# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SACRIFICE – Soldiers of Misfortune
| 18.01.2020

Thrash’in olgunlaşmaya giden duraklarından biri.

Emir Şekercioğlu

Kanada’nın thrash metal camiasına armağan ettiği en köklü ve değerli gruplardan biri olan Sacrifice’ın 1990 yılında piyasaya sürdüğü üçüncü stüdyo albümü “Soldiers of Misfortune”, zamanında teknik/progresif thrash metal kategorilerinde parmakla gösterilecek işler ortaya koymuş ama bulunduğu dönem itibarıyla gölgede kalmış onca çalışmadan bir tanesi. Çalışma ismi olarak Deep Purple’ın meşhur klasiklerinden birine göz kırpan, müzikal muhteva olaraksa tür içinde aklınıza gelebilecek bir yığın icra arasında kendine en ön koltuklardan birini rahatlıkla ayırtabilecek bir özelliğe sahip bu albüm barındırdığı dinamiklerle ve sergilediği bestecilikle kulak kabartılması gereken bir eser.

80’lerin başında kurulmuş, thrash metal’in popülaritesini elde ettiği yıllarda “Torment in Fire” ve “Forward to Termination” olmak üzere iki albüm yayınlamış olan Sacrifice, benim de grubu tanımama vesile olmuş albümü “Soldiers of Misfortune”da adeta bir müzisyenlik dersi veriyor. Yukarıda da belirttiğim üzere, genel karakteristiğini teknik ve progresif elementlerle süsleyen grup bu varyasyonları hiçbir şekilde can sıkıcı bir gövde gösterisiyle sunmuyor. Tersine, bunları kompozisyonunun içine öyle dengeli ve kulağa sade bir şekilde hitap eden bir sound ile yerleştiriyor ki bu tarz bir müziğin içinde dinleyici için sorun oluşturabilecek dinleyiş zorluğu ve parçayla bağı sağlayamama gibi sıkıntılara hiç mahal vermeden dikkati kendi üzerinde sabit tutmayı başararak aynı zamanda albümün akıcı bir özellik kazanmasını sağlıyor.

“As the World Burns” ile hızlı ve güzel bir başlangıç yapan albüm, sizi ikinci şarkıda albüme ismini de veren ve en fazla kulak dolgunluğu sağlayan performanslardan birinin sergilendiği, hayli progresif beste “Soldiers of Misfortune” ile karşılıyor. Dur-kalk ile biçimlenen yapısı içerisinde tatlı zil oyunları ve bas dokunuşlarıyla kompozisyonu zenginleştiren, kazandığı hızla müzikaliteye thrash kimliğini kazandıran bu beste, bir de üzerine lead gitar sololarının eklenmesiyle klasik bir sound’a imza atıyor. İlk dört parçasına kadar tekniğe fazla bulaşmayıp temelde progresif bir yapı sunan ve hıza odaklanan albüm, dördüncü parça “Existence Within Eternity”den itibaren teknik enstrüman kullanımına yoğunlaşarak destesindeki ikinci önemli kartı masaya koyuyor. Takip eden parçalarda hız unsurunu teknik becerilerle çeşitlendiren, hatta belirli noktalarda yer yer orta tempolara düşerek bu vurgunun altını çizen albüm böylece tek tipli bir profil sergilemekten de uzak duruyor. Albümün kapanışını yapan “Truth (After the Rain)” ise 10:20’lik süresiye albümdeki en uzun parça olma özelliğini göstermesiyle beraber belirli ölçüde ikinci parçayı da gölgede bırakan bir progresif/teknik thrash enstrümantasyonu sunuyor. Bestenin girift kompozisyonu, yer yer oryantal ezgiler taşıyan riflerle onlara eklemlenen soloların birbirinin gelişini sezdiren harika uyumu, arpejlerin girmesiyle dinginleşen havanın yerini yeniden yükselen bir metronoma bırakması ve nihayetinde kapanışı sakince yapan bir outro ile albümdeki müzisyenliğin ve bestecilik anlayışının bir özeti olarak tezahür edip aynı zamanda nitelikli bir thrash albümünün kapanışını yapmak için son parça olmaya en uygun aday olduğunu da ispatlıyor.

Çalışmada eksikliğini hissettiğim durumsa, albümdeki agresiflik dozajının veya hissiyatının biraz yetersiz kalması. Normalde albüm boyunca, thrash metal’in doğası gereği sergilediği kabına sığmazlığı özellikle albümün ilk yarısında tecrübe ediyor olmamıza rağmen, “Soldiers of Misfortune”un genelinde agresyon unsurunun hız faktörüyle, bir de ritim gitarist ve vokalist Rob Urbinati’nin son derece çiğ olan ses rengiyle sağlandığını görüyoruz.

Temelde güçlü bir enstrümantasyona (davul sololu breakdown’lar, scream ile çınlayan melodik sololar, birden yükselişe geçen metronom) ve yaptığı tarz açısından dengeli bir hız ayarına sahip olan albümün, sert, tok ve güçlü tınlayan şeyler dinlemeye alışmış bir kulak için nispeten rafine bir sound sunması besteciliğin taşıdığı gücü tam yansıtması bakımından dengeleyici olamıyor.

Türün bu minvalde biz dinleyicilere sunduğu “Rust in Peace”, “Alice in Hell”, “Mental Vortex” hatta ve hatta albümün bu başyapıtlara nazaran nispeten daha yakın durduğu istisnai Metallica albümü “…And Justice For All” gibi albümlerle bu albümü yan yana koyduğumuzda enstrümantal açıdan gayet yeterli duran albümün ayakları yerden kesecek güçlülükte bir sound sunma bakımından geri planda kaldığı göze çarpıyor. Ancak, bilhassa teknik ve progresif bir anlayışla thrash metal yapıp aynı zamanda rahat dinlenebiliyor olmak her daim avantajlı ve tercih edilebilecek bir değerlendirme unsuru olduğu için, bir yüzü negatif gözüken bu faktörün, öteki yüzünde gayet pozitif bir kıstasa da bürünebildiği açık. Yukarıda saydığım albümlerin her birini günde bir veya iki kere dinlemek çoğu durumda bünyeye yetiyorken, “Soldiers of Misfortune”u günde dört kez baştan sona dinlemiş olsanız yine de diğerlerindeki kadar yorulmayacağınızı öne sürebilirim.

Sonuç olarak, yaptığı müzik türünün kendisi gibi nadide güzellikte bir albüm olan “Soldiers of Misfortune”, Sacrifice’ın nasıl bir müzik yaptığını henüz bilmeyen ve merak eden herkese ilk elden dinlemesini önerebileceğim klasiklerden birisi.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.54/10, Toplam oy: 13)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1990
Şirket
Fringe Product
Kadro
Rob Urbunati: Vokal, gitar
Joe Rico: Lead Gitar
Scott Watts: Bas
Gus Pynn: Davul
Şarkılar
1) As the World Burns
2) Soldiers of Misfortune
3) In Defiance
4) Existence Within Eternity
5) Pawn of Prophecy
6) Lost Through Time
7) A Storm in the Silence
8) Truth (After the Rain)
  Yorum alanı

“SACRIFICE – Soldiers of Misfortune” yazısına 2 yorum var

  1. crowkiller says:

    https://www.youtube.com/watch?v=4jQRFhMUy0M

    bu albüm de iyidir, bu arada fenriz radyo kanalında sürekli kanada çıkışlı agresif thrash gruplarını yayınlıyor

  2. OblomoV says:

    Türün devlerinin dışında kalan ikincil akımın içinde ne iyi gruplardan ve albümlerden biri olarak değerlendiririm. Ayrıca Kanada’nen müzikal anlamda da ne kadar zengin bir diyar olduğunu bir kez daha hatırlatıyorlar.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.