# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
OFFICIUM TRISTE – The Death of Gaia
| 02.01.2020

Zamanın inisiyatifi.

Bir yanda doğrudan BLACK SABBATH’tan türeyen doom metal, diğer yanda BLACK SABBATH’ın yapısal olarak en uzak olduğu birkaç metal türünden biri olan death metal ve bu iki türün bir araya gelmesiyle oluşan benzersiz müzikal karakter…

“Progresif” ifadesini bir türden ziyade bir sıfat olarak alırsak, metal dünyasında birlikte kullanıldığında çok etkili olan türler var. Black/death metal bunlardan biri. Death/doom metal bunlardan biri. Bu iki tür, sanırım metal dünyası içerisinde en çok kullanılan birlikteliklerden ikisi. Bunun sebebi death metalin hoyrat mizacının farklı türlere rahatça yedirilebilmesinden, gerektiğinde hızlı gerektiğinde orta tempo kullanılabilmesinden; melodik, teknik, ilkel şekillerde sunulabilmesinden kaynaklanıyor.

Bugün baktığımızda death metal ile doom metali bir arada kullanan ve her ne kadar çoğu zaman benzer müzikal fikirler kullansalar da sonucunda etkileyici şeyler sunmayı başaran sayısız grup görüyoruz. Doksanların ilk yarısından itibaren ortalarda olan bu gruplar; yeri gelince kadın vokal, yeri gelince keman gibi farklı dinamiklerin de eklemlenmesiyle farklılık yaratmaya çalışıyor ve görünüşe göre ortaya çıktıkları andan itibaren seviliyorlar.

Bugün bu gruplardan biriyle, çeyrek asır önce kurulan Hollandalı grup OFFICIUM TRISTE’yle birlikteyiz. Referans olarak verilebilecek pek çok benzeri, hatta muadili olan grup altıncı albümü “The Death of Gaia”da türün gereklerini layıkıyla yerine getiriyor diyerek başlayalım. OFFICIUM TRISTE’yi dinlediğinizde aklınıza pek çok benzer grubun gelmesi gayet normal. SATURNUS, NOVEMBERS DOOM, MY DYING BRIDE, MOURNING BELOVETH benim aklıma gelenlerden bazıları. Bunun olması gayet normal, zira dediğim gibi bu iki türün bir arada kullanılması ortaya hatları çok net şekilde çizilmiş bir şablon çıkarıyor ve pek çok grup bu dinamikler çerçevesinde az çok benzer bir müzik yaparak kendi özgün tatlarıyla olayı tatlandırmaya çalışıyorlar.

Bir önceki albümü “Mors Viri”yi 6 yıl önce çıkaran grup, yeni albümünde dünyamıza verdiğimiz zarara parmak basan bir konsept sunuyor. Yunan mitolojisinde tüm hayatın kadim annesi olan Gaia’nın ölümünü, gözlerine para koyarak betimleyen grup, albümün kederini ve ızdırabını da bu çerçeveye yaslıyor. İnsanoğlunun dünyanın anasını bellemesi hepimizin sorunu olsa da ben bu temayı biraz tırt bulduğumu söylemeliyim. Sanayi devriminin ardından dünyayı el birliğiyle yok ediyoruz ve grubun bunu çiçekli tanrıça Gaia’nın ölümüyle resmetmesi ve gözlerine para koyarak bu ölümün bizim hırslarımız sonucunda olduğunu ifade eden bir mesaj kaygısı taşıması bana fazlasıyla romantik ve “Avrupai” geldi. Çevre felâketi, insanın doğayı katletmesi gibi konular thrash metalin öfkesi dinmek bilmeyen paçoz şirretliğine bırakılsa çok daha etkili olacak kanısındayım. “Çöldeki Bir Çiçek” gibi şarkı isimleriyle pek olmuyor bu işler.

Müzikal taraftan baktığımızda OFFICIUM TRISTE tür ne gerektiriyorsa onu hakkını vererek yapıyor. Olayın kırılgan, acılı tarafını melodileriyle veren ve yeri geldiğinde yaylılarla bu dramatik havayı pekiştiren grup; gerçekten son derece tok, etkileyici ve derinden gelen bir kükremesi olan vokalist Pim Blankenstein sayesinde çok net şekilde boyut atlıyor. Blankenstein’ın vokallerini grubun ve albümün en değerli unsuru olarak görüyorum.

Eleştirel tarafa geçtiğimde, “The Death of Gaia”nın epey silik bir prodüksiyonu var. Özellikle gitarlar güçlü olmaktan uzaklar ve basit yapılı riflerde epey sırıtıyorlar. Aynı şekilde davul tonu da gümbür gümbür olmaktan bir hayli uzak. Bu açıdan bakınca, zaten müzikal anlamda doksanlar karakterine sahip olan ve aşağı yukarı 25 yıl öncesinin müziğini yapan grup, prodüksiyon olarak da o dönemin şartlarına sahipmiş izlenimi veriyor. Müzikal olarak buna çok benzer yapıda ancak bundan 10 kat daha güçlü sound’u olan albümleri en az 15 yıl önce dinliyordum. Dolayısıyla bu konu grup ve albüm adına açık bir eksi puan.

Bu gibi eksiler ve müzikal kimliğinin temelindeki zenginliklerle sağlanan artılarla, “The Death of Gaia” türü ve özellikle de doksanlar doom/death sound’unu sevenlerin beğeneceği, onları eskilere götürecek bir albüm. Çağın gereklerine uymak gibi bir derdi olmadığı izlenimi veren OFFICIUM TRISTE, sadece müzikalite ve uzun ömürlülük bağlamında değerlendirilirse vasatın biraz üstü bir iş sunuyor ve bundan birkaç yıl sonra ne oranda hatırlanacağı konusunu da zamanın inisiyatifine bırakıyor.

6/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.27/10, Toplam oy: 11)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Transcending Obscurity Records
Kadro
Pim Blankenstein: Vokal
Gerard de Jong: Gitar
William van Dijk: Gitar
Martin Kwakernaak: Klavye, akustik gitar
Theo Plaisier: Bas
Niels Jordaan: Davul
Şarkılar
1. The End Is Nigh
2. World in Flames
3. Shackles
4. A House in a Field in the Eye of the Storm
5. The Guilt
6. Just Smoke and Mirrors
7. Like a Flower in the Desert
8. Losing Ground
  Yorum alanı

“OFFICIUM TRISTE – The Death of Gaia” yazısına 2 yorum var

  1. ozzy says:

    zevkler ve renkler tartışılmaz elbette,benim açımdan doomdeath türünde yılın albümü bu albüm,metal müzik açışından da yıllın albümlerinden biri

  2. hope84 says:

    Officium Triste Ne Vivam’dır benim için. Maalesef diskografilerinde Ne Vivam’ın yanına konulabilecek bir albümleri daha yok. Yine de Ne Vivam (1997) tek başına bu grubu saygıyla anmama yetiyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=DCMS6e8_BvM

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.