ellerine sağlık kritik için.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.