# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THY CATAFALQUE – Naiv
| 11.02.2020

Uzay çiçeği ve glokal düşünen astronot bebe.

1993’te tek kişilik endüstriyel metal projesi DARKLIGHT ile başlayan müzikal kariyerini istikrarlı şekilde sürdüren Macar müzisyen Tamás Kátai, takvimler 1999’u gösterdiğinde bir diğer solo projesi THY CATAFALQUE’ı metal ortamlarına sunmuş ve renkli geçeceği belli bir yolculuğun startını vermişti.

O günden bu yana çeşitli yönlere giden müzikal anlayışıyla çok farklı albümlere imza atan Kátai, özellikle 2016’daki “Meta” ile daha geniş bir kitleye ulaştırdığı müziğini 2018’dek “Geometria”nın deneysel avangartlığıyla pekiştirmiş; THY CATAFALQUE’ın metal dünyasının en şahsına münhasır oluşumlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı.

Bir dönem için Macaristan’la vedalaşan ve İskoçya’ya yerleşen Kátai, yakın zamanda tekrar memleketine dönmüş ve Budapeşte’ye yerleşmişti. Şu an bahsetmekte olduğum “Naiv”e baktığımda; kapağından sound’una, yer verilen etnik dokulardan atmosfere kadar her şeyiyle bir öze dönüş görmek, Kátai’ın yurdunu vatanını öne çıkaran bir iş sunma niyeti olduğunu hissetmek mümkün.

Macaristan’a özgü yerel bir motif olması gayet olası bir çiçek figürünün tam da THY CATAFALQUE’a yaraşır şekilde sevimli bir astronot bebe ile bütünleştiği ve bir uzay çiçeğine dönüştüğü kapaktan aldığımız bu etnik lezzet, “Naiv”in çok büyük bir kısmında baskın durumda. Albüme dair söylemek istediğim ilk şey, bilinçli olarak daha mekanik ve soğuk sularda yüzen matematiksel “Geometria”nın aksine, “Naiv”in adı gibi naif, daha ılıman, daha yöresel bir kıvamda olması.

Albümde kullanılan melodiler, kadın vokal, yeri gelince black metalle iç içe geçen etnik tatlar ve yerel enstrüman bolluğu “Naiv”in dopdolu bir şeye dönüşmesini rahatça sağlıyorlar. Çok fazla katmanın bir arada kullanıldığı bir albüm olan “Naiv”, her şeyden önce çok usta bir müzisyenin elinden çıktığını belli eden irili ufaklı dokunuşlarla dolu. Özellikle altyapı açısından ve müziğe fark ettirmeden çok şey katan dolgu malzemeleri açısından “Naiv” gerçekten de derslik kullanımlarla dolu. Bunlar, Kátai’ın 30 yıla yaklaşan müzikal birikimini görmek ve takdir etmek için yeterli nüveler. Özellikle klavye kullanımının, tonların ve mini mini melodilerin şu albüme kattıklarını anlata anlata bitiremem.

Kátai’ın bu ustalığı kendini enstrümantal pasajlarda daha bir belirgin şekilde gösteriyor. Çeşitli şarkılarda benzeşik şekilde karşımıza çıkan bazı melodilerin yanı sıra bazen bir şarkının detay olarak görülebilecek ara melodilerinde daha çok hissedilerek yazıldıklarını gösteren bir işçilik var.

Çok narin, çok içten, kırılgan bazı anlarda “Naiv” ve dolayısıyla THY CATAFALQUE’ın daha önceden görmediğimiz düzeyde minimal dokunuşlarını, inci gibi dizilmiş notalar eşliğinde görüyoruz. Özellikle “Kék madár (Négy kép)”in 03.36’da başlayan ve sonuna dek giden bölümündeki nostaljik lezzet öyle böyle değil.

Tamás Kátai gerçekten çok iyi bir müzisyen. Tüm diskografisine kefil olunabilecek ender gruplardan biri olan ve yıllardır hep Kátai’ın içinden gelen müziği yansıtan THY CATAFALQUE “Naiv”de de şaşırtmıyor ve pek çok güzelliği gözler önüne sererek glokal bir anlayış eşliğinde metali eğip bükmeye devam ediyor.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.78/10, Toplam oy: 23)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Season of Mist
Kadro
Tamás Kátai: Her şey

Konuk:
Bir dolu konuk: Yerel enstrümanlar
Şarkılar
1. A bolyongás ideje
2. Tsitsushka
3. Embersólyom
4. Számtalan színek
5. A valóság kazamatái
6. Kék madár (Négy kép)
7. Napút
8. Veto
9. Szélvész
  Yorum alanı

“THY CATAFALQUE – Naiv” yazısına 6 yorum var

  1. northern says:

    “glokal” gibi gravdan bir kelime de duymuş oldum, thx kib bye.

    Güzide Arslaner

    @northern, Benim de “gravdan”ı öğrenmeme vesile oldun, teşekkürler. Glokalizasyon uluslararası kültürün ve ticaretin bel kemiği olan ve 1980′lerden bu yana kullanılan bir terim. Dünyaya açılan (küreselleşen) bir markanın yerel gerekliliklere ve hassasiyetlere uygun davranması (yerelleşmesi) olarak açıklanabilir. Amerikan kültürünün sembollerinden Coca-Cola’nın farklı piyasalarda farklı reklamlar sunması en bilindik örneklerindendir. Marka Noel döneminde Noel’i kutlayan piyasalarda sadece onlara özel reklamlar yayınlarken, Türkiye’de Ramazan’da iftar yapan madencilerin olduğu reklamları izleriz.

    Benim en hayran olduğum uygulaması 70′lerden 2000′lere dek 140 ülkede yerli sanatçılarla 140 farklı versiyonu geliştirilmiş ve çekilmiş olan Susam Sokağı. Bu eğitsel dizide global geçerliliği olan değerler ve kavramları (matematik, temel fizik bilgileri, arkadaşlık, paylaşmanın önemi, yalan söylememek vb.) Türk tipi mahalle ilişkileri içerisinde izlerdik. Milyonlarca çocuğun zihinsel ve sosyal gelişiminde bu glokalizasyon harikası dizi büyük rol oynadı. Kısacası gravdan değil, dünya vatandaşı olmamızı sağlayan, hayatımızın tam ortasında bir kavram diyebiliriz.

    deadhouse

    @Güzide Arslaner, Çok süper bir şeymiş gibi anlattınız. Yanlış anlaşılmasın hiçbir bilgim yok bu kavramla ilgili. Internette yüzeysel bir araştırma yapınca pek masum bir şey olmadığıyla ilgili yazılar var. Siz bu kavramı önceden bilen biri olarak işin ekonomik, sağlık, etik, ahlaki kısmı ile ilgili bizleri bilgilendirirseniz sevinirim.

    Egaliberte

    @Güzide Arslaner, Glocal kavramı Türkçe’ye “küyerel” (küresele atıfla) olarak çevrilmişti.

  2. Emre says:

    Bana kalırsa, Midnight – Rebirth By Blasphemy, Blasphemer – The Sixth Hour ve Dawn Of Solace – Wave’in önünde ocak ayının en iyi albümü.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.