# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MARE COGNITUM / SPECTRAL LORE – Wanderers: Astrology of the Nine (Split)
| 13.03.2020

Tadını vermek için uygun ortam istiyor.

Oğuz Sel

PA sayfalarına farklı yapımlarıyla konuk olan ABD’li Mare Cognitum ve Spectral Lore’u, bu defa split albümleriyle ağırlıyoruz. Bundan yedi yıl evvel “Sol” adında bir split vesilesiyle, bir araya geldiklerinde nasıl işler başarabildiklerini gösteren ikili, astroloji teması üzerinden yola çıkarak ilginç ve oldukça uzun parçalar içeren “Wanderers: Astrology of the Nine” split’ine imza atıyor. Her bir şarkıda farklı bir gezegeni ayrı ayrı ele alan oluşumlar, kendi meşreplerine uygun müzikler üretiyor.

Yunan Spectral Lore’un hazırladığı parçalarda, projenin başındaki Ayloss’un son dönem EP’lerinde de kendini gösteren içe dönüklük, devinimle iç içe geçmiş durağanlık göze çarpıyor. Temposu hızlı olsa da, ritim kalıpları değişse de o içe kapanıklık bir biçimde baki kalıyor. Ayloss’un gitar kullanımı konusundaki hünerlerini ilk defa “Gnosis” EP’siyle keşfetmiştim; bu yapımda da ilginç ve buram buram Ege kokan gitar işçiliklerine denk geliyoruz. Spectral Lore’un her şeyinden sorumlu olan müzisyenin, bu albüm özelinde bir şeyini özellikle eleştireceksem o da davul kullanımı/programlaması olur sanırım. “Earth (The Mother)” parçasının sonlarına doğru başlayan ve epey yapay duran aşırı hızlı blast beat’ler, diğer bazı şarkılardaki “Allah canımı alsa da kurtulsam,” kıvamındaki tekdüze davullar, yapımın zaten 10 dakikayı aşan şarkı süreleri de göz önüne alındığında tat kaçırabiliyor. Bunu neden özellikle vurguladım? Çünkü bu split’te Mare Cognitum her türlü şov yapıyor da ondan.

En az Spectral Lore kadar uzun şarkılar yapmasına rağmen gerek kompozisyon bakımından gerekse cezbedici rifler, melodiler içermesi bakımından Mare Cognitum tarafından hazırlanan eserler, gerçekten olumlu manada şaşırtıyor. Olayın yalnızca ilk Mare Cognitum parçası olan “Mars (The Warrior)”a özgü olduğunu düşünüyordum başlarda ama şarkılar ilerledikçe taşlar yerine oturdu ve oluşumun başındaki müzisyen Jacob Buczarski’nin, çıktığı zaman bayağı beğenip o dönem kritiğini de hazırladığım “Luminiferous Aether”den bu yana heybesinde bayağı sağlam notalar biriktirdiğini, iyice fikirlerini belki de bu yapıma sakladığını anladım. Spectral Lore, black metalin daha düşünceli yönünü, Mare Cognitum da agresif yönünü sırtlıyor adeta albüm boyunca. Son albümündeki gibi dinleyeni bilinmezliğin çarkları arasına da iteklemekten sakınmayan “Saturn (The Rebel)” gibi şarkılar yaratsa da yapımın geneline baktığınızda Cognitum kardeşimiz yardırıyor.

Yapımın sound’unun çok temiz olduğunu söyleyemem; enstrümanları, tane tane duymak her zaman mümkün olmuyor, Atmosferik black metalin olmazsa olmazı reverb meselesi burada da devreye giriyor zira ve enstrüman, efekt, vokal gibi bileşenleri, “hepsi bir arada” formundaki bulaşık makinesi kapsülleri misali tek seferde zihninize atıveriyorsunuz.

Spectral Lore parçalarında yer yer öne çıkan basları bunun dışında tutuyorum ve böylesi bas yürümelerinin, Spectral Lore hanesine artı puanlar kazandırdığını eklemek istiyorum. Fakat yapımda ekseri, “Şu enstrümana odaklanayım,” olaylarına girişmek pek mümkün olamıyor. Her iki müzisyen de kendilerine ait parçaların kayıtlarını gerçekleştirip miksajını üstlenmişler ve ortaya, tat açısından birbirine benzeyen ama Mare Cognitum’un sound bakımından daha güçlü olduğu bir split çıkmış.

Albümdeki şarkıların uzunluğundan dem vurmuştum, yapımın tamamı 1 saat 56 dakika sürüyor. Bunun bir kısmı enstrümantal bir parça ve dinleyeni, şarkıya hazırlamakla görevli atmosferik ögelerle oluşuyor tabii. Şu sıralar zamansızlıktan yakınıyorsanız, bir oturuşta albümün tamamını dinlemenizi elbette öneremem. Hatta vaktiniz olsa da “Albüm baştan sona akıyor, kaçırmayın!” da diyemem. Eğer kısa kısa vakitler yaratabilirseniz, split’in Mare Cognitum parçalarını sırasıyla dinlemeye gayret edin, beğenirseniz Spectral Lore parçalarına da bakın ve nihayetinde imkânlarınız elverirse, yapımı oturup en az bir defa baştan sona dinleyin. Parçaları iyiden iyiye özümsemek için dingin bir ortama ihtiyacınız olduğunu söylemeliyim, yolda belde dinlenebilecek bir albüm değil bu.

Şayet bahsettiğim gibi bir ortam hazırlayabilirseniz, “Wanderers: Astrology of the Nine” split’inden ekstra keyif alırsınız. Albümün etkileyici kapağını, bir süre önce PA sayfalarında kritiğini okuduğunuz Panegyrist albümü “Hierurgy”de gitarist ve vokalist olarak yer alan Elijah Gwhedhú Tamu’nun hazırladığını ek bilgi olarak vererek huzurlarınızdan ayrılayım.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.09/10, Toplam oy: 11)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
I, Voidhanger Records
Kadro
SPECTRAL LORE - Ayloss: Her şey
MARE COGNITUM - Jacob Buczarski: Her şey
Şarkılar
1. Spectral Lore - Mercury (The Virtuous)
2. Mare Cognitum - Mars (The Warrior)
3. Spectral Lore - Earth (The Mother)
4. Mare Cognitum - Venus (The Priestess)
5. Mare Cognitum - Jupiter (The Giant)
6. Spectral Lore - Saturn (The Rebel)
7. Mare Cognitum - Neptune (The Mystic)
8. Spectral Lore - Uranus (The Fallen)
9. Mare Cognitum - Pluto (The Gatekeeper) Part I: Exodus though the Frozen Wastes
10. Mare Cognitum - Pluto (The Gatekeeper) Part II: The Astral Bridge
  Yorum alanı

“MARE COGNITUM / SPECTRAL LORE – Wanderers: Astrology of the Nine (Split)” yazısına 1 yorum var

  1. Rashid says:

    Mare Cognitum sevdiğim bir grup ama Spectral Lore’u bu split sayesinde tanıdım. Belki de biraz kayırıyor olabilirim ama Mare müzikal anlamda Spectral’den baya bi önde. Şarkı listesine bakmadan bile insan anlayabiliyor hangi şarkının kime ait olduğunu. Spectral kötü demiyorum ama yaratıcılık olsun, şarkıların genel havası olsun Mare’nin yanında sönük kalmışlar. Ama genel olarak dinlediğim en iyi split albümlerinden biri bence. Nedeniyse iki grubun da bu projeyi bir promosyon işi olarak değil de bir albüm olarak görmesinden kaynaklı. Belli ki, önceden düşünülmüş ve bir süredir üzerinden çalışmaların döndüğü bir albüm bu. Şarkıların en kısa olanı 8 dakika sürüyor ve içine girmesi zaman isteyen şarkılarla dolu bir çalışma ama bunu başardığınız anda sizi kozmik dünyalara götürecek bir albüm bekliyor olacak.

    Bu arada kapak, müzikal, tür ve s. her şeyiyle bir I, Voidhanger Records albümü olmuş. :D Böyle Dark Descent, I, Voidhanger, Iron Bonehead, Norma Evangelium Diaboli, Nordvis gibi kendine has duruşu olan şirketleri çok seviyorum. Adamların ismini görünce artı beni neyin beklediğini az çok tahmin edebiliyorum.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.