# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Haberler
ULVER’den bir şarkı daha
26.07.2020

Nostalgia.

ULVER yeni albümü “Flowers of Evil“ı 28 Ağustos’ta çıkarıyor.

1. One Last Dance
2. Russian Doll
3. Machine Guns and Peacock Feathers
4. Hour of the Wolf
5. Apocalypse 1993
6. Little Boy
7. Nostalgia
8. A Thousand Cuts

Albümden “Nostalgia” yayınlandı.

“Little Boy” da Nisan başında yayınlanmıştı.

Şubat ayında da “Russian Doll” adlı synthwave esintili şarkı klibiyle birlikte yayınlanmıştı.

  Yorum alanı

“ULVER’den bir şarkı daha” yazısına 48 yorum var

  1. HaNNibaL says:

    Vay arkadaş bu nedir ya :)) Nerden nereye

  2. Ouz says:

    Düz adam kimliğimle soruyorum: Bu herifler kendileriyle mi dalga geçiyorlar acaba? Bu tişört, bu hatun, bu dans? Ben de ucundan kıyısından elektronik müziğe takılıyorum ama bu klibe de klipte kullanılan unsurlara da hakikaten anlam veremiyorum.

  3. Şafak says:

    Harika şarkı. Alcest’in de protection klibine benzer bir klip çekilmiş ben çok beğendim.
    Ne yapsalar çok iyi yapıyor adamlar yıllardır.

  4. northern says:

    bu tür klipler artık benim için “chandelier çakması” kategorisindedir. ulver adam olsun. (bergtatt ile de “geçmişimizi unutmadık” mesajı he mi? ibişler sizi.)

  5. Nox says:

    başarılı

  6. deadhouse says:

    Şarkı güzel, hoş. Burada bir sıkıntı yok. Sıkıntı olan şey ise Ulver’in zamanının ötesinde grup ünvanını bırakıp zamanının gerisinde şarkı yapmış olması.

    Melkor

    @deadhouse, Bundan önceki albüm arasında ne fark var? Elektronik müzik cahiliyim o yüzden soruyorum.

    deadhouse

    @Melkor, O albüm modern tınılar içeriyordu. 2010′lu yıllar standart elektronik müzik albümüydü. Zamanının ötesinde değildi, ama zamanının gerisinde de değildi. Zamanının ruhunu yansıtıyordu. Bu şarkı nostaljik bir şarkıya benziyor. Hani 80′lerde ya da 90′ların ilk yarısında çıksa iş yapacak bir parça.

    Katliamci58

    @deadhouse, with all due respect Bir onceki album direk 80 ler synth pop Albumuydu. Bu sarki da 1969 a asiri benziyor bence.

  7. crowkiller says:

    Adamların synth-pop dönemini çok az dinledim, diyordum ki soundları tamamen değişti ama söz olarak ghost gibi satanik ,ya da prog-rock grupları gibi felsefik şarkılar yapıyolardır herhalde , adamlar şu şarkıyı coverlamışlar lan baya

    The Power of Love (Frankie Goes to Hollywood cover)

    Feels like fire
    I’m so in love with you
    Dreams are like angels
    They keep bad at bay
    Love is the light
    Scaring darkness away

    I’m so in love with you
    Purge the soul
    Make love your goal

    The power of love
    A force from above
    Cleaning my soul
    Flame on burn desire
    With tongues of fire
    Purge the soul
    Make love your goal

    https://youtu.be/24vt391RQWE?t=8

  8. Rust in Peace. says:

    Sevdim, dinlenir bu şarkı.

  9. 9yearsago says:

    Yalçın Küçük, Türkiye’nin kara kutusudur.

    Melkor

    @9yearsago, Yalçın arada şuan ne yapıyodur diye aklıma düşüyor aq ahah

  10. İlker says:

    Muhteşem.

    Her zamanki gibi.

  11. Bedirhan says:

    tişörtü görmesem, isim benzerliği diyeceğim

  12. Melkor says:

    Kristoffer’ın okuduğu her şarkı da dinleniyor lanet olsun.

  13. şeyh hulud says:

    Assassination of Julius Caesar gibi bir tane daha albüm yaparlar umarım, hiç olmadı Kristoffer Rygg Carpenter Brut’la çalışmaya devam etsin.

    deadhouse

    @şeyh hulud, Çıkmaz öyle bir albüm bir daha. Bence modern müziğe meydan okuyan bir albümdü o.

  14. Retrokafa says:

    ‘Yau metalciler artık bizi salın’… ile ‘tamam başka kimse de dinlemiyor, bari siz dinleyin’arası…

  15. Kaan says:

    Müzik güzel ama, bu Ulver değil,
    Bu Ulver ama müzik metal değil?
    Karac’ oğlan der ki adın değiştir,
    “Nattens Madrigal” hayırlı bir iştir.

    Kaan

    @Kaan, Metalci gibi giyinmiş Rus Bebişin breakdance’ı ne hoş. İzlettirdi kendini ;)

  16. necrobutcher says:

    harika,muhteşem

  17. Ugur says:

    Assassination of Julius Caesar’daki tarzı devam ettirecekler gibi.Meh, söz konusu Ulver’se zaten her türlü dinliyorum ama heyecanlanmadım.

  18. trivago says:

    davayı satıp başka tarzlara kayan black metal grupları arasından hala en çok sevilen ve sahiplenilen black metal(bir zamanlar) grubu ulver heralde. son albümlerini severek dinleyen çok metalci var. ilk üç albümün çok iyi olmasının etkisi midir çözemedim. satyricon bile black metalden bu kadar uzaklaşmadı lan.

  19. Boba Fett says:

    Şu Metalci bağnazlığını bırakın artık, evet sevdiğiniz türde çok güzel albümler çıkarmış olabilirler evet saatlerinizi bu albümlerle harcamış olabilirsiniz, çok sahiplenmiş olabilirsiniz ama adamlar artık o tarz işler istemiyor. O albümler hala duruyor isterseniz dinleyebilirsiniz. Ulver belki o albümlerin benzerlerini de çıkarabilirdi ama bu sefer de ruhsuz olmakla suçlanacaktı.

    Kısaca özet geçecek olursam şarkı güzel, bu tarz dinlemiyorsanız bile şans verin, en azından bir kere dinleyip farklı şeylere kulağınızı açın, Çin Virüssüz günler dilerim.

    Dunedain

    @Boba Fett, ulver black metal yapmaya devam etseydi eminim bütün albümleri yine birbirinden özgün olurdu hiçbir zaman da ruhsuz olmazdı bence. Her türlü şeyi yapabilecek bir grup bence

    Boba Fett

    @Dunedain, Tabi öyle de yani demek istediğim yapmak isteseydi yapardı. Ben bir dinleyici olarak beni heyecanlandırmayan albümleri dinlemek istemiyorum. Bir sanatçı heyecanlanmadığı müziği yapmak istemez sanırım. Eğer baskı yapılırsa da bir iş gibi görecektir, kendini tüketecektir.

  20. deadhouse says:

    Perdition city’den fırlamış gibi. Gerek sound gerek vokal olarak. İlk şarkı ne kadar sıradansa bu da o kadar sıradışı. Tam bir relax paniğe gerek yok şarkısı. Sıradışılığı beklenmedik bir Ulver şarkısı olması.

  21. Horrendous says:

    Spotify’da 2.512 adet dinleyici ile İstanbul 3. sırada. Oha.

    Horrendous

    @Horrendous, Merak ettim önüme ilk çıkan benzer grupların dinleyici demografisine baktım

    Opeth: 19.495 İstanbul(1.) – 8.616 Ankara(5.)

    Ihsahn: 829 İst(4.)

    Katatonia: 8.087 İst(2.)

    Anathema: 23.302 İst(1.) – 10.000 Ankara(2.) – 7.367 İzmir(4.)

    My Dying Bride 2.137 İst(2.)

    Agolloch: 1.743 İst(1.)

    Alcest: 3.495 İst(1.)

    Empyrium: İlk üç sıra İstanbul-Ankara-İzmir toplam 10.000 küsür

    Kauan: 765 İst(2.)

    Soen: 6.200 İst(1) – 2.594 Ankara(5.)

    Novembre: 413 İst(1.)

    Solstafir: 2.092 İst(2)

    Hiçbir ek arama yapmadan hayranları şunları da dinliyor bölümünden rastgele tıkladım, daha yığınla grup vardır eminim de yorulup bıraktım. Rakamlar ve sıralama bunlar, şaşırdım diyemem ama beklemiyordum bu kadar büyük bir kitle.

    Malumun ilamı olacak ama abi biz gerçekten millet olarak çok romantik, damar, vur hançeri kalbime modunda aşk acısı çeken ama bir o kadar haşin; derbeder, kederli ılık götleriz. Buradan çıkıp da akademik makale tadında sosyolojik tespitler yapacak bir altyapım yok ama bu coğrafyada bu topraklarda yaşıyorsan arabesk ruhunu istemsiz olarak dinlediklerine, izlediklerine, okuduklarına aktarıyorsun ona göre seçiyorsun; o ruhtan besleniyorsun. Ben bizim kadar aşk acısı çeken bir millet daha ne tanık oldum ne duydum. Diğer dünya insanlarına nazaran duygularımızı fazla yoğun yaşıyoruz. Bu kaybettiklerimizin arkasından yas tutarken de böyle, severken, nefret ederken, takip edip desteklerken, tartışırken, eğlenirken de hep zirvelere oynuyoruz. Hee ben çok memnunum bu durumdan orası ayrı hayıflanıyormuşum gibi gözükmesin kaldı ki çok da duygusal ve uçlarda yaşamayı seven bir insanım. Sadece kitlesel olarak tutkularımızı fazla yoğun ve içten yaşıyoruz gibi geliyor ama bunun karşılığında hüzüne ve kedere de aynı derecede bağlıyız. Halk müziği, sanat müziği, türkçe pop, türkçe rap… Minör gamlarda, hasret dolu sözlerde, gözü yaşlı rakı masalarında salınıp gidiyoruz ve bu duygusal acıdan mazoşist bir zevk alıyoruz. Bunun tarihsel ve kültürel sebebini çok merak ediyorum açıkcası. Bilgisi, ilgisi, fikri olan varsa üzerine tartışmak isterim.

    deadhouse

    @Horrendous, Hocam Kuzey, Orta ve Batı Avrupa milletleri dışında tüm insanlık az çok birbirine benziyor bu konuda. Bu batılı olmamakla, olamamakla ya da olmaya çalışmamakla ilgili. Siz 3. kategoriye giriyorsunuz. Kendinizi olduğu gibi kabul etmeyi başarmışsınız. Umarım Batılı olmaya çalışan ama asla olamayacak, Doğulu olduğu için utanan kişiler de sizin bakış açınıza sahip olabilir.

    EreN

    @Horrendous, O kadar hoşuma gitti ki şu mevzu, çoğu da yakın zamanda Türkiye’ye gelmiş gruplar.

    EreN

    @Horrendous, Hatta Watain’de istanbul 3. sırada Mgla’da 5. sırada.

    Godless Killing Machine

    @Horrendous, yüce milletimizin kötü müziğe olduğu kadar iyi müziğe de teveccühü yüksektir.

  22. deadhouse says:

    Ne Jeanne D’arc’mış arkadaş. Geçen bir yazar, Jeanne D’arc’ın neden sanatçılar için cazip olduğundan bahsediyordu. Öyle gerçekten.

  23. crowkiller says:

    konsept olarak da korona dönemi evde tıraşı konu almışlar

  24. HakanBeyMetalciymis says:

    Şarkıyı önceden dinlemiştim zaten ama klibi de gördüğüm iyi oldu. Bergtatt tişörtü üzerine Coil patchli mont, tam benim kafa :D

  25. agrypnie says:

    Albümün ismi Baudelaire in kitabından alıntı galiba.Kötülük çiçekleri.Şu adamlar da olmasa ne M.Sade kalacak ortada ne Bacon ne de diğer sanat sapkınları.Sırf şu sebepten dahi sevilecek adamlar ya.Altyapısı,sanatsal kaygısı olsun sanatsal bir katkısı olsun, kötü olup müzikalitesi harikulade olan çok albüm dinlemişizdir ama yaptıkları müzik pek de iyi olmayan ama harikulade bir altyapıya, ders verir nitelikte sanatsallığa sahip bir albüm dinlemiş miyizdir, sanmam.

  26. deadhouse says:

    Çok iyi. Harika bir albüm geliyor yine.

  27. hickdead says:

    albüm kapağının güzelliği karşısında eziliyorum resmen. hiç ulver dinlemişliğim yok ama albüm çıktığında mutlaka şans vereceğim. ondan önce şunu dinle dediğiniz bir ulver albümü varsa tavsiyelerinizi de alabilirim tabii.

    deadhouse

    @hickdead, Perdition City, Blood Inside, The Assassination of Julius Caesar.

    En iyi 3 albümü bence. Tabii elektronik müzik sevmiyorsan hiç başlama. 90′lar albümleri metal, rock, akustik gitar vs

    2000 sonrası HER TELDEN çaldılar. Bence Ulver’ı Ulver yapan 2000 sonrası albümleridir. 90′larda da muazzam albümler çıkardılar ama asıl Ulver 2000 sonrası oluştu.

    hickdead

    @deadhouse, carpenter brut dışında pek de elektronik müzik dinlemişliğim yok ama bu konularda muhafazakar değilim, seveceğim varsa yine severim herhalde. teşekkür ederim abi. bakacağım dediğin albümlere.

    İlker

    @hickdead, Shadows of the Sun, Blood Inside, Perdition City.

    Opethsevenbiri

    @hickdead, Bu albümle zerre alakası yok ama Bergtatt benim gelmiş geçmiş en sevdiğim albümlerdendir. Agalloch, Alcest tarzı seviyorsan dinle.

    hickdead

    @İlker, @Opethsevenbiri, çok teşekkür ettim. rahat bir zamanımda önerilerinizin hepsini dinleyeceğim.

  28. gXnn says:

    ulveri bu siteden çıkarmanın zamanı gelmedi mi artık? :)) ben yeni ulveri daha çok seven biri olarak grubun bu siteyle alakalı bir olayı kalmadığı kanaatindeyim.

    deadhouse

    @gXnn, Metal Archives çıkarmıyorsa PA da çıkarmasın bence.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.